⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 395
🕐 Son Güncelleme: 15.09.2026 23:28
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Narin Güran’ın ölüm sürecini inceleyen ve 2,9 milyon kez izlenen 140journos yapımı ‘Şeytantepe’ belgeseli erişime engellendi.
- Kararın, ‘millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması’ ile ‘soruşturma ve kovuşturma süreçlerini itibarsızlaştırma’ gerekçeleriyle alındığı bildirildi.
- EngelliWeb duyurusuyla ortaya çıkan gelişme sonrasında belgesir video paylaşım platformu YouTube’dan tamamen kaldırıldı.
Türkiye’yi derinden sarsan ve 8 yaşındaki Narin Güran’ın trajik katlediliş sürecini ele alan ‘Şeytantepe’ belgeseli hakkında önemli bir hukuki ve idari gelişme yaşandı. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran ve kısa süre içerisinde milyonlarca kez izlenen yapım, resmi mercilerin kararıyla dijital platformlardan temizlendi.
Gündemi sarsan bu son dakika gelişmesi, Türkiye genelinde milyonlarca insanı ekran başına kilitlerken, farklı mecralardaki tartışmaları da beraberinde getirdi. Gündemdeki sıcak gelişmeler arasında yer alan bu olay, medya ve ifade özgürlüğü tartışmalarını da yeniden alevlendirdi. Benzer şekilde, toplumsal vicdanı yaralayan olaylar ve şiddet olayları son dönemde artan bir dikkatle takip ediliyor.
‘Millî Güvenlik ve Kamu Düzeni’ Gerekçesi
Edinilen bilgilere göre, 140journos tarafından hazırlanan ve yayınlandığı günden bu yana 2,9 milyon izlenme oranına ulaşan ‘Şeytantepe’ belgeseli hakkında ‘millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması’ gerekçesiyle erişim engeli getirildi. Yargı süreçlerinin etkilenmemesi ve adil yargılanma hakkının gözetilmesi adına alınan bu karar neticesinde yapım YouTube platformundan da kaldırıldı.
Daha önce soruşturma ve kovuşturma süreçlerini itibarsızlaştırmaya yönelik faaliyetlerde bulunduğu iddialarıyla da gündeme gelen yapım, hukukçular ve medya gözlemcileri arasında da yoğun tartışmalara sebep olmuştu. Bu süreçte adli makamların titizlikle yürüttüğü soruşturmalar kapsamında, ulusal güvenlik ve adli dengelerin korunması amacıyla çeşitli idari tedbirler hayata geçiriliyor. Nitekim güvenlik güçlerinin ve ilgili birimlerin benzer operasyonel süreçleri ülke genelinde hız kesmeden devam ediyor; nitekim güvenlik birimleri suç ve suçlularla mücadele kapsamında kararlı duruşunu sürdürüyor.
Narin Güran Davasında Arka Plan
Diyarbakır’ın Bağlar ilçesi Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos tarihinde kaybolan ve 8 Eylül’de Eğertutmaz Deresi’nde cansız bedeni bulunan sekiz yaşındaki Narin Güran cinayeti davası Türkiye’nin hafızasında derin izler bıraktı. Yargılama sürecinde anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran’a ‘iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmişti. Olayın ardından mahkeme süreçleri, delil toplama safhaları ve finansal hareketlilikler uzun süre kamuoyunun merkeziindeydi.
Hukuki süreçlerin tamamlanması ve Yargıtay aşamalarının ardından dosya kapanmış olsa da, medya yapımlarının bu süreçlere etkisi hukuki açıdan sıkça tartışılan bir başlık olmaya devam ediyor. Yetkililer, devam eden veya sonuçlanan yüksek profilli davalarda kamu düzeninin ve toplumsal hassasiyetlerin korunması adına bu tür kararların kaçınılmaz olduğunu vurguluyor.



