Spor

Şükran Soner’i Dolandıranların Oyunu Çıktı! Barış Terkoğlu Açıkladı

Gazeteci Şükran Soner'in vefatının ardından ortaya çıkan dolandırıcılık skandalının detaylarını Barış Terkoğlu canlı yayında anlattı.

OKUMA AYARLARI
Şükran Soner'i Dolandıranların Oyunu Çıktı! Barış Terkoğlu Açıkladı
Şükran Soner'i Dolandıranların Oyunu Çıktı! Barış Terkoğlu Açıkladı
📍 Konum: İstanbul, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 497
🕐 Son Güncelleme: 15.09.2026 16:27

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Türk basınının tanınan isimlerinden Cumhuriyet Gazetesi yazarı Şükran Soner’in vefatının ardından, 79 yaşındayken maruz kaldığı büyük dolandırıcılık olayı gün yüzüne çıktı.
  • Dolandırıcıların kendilerini komiser olarak tanıttığı, FETÖ kumpası bahanesiyle yaşlı gazetecinin bankadaki döviz ve lirasının yanı sıra evini de elinden aldığı belirlendi.
  • Konuyu kamuoyuna duyuran SÖZCÜ TV Programcısı Barış Terkoğlu, yaşlı bireylerin teknoloji ve hafıza zaaflarının nasıl hedef alındığını canlı yayın detaylarıyla gözler önüne serdi.

Türkiye’nin basın camiasında derin izler bırakan Cumhuriyet Gazetesi yazarı Şükran Soner’in 1 Eylül 2026 tarihinde vefat etmesinin ardından ardında bıraktığı acı olaylar zinciri, sadece bir aile trajedisini değil, aynı zamanda son dönemin en sarsıcı dolandırıcılık skandallarından birini de gözler önüne serdi. Yaşamını yitiren Soner’in ardından ortaya çıkan dolandırıcılık vakası, yaşlı bireylerin nasıl hedef alındığını bir kez daha acı bir şekilde kanıtladı.

📌 Haberin Başlıkları[Gizle/Göster]

SÖZCÜ TV ekranlarında yayınlanan programda konuyu detaylarıyla ele alan kıdemli gazeteci Barış Terkoğlu, Şükran Soner’in son dönemlerinde yaşadığı hafıza yavaşlamaları ve teknolojiyle olan mesafesinin nasıl kötü niyetli kişilerce istismar edildiğini aktardı. Terkoğlu’nun anlattığı detaylara göre, yaşlılığın getirdiği dezavantajlar ve yalnızlık hissi, organize bir dolandırıcılık çetesi tarafından titizlikle suistimal edildi.

FETÖ Yalanıyla Başlayan Kabus

Olay, geçen yıl 27 Nisan 2025 tarihinde, henüz 79 yaşında olan Şükran Soner’in telefonunun çınlamasıyla başladı. Kendini “Komiser Murat” olarak tanıtan dolandırıcı, Soner’in kişisel bilgilerini eksiksiz bir şekilde vererek güven kazandı. Ardından, “Kimliğiniz FETÖ mensubu biri tarafından kopyalandı ve bu kişi tutuklandı. Operasyonun selameti için bizimle iş birliği yapmanız gerekiyor” yalanını söyledi. Yaşlı gazeteci, karşısındaki kişinin resmi bir makamdan aradığından emin bir şekilde yönlendirmeleri takip etmeye başladı.

Dolandırıcılar bununla da kalmayarak işi bir adım öteye taşıdı. Ertesi gün polis üniformasına benzer kıyafetlerle Şükran Soner’in evine kadar giden zanlılar, onu bankaya götürdü. Bankadan 17 bin Amerikan Doları ve 200 bin Türk Lirası çektiren şebeke, parayı operasyon bahanesiyle el koydu. Sadece finansal varlıkları değil, aynı zamanda güven duygusunu da hedef alan bu çete, Türkiye’deki genel siber ve telefon dolandırıcılığı vakalarının ne denli profesyonelleştiğini gösterdi. Benzer şekilde finansal ve operasyonel skandalların boyutu, kimi zaman kripto parayla 400 milyon dolarlık petrol skandalı gibi ulusal ve uluslararası boyutlara ulaşabilen ekonomik krizleri de akıllara getiriyor.

Evi de Elinden Aldılar

Parayı aldıktan sonra operasyonun bittiğini söyleyen dolandırıcılar, yaşlı kadının çantasındaki iki anahtarın da eksildiğini fark etmesi üzerine yeni bir oyun sahneledi. Kartal Tapu Dairesi’nde bir yolsuzluk olduğunu ve bunu çözerken yardım etmesi gerektiğini belirten şebeke, göstermelik bir ev satış işlemi yapma bahanesiyle Şükran Soner’in evini de elinden çıkardı. Emlakçı aracılığıyla gerçekleştirilen bu devir işlemleri, Soner’in hayatının son döneminde büyük bir travma yaşamasına neden oldu.

Benzer dolandırıcılık ve güvenlik zafiyetleri yalnızca bireysel bazda kalmıyor; dijital dünyanın getirdiği riskler kurumları da tehdit ediyor. Teknoloji dünyasındaki gelişmeler ve yapay zeka entegrasyonları bazen şirket içi krizlere yol açarken, örneğin Oracle yapay zeka yatırımlarıyla işten çıkarmaları artırdı haberlerinde olduğu gibi toplumsal ve ekonomik sarsıntılar tetiklenebiliyor. Ancak Şükran Soner vakasında olduğu gibi, bireylere yönelik suçlar doğrudan insan hayatının en savunmasız anlarını hedef alıyor.

Şükran Soner’in peş peşe yaşadığı kayıplar ve ardından ortaya çıkan bu dolandırıcılık vakası, yaşlı vatandaşların korunması adına atılması gereken adımların ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir