⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 375
🕐 Son Güncelleme: 15.09.2026 10:55
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Türkiye, mevcut 198 tesislik altyapısıyla organik atıklardan yıllık 10 milyar metreküp biyometan üretme kapasitesine sahip olduğunu açıkladı.
- Biyometanizasyon tesislerinin dönüşümü, yıllık 30 milyon tona varan karbon emisyonu azaltımı ve dışa bağımlılığın azaltılması hedeflerini destekliyor.
- Sektör temsilcileri, 2040 yılına kadar yerli ve yenilenebilir yakıt üretiminde tam kapasiteye ulaşmak için 12 yıllık alım garantisi talep ediyor.
Türkiye, enerji arz güvenliğini sağlamak ve karbon nötr hedeflerine ulaşmak adına dev bir adım atıyor. Biyoyakıt ve Yenilenebilir Enerji Kaynakları Yatırımcıları Derneği (BİYOYATDER) tarafından hazırlanan “Küresel Enerji Krizi ve Türkiye’nin Biyometan Çıkış Stratejisi-COP31 Vizyonu” raporu, ülkenin organik atıklardan elde edilebilecek devasa enerji potansiyelini gözler önüne serdi. Mevcut 101 biyogaz ve 97 çöp gazı (deponi) tesisi, Türkiye’nin enerji geleceği için kritik birer merkez haline geliyor.
Biyometan ile Enerjide Dışa Bağımlılığa Son
Biyometan, tarımsal ve hayvansal atıkların ileri teknoloji ile arındırılması sonucu elde edilen, doğal gaz kalitesinde yenilenebilir bir yakıttır. Uzmanlar, bu tesislerin biyometan üretim merkezlerine dönüştürülmesinin, lojistik yakıtında fosil yakıt ithalatına olan ihtiyacı minimize edeceğini vurguluyor. Bu gelişme, Türkiye ve Filistin arasında kültürel miras projeleri gibi uluslararası iş birlikleriyle eş zamanlı olarak, Türkiye’nin çevreci vizyonunu da güçlendiriyor.
Karbon Emisyonunda 30 Milyon Tonluk Azaltım
BİYOYATDER Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Direkci, açık alanda depolanan atıkların karbondioksitten 27 kat daha yıkıcı olan metan gazı salınımına neden olduğunu belirtti. Atıkların kontrollü biyogaz tesislerinde işlenmesi, bu yıkıcı etkinin kaynağında durdurulmasını sağlıyor. Tesislerin tam kapasiteye ulaşması durumunda, yıllık 30 milyon ton karbon emisyonunun engellenmesi hedefleniyor. Ayrıca, teknoloji dünyasındaki yenilikler gibi enerji sektöründeki bu dönüşüm de Türkiye’nin AB ile ticari ilişkilerinde karbon merkezli gümrük maliyetlerini sıfırlayan bir çarpan etkisi yaratacak.
Yatırımcılar İçin Alım Garantisi Çağrısı
Enerji Piyasaları Düzenleme Kurumu (EPDK) lisanslı tesislerin verimliliğini artırmak adına sektör temsilcileri, 12 yıl süreli alım garantisi talep ediyor. Megavatsaat başına 60 avro taban fiyat teklifiyle desteklenen bu modelin, Türkiye’nin 2040 yılına kadar 10 milyar metreküp yerli biyometan hedefine ulaşmasında kilit rol oynayacağı ifade ediliyor. Bu stratejik hamle, Türkiye’nin sadece enerji değil, aynı zamanda çevre teknolojileri ihracatında da önemli bir oyuncu olmasını sağlayacak.
Dünya genelinde vali aramaları zirveye çıktı başlığıyla gündeme gelen idari süreçler gibi, enerji alanındaki bu yatırımlar da yerel yönetimlerin ve merkezi hükümetin koordineli çalışmasıyla hız kazanacak.



