⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 395
🕐 Son Güncelleme: 15.09.2026 09:50
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Yozgat’ta ayçiçeği hasadı devam ederken, üreticiler artan üretim maliyetleri ve düşük ürün fiyatları nedeniyle ağır bir ekonomik darboğaz yaşıyor.
- Gübre ve mazot fiyatlarındaki fahiş artışlar çiftçinin kâr marjını eritirken, birçok üretici banka borçlarını kapatabilmek için tarlalarını satmak zorunda kalıyor.
- Uzmanlar, tarımsal girdilerdeki önlenemeyen artışın devam etmesi halinde, bölgedeki üretimin sürdürülebilirliğinin ciddi bir risk altında olduğunu belirtiyor.
Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden biri olan Yozgat, bu yıl ayçiçeği hasadında büyük bir hüzne ev sahipliği yapıyor. 14 bin 500 dekarı yağlık, 15 bin dönümün üzerindeki alanı ise çerezlik ayçiçeği ekimiyle değerlendirilen bölgede, üreticiler maliyet kıskacında can çekişiyor. Tarımsal üretimin temel direği olan çiftçiler, banka borçlarını kapatabilmek için adeta “ekmek tekneleri” olan arazilerini elden çıkarıyor.
Maliyetler Katlandı, Kazançlar Eriyor
Yerköy ilçesinde tarlasını hasat eden üretici Ayhan Şahin, tarımsal girdilerdeki artışın, elde edilen ürün fiyatlarıyla kıyaslandığında sürdürülebilir olmadığını vurguladı. Şahin, “Geçen yıl 23 bin lira olan gübre fiyatı bu sene 44 bin liraya yükseldi. Ürünümüzün satış fiyatı ise geçen yılın bile gerisinde kaldı. Geçen sene çerezlik çekirdeği 80-85 liradan satarken, bu yıl 60-75 lira bandında fiyatlarla karşılaşıyoruz. Çiftçi şu aşamada hiçbir şekilde memnun değil,” ifadelerini kullandı.
Dünya genelinde yaşanan ekonomik dalgalanmalar sadece tarımı değil, küresel dengeleri de etkiliyor. ABD seçimleri öncesi ekonomi alarm veriyor olması, doğrudan Türkiye’deki girdi maliyetlerine yansıyan bir diğer faktör olarak öne çıkıyor.
Mazot Krizi Hasadı Vuruyor
Sadece gübre değil, mazot fiyatlarındaki astronomik artış da üreticiyi zorluyor. Biçerdöver sahibi ve çiftçi Gültekin Arslan, sezon başında 55 liradan aldığı mazotun 90 liraya kadar çıktığını belirterek, “Buğday hasadıyla başladığımız sezonda mazot fiyatları bizi nefes alamaz hale getirdi. Tarlada zarar vermemek için yavaş çalışmak zorundayız, bu da maliyetleri daha da artırıyor” dedi.
Üreticilerin yaşadığı bu zorluklar, yerel ekonomideki kırılganlığı da gözler önüne seriyor. Benzer şekilde, Hizmet Üretim Endeksi Temmuz ayında yükselişe geçti haberlerinde görülen makroekonomik verilerin, sahada çiftçinin cebine yansımadığı net bir şekilde görülüyor.
“En Güzel Tarlamı Satmak Zorunda Kaldım”
Yıllardır çiftçilikten geçimini sağlayan, pancardan buğdaya, kavundan karpuza kadar pek çok üründe emek veren Gültekin Arslan, yaşadığı acı tabloyu şu sözlerle özetledi: “7-8 yıldır çiftçilikten güzel paralar kazanıyordum. Ancak son dönemde yerimde saymak bir yana, geriye gidiyorum. Borçlarımı, banka faizlerini kapatabilmek için en güzel tarlamı sattım. Çiftçi artık üretim yapamaz hale getirildi.”
Yozgatlı üreticiler, devletin desteği olmadan bu maliyetlerle başa çıkmanın imkansız olduğunu belirterek, acil bir çözüm bekliyor. Tarım sektöründeki bu kan kaybı, önümüzdeki yıllarda gıda arz güvenliği açısından da ciddi soru işaretleri doğuruyor.



