⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 401
🕐 Son Güncelleme: 16.09.2026 09:20
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Danıştay 6. Dairesi, Akbelen’deki 7 köyü kapsayan zeytinlik ve tarım alanlarının acele kamulaştırılmasına yönelik Cumhurbaşkanlığı kararının iptali için açılan davayı duruşmalı olarak ele alıyor.
- Bölge halkı, termik santral kaynaklı sağlık sorunlarını ve çevresel yıkımı gerekçe göstererek, topraklarının korunması için Ankara’da seslerini duyurmaya çalışıyor.
- Köylüler, bu davanın sadece kendileri için değil, Türkiye’deki benzer çevre mücadeleleri için emsal teşkil etmesini ve adaletin tecelli etmesini bekliyor.
Muğla’nın Milas ilçesine bağlı Akbelen bölgesinde, zeytinliklerin ve tarım arazilerinin “acele kamulaştırma” kararıyla elden çıkarılmak istenmesine karşı başlatılan hukuk mücadelesi kritik bir aşamaya geldi. Danıştay 6. Dairesi, bölgedeki yedi köyü kapsayan Cumhurbaşkanlığı kararının iptali istemiyle açılan davayı duruşmalı olarak görüşmek üzere toplandı.
Yaşam Alanları ve Sağlık Riskleri Altında
Duruşma öncesinde Danıştay binası önünde bir araya gelen Akbelen köylüleri, topraklarının korunması için adalet çağrısında bulundu. Yatağan Turgut’tan gelen ve uzun süredir sağlık sorunlarıyla mücadele eden Tayibe Demirel, termik santralin yarattığı çevre kirliliğinin bölge halkını nasıl etkilediğini gözler önüne serdi. Demirel, “Köyümüzde gencecik insanlar kanserden ölüyor. Evimin önündeki ağaçlar kurudu, tarım bitti. Biz buraya adalet aramaya geldik,” ifadeleriyle tepkisini dile getirdi.
Benzer bir tabloyu yaşayan Şerifan Yücel ise termik santral dumanının yarattığı akciğer hastalıklarına dikkat çekti. Yücel, “Eşim sigara içmediği halde akciğerleri kapandı. Zeytinsiz, meyvesiz bir ülke olur mu? Toprağımızı, zeytinimizi vermeyeceğiz,” diyerek mücadele kararlılıklarını vurguladı.
Emsal Karar Beklentisi
Akbelen köylülerine destek vermek üzere İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel, İYİ Parti Genel Sekreter Yardımcısı Oğuzhan Metin ve YENİ Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal da Danıştay önündeki açıklamaya katıldı. Davanın sadece yerel bir mesele olmadığını belirten köylüler, verilecek kararın Türkiye’deki diğer çevre davaları için bir “emsal” teşkil etmesini bekliyor.
Dünyada enerji politikaları ve çevre krizi gündemdeki yerini korurken, Avrupa’da enerji krizi ve fosil yakıtların yarattığı tahribat tartışılmaya devam ediyor. Akbelen halkı da benzer bir ekolojik yıkımla karşı karşıya olduklarını, bölgenin tarihi dokusunun ve tarım arazilerinin korunması gerektiğini savunuyor.
Kültürel Miras ve Gelecek Kaygısı
Köylüler, sadece zeytinliklerin değil, aynı zamanda bölgedeki binlerce yıllık Lagina Antik Kenti’nin ve Osman Hamdi Bey’in izlerini taşıyan kültürel mirasın da tehlike altında olduğunu belirtiyor. Türkiye’nin dört bir yanından gelen desteklerle güçlenen bu mücadele, kültürel miras ihya seferberliği gibi projelerin değerini bir kez daha hatırlatıyor. Ancak, yerel halk, bir yandan kültürel miras korunmaya çalışılırken, diğer yandan köylerinin haritadan silinmek istenmesine anlam veremediklerini ifade ediyor.
Danıştay’dan çıkacak olan karar, Akbelen köylülerinin topraklarına geri dönüp dönemeyeceğini ve bölgedeki zeytinliklerin akıbetini belirleyecek. Hukuki süreç devam ederken, köylülerin “topraklarımızdan bizi süremeyecekler” mesajı ise kararlılıklarını net bir şekilde özetliyor.



