⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 417
🕐 Son Güncelleme: 16.09.2026 09:30
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye’ye gerçekleştirdiği ziyarette Şam yönetimiyle temasları artırdıklarını ve bölgedeki normalleşme sürecini değerlendirdi.
- Fidan, İsrail’i bölgedeki en büyük istikrarsızlık kaynağı olarak tanımlayarak, bu ülkenin komşu devletlerin güçlü olmasından rahatsızlık duyduğunu belirtti.
- Suriye’de terör unsurlarının temizlenmesi ve entegrasyon sürecinin devam etmesi Türkiye’nin birinci önceliği olarak vurgulandı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye’ye gerçekleştirdiği kritik ziyaretin ardından Türk basın mensuplarına dış politikaya dair önemli açıklamalarda bulundu. Şam’da geçirdiği iki günün, ülkedeki hayatın normale dönmeye başladığının somut bir kanıtı olduğunu belirten Fidan, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yapılan iki saatlik görüşmenin bölge barışı için dönüm noktası niteliğinde olduğunu ifade etti.
Bölgesel İstikrarın Önündeki Engel: İsrail
Bakan Fidan, Suriye’nin istikrarını tehdit eden en önemli unsurun İsrail olduğunu vurgulayarak, Tel Aviv yönetiminin komşu ülkelerin güçlenmesini kendi varlığına bir tehdit olarak gördüğünü belirtti. Fidan, “İsrail, ya bölgesiyle barış içinde yaşamayı kabul edecek ya da saldırgan politikalarıyla uluslararası toplumda yalnızlaşmaya devam edecek” değerlendirmesinde bulundu.
Ekonomi dünyası da bu tür jeopolitik gelişmeleri yakından takip ediyor. Hatırlanacağı üzere, Türkiye ekonomisinde dev büyüme verileri, bölgesel istikrarın ticaret ve finansal piyasalar üzerindeki doğrudan etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. Bölgedeki kaos, küresel piyasaları da etkilediği için yatırımcılar Borsa İstanbul’da kritik bekleyiş sürecine girmiş durumda.
Suriye’de Entegrasyon ve Terörle Mücadele
Suriye’deki entegrasyon sürecine de değinen Dışişleri Bakanı Fidan, SDG’nin tehdit unsuru olmaktan çıkmasının Türkiye’nin birinci önceliği olduğunu ifade etti. “Sürecin pratikte nasıl ilerlediğini yakından takip ediyoruz. Kamuoyuna verilen olumlu mesajların uygulamaya yansımasını bekliyoruz” diyen Fidan, uzun yıllardır Türkiye’nin ayağına pranga olan terör sorunlarının çözümünde Suriye ve Irak’taki istikrarın anahtar rol oynadığını belirtti.
Bakan, Suriye’nin yaptırım listesinden çıkarılmasının ve ekonomik yatırımların önündeki engellerin kaldırılmasının, ülkenin yeniden inşası için büyük bir potansiyel barındırdığını dile getirdi. Türkiye, 40-50 yıldır devam eden terörle mücadele stratejisinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonuyla yeni bir döneme girdi.
Suriye’nin barış içinde yaşama arzusunun desteklenmesi gerektiğini belirten Fidan, İsrail’in “çevre ülkelerin zayıflığından güç üretme” stratejisinin bölgeyi kaosa sürüklediğini savundu. Türkiye, bu süreçte Yunanistan gibi aktörlerin de bölgeyi kaosa sürüklemek isteyen güçlerin “oyuncağı” haline gelmemesi gerektiğini, aksi takdirde bölgesel güvenliğin daha fazla zarar göreceği uyarısında bulundu.
Son olarak, Avrupa’da enerji krizi ve jeopolitik risklerin arttığı bu dönemde, Türkiye’nin Suriye ile yürüttüğü diplomatik trafiğin, hem sınır güvenliği hem de bölgesel ekonomik kalkınma açısından hayati bir önem taşıdığı bir kez daha teyit edildi.



