⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 412
🕐 Son Güncelleme: 16.09.2026 07:48
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- 5 Ocak 2020’den bu yana haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun soruşturmasında, gözaltına alınan 4 kişiden 2’si daha tutuklandı.
- Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen operasyonlarda, delil karartma ve ihmal iddiaları nedeniyle tutuklananların sayısı toplamda 38’e ulaştı.
- Dosya; “cinayet”, “delilleri yok etme” ve “kasten öldürmeye yardım” suçlamalarıyla çok yönlü olarak derinleştirilmeye devam ediyor.
Dersim’de 5 Ocak 2020 tarihinde sırra kadem basan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku dosyası, aradan geçen yıllara rağmen Türkiye gündeminin en sıcak başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıklarının titizlikle yürüttüğü soruşturmada yeni bir safhaya geçildi. Son operasyon dalgası kapsamında adliyeye sevk edilen 4 şüpheliden 2’sinin tutuklanmasıyla birlikte, cezaevindeki toplam şüpheli sayısı 38’e yükseldi.
Soruşturmada Delil Karartma Şüphesi
Olayın ilk günlerinde “intihar” tezi üzerinde durulsa da, ailenin ve kadın örgütlerinin haklı mücadelesiyle süreç tamamen değişti. Güvenlik kamerası kayıtlarının silindiği, ifadelerdeki çelişkilerin giderek arttığı ve delillerin kasten karartıldığı yönündeki iddialar, savcılığı harekete geçirdi. Bugün gelinen noktada soruşturma; “kasten öldürme”, “delilleri yok etme” ve “suçluyu kayırma” gibi ağır suçlamalar üzerinden genişletilmiş durumda.
Soruşturma süreci, sadece yerel değil, ulusal çapta da yakından takip ediliyor. Tıpkı güncel Aydın-Denizli Otoyolu’nda yaşanan acı olay gibi, kamuoyunun vicdanını yaralayan bu tür vakalarda adaletin tecelli etmesi büyük önem taşıyor.
Kimler Tutuklanmıştı?
Soruşturmanın geçmiş dalgalarında dönemin mülki idarecilerinden kolluk kuvvetlerine, hastane başhekimlerinden sivil şüphelilere kadar geniş bir yelpazede tutuklamalar yaşandı. Baş şüpheli olarak görülen Zeinal Abakarov ve ailesinin yanı sıra, Tunceli’nin eski valisi Tuncay Sonel ve beraberindeki isimlerin cezaevine gönderilmesi, dosyanın boyutunu gözler önüne sermişti. Adaletin sağlanması adına atılan bu adımlar, kamuoyunda “geç gelen adalet” tartışmalarını da beraberinde getiriyor.
Öte yandan, ülke gündemindeki diğer gelişmeler de yakından izleniyor. Kademeli emeklilikte 2027 beklentisi gibi milyonları ilgilendiren ekonomik düzenlemeler ve sosyal politikalar, haber kanallarının odağında yer alıyor. Ancak Gülistan Doku vakası, toplumsal bir yara olarak yerini koruyor.
Soruşturma Hangi Aşamada?
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla yürütülen son operasyonda, adli kontrol şartıyla serbest bırakılan 2 kişi haricindeki şüphelilerin tutuklanması, delillerin karartılmasına yönelik şüphelerin güçlendiğini gösteriyor. Savcılık makamı, dijital verilerin manipüle edilmesi ve ihmali bulunan kamu görevlilerinin tespiti konusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Gülistan Doku soruşturmasında sıcak gelişme olarak kaydedilen bu tutuklamalar, dosyanın bir “cinayet” davasına evrilme sürecini destekliyor.
Doku ailesi ve hukukçular, dosyadaki tüm karanlık noktalar aydınlatılana ve sorumlular en ağır cezayı alana kadar süreci takip edeceklerini belirtiyor. Kamuoyu ise 38 tutuklunun ardından, davanın ilk duruşmalarında ortaya çıkacak yeni delilleri merakla bekliyor.



