⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 315
🕐 Son Güncelleme: 16.09.2026 19:09
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul’da “Ailem Güvende” adı altında gerçekleştirilen LGBTİ+ operasyonlarında gözaltına alınan 33 kişiden 20’si tutuklandı.
- Çağlayan Adliyesi çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alınırken, siyasetçiler ve hukukçular süreçteki hak ihlallerine ve adli kontrol uygulamalarına tepki gösterdi.
- Adalet Bakanlığı genelgeleri ve artan operasyonların, kadınlar ile gençlerin kimliklerini ve varoluşlarını hedef aldığı belirtiliyor.
Türkiye’nin gündeminden düşmeyen ve “Ailem Güvende” adı verilen LGBTİ+ karşıtı operasyonların İstanbul ayağında yargı süreçleri hız kazandı. Son günlerde artan gözaltı dalgaları, toplumun farklı kesimlerinden ve hukukçulardan büyük tepki çekerken, adliye koridorlarında ve sokaklarda hareketli saatler yaşanıyor. Türkiye’yi sarsan bu operasyon dalgası, yerel ve ulusal düzeyde siyasette deprem yaratan ekonomik ve sosyal tartışmaların da gölgesinde geniş yankı uyandırdı.
Çağlayan Adliyesi’nde “Adı Konulmamış OHAL”
Operasyonlar kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri Çağlayan Adliyesi çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Adliye önünde süreci takip eden yurttaşlar ve siyasi isimler, bölgede fiili bir olağanüstü hal (OHAL) atmosferinin yaratıldığını ifade etti. Gözaltına alınan isimlerin hak arama özgürlüğünün kısıtlandığına dikkat çeken uzmanlar, Türkiye’deki insan hakları tablosunun her geçen gün daha da ağırlaştığını vurguluyor.
20 Kişi Tutuklandı, 13 Kişi Adli Kontrolle Serbest
Mahkemeye çıkarılan 33 kişiden 20’si tutuklanırken, 13 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Süreci yakından takip eden milletvekilleri ve hak savunucuları, gözaltı süreçlerinde avukata erişim hakkının engellendiğini, ters kelepçe gibi hak ihlallerinin yaşandığını dile getirdi. Öte yandan, benzer sosyal ve hukuki krizlerin yanı sıra kamuoyunu sarsan 17 yaşındaki kızlarını zincire vuran aileye yönelik skandal olayda tutuklama kararları gibi toplumsal infiale yol açan olaylar da art arda gelmeye devam ediyor.
“Kimlikler ve Varoluşlar Hedef Alınıyor”
Konuya ilişkin yapılan açıklamalarda, Adalet Bakanlığı’nın genelgelerinin ve peş peşe gelen operasyon kararlarının temel hak ve özgürlükleri tehdit ettiği vurgulandı. Özellikle LGBTİ+ yurttaşların, kadınların ve gençlerin kimliklerinin açıkça hedef alındığına dikkat çekilirken, yasal derneklerin ve eylemlerin suçlu gibi gösterilmeye çalışıldığına işaret edildi. Hak savunucuları, bu tür baskı politikalarının toplumsal barışı zedeleyeceğini ve gerilimi artıracağını savunuyor.



