⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 426
🕐 Son Güncelleme: 16.09.2026 18:23
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ülkesinin Orta Doğu’da Hristiyan toplumunun gelişip büyüdüğü tek yer olduğunu iddia etti.
- Resmi veriler ve patrikhanelerin raporları, İsrail işgali sonrasında bölgedeki Hristiyan nüfusun ciddi oranda azaldığını ve kiliselerin hedef alındığını ortaya koydu.
- Bölgedeki Filistinli Hristiyanlar, İsrail ordusunun ve radikal grupların baskıları nedeniyle göç etmek zorunda kaldıklarını belirtiyor.
Kudüs, Filistin — Uluslararası kamuoyunda artan baskılar ve savaş suçları iddialarıyla köşeye sıkışan İsrail yönetimi, tepki çeken açıklamalarına bir yenisini daha ekledi. Terör devleti İsrail’in Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze’deki soykırımı ve işgal altındaki topraklarda süren ihlalleri örtbas etmek amacıyla tarihi gerçekleri tersyüz eden bir iddiada bulundu. Netanyahu, İsrail’in Orta Doğu’da Hristiyan toplumunun gelişip büyüdüğü tek yer olduğunu savundu.
Kuzeydeki bir törende konuşan Netanyahu, Müslüman ve Hristiyanlara yönelik sistematik saldırılara rağmen ülkesinin bir “hoşgörü adası” olduğunu öne sürdü. İsrail ordusunun “dünyanın en ahlaklı ordusu” olduğunu iddia eden Başbakan, küresel çapta haksız bir karalama kampanyasıyla karşı karşıya kaldıklarını iddia etti.
Veriler ve Kiliselerden Gelen Raporlar Yalanlıyor
Netanyahu’nun barış ve hoşgörü söylemlerine karşın, sahadaki acı gerçekler ve resmi istatistikler bambaşka bir tabloyu gözler önüne seriyor. İsrail Merkez İstatistik Bürosu’nun verilerine göre, 1967’deki işgalin ardından Doğu Kudüs’te Hristiyan nüfusun toplam nüfus içindeki payı yüzde 4,8 seviyesinden bugün yüzde 1,6 oranına kadar geriledi. Uzmanlar, bölgedeki ekonomik krizler, artan baskılar ve tarihi mirasın yağmalanması gibi unsurların bu düşüşte başat rol oynadığını belirtiyor.
Öte yandan, Doğu Kudüs’teki Ermeni, Rum Ortodoks patrikhaneleri ile Katolik liderler daha önce ortak bir bildiri yayımlamıştı. Bildiride, radikal Yahudi grupların din adamlarına yönelik sözlü ve fiziksel tacizleri, kiliseler ile mezarlıklara verdikleri zararların son yıllarda endişe verici boyutlara ulaştığı vurgulanmıştı. Buna rağmen İsrail güvenlik güçlerinin saldırılara karşı sessiz kaldığı sıkça dile getiriliyor.
Gazze ve Batı Şeria’daki Baskılar Sürüyor
İsrail ordusunun saldırılarından ibadethaneler de nasibini alıyor. Gazze Şeridi’nde yerinden edilen sivillerin sığındığı tarihi Aziz Porphyrius Rum Ortodoks Kilisesi’ne düzenlenen saldırıda 18 Hristiyan Filistinli hayatını kaybetmişti. Lübnan sınırındaki çatışmalarda İsrail askerlerinin İsa heykelini parçaladığı görüntüler ise uluslararası kamuoyunda büyük öfke yaratmıştı.
Benzer şekilde işgal altındaki Batı Şeria’da yaşayan Filistinli Hristiyanlar da İsrail ordusunun ve radikal yerleşimcilerin baskılarına maruz kalıyor. Can güvenliğinden yoksun kalan bölge halkı, baskıların artması durumunda topraklarını terk etmek zorunda kalacaklarını ifade ediyor. Yaşanan bu gelişmeler, bölgede başka bir krizin patlak vermesine neden olurken, uzmanlar Netanyahu’nun açıklamalarının iç politikayı konsolide etme amacı taşıyan boş bir propagatadan ibaret olduğunda hemfikir.
Bu arada bölgedeki gelişmeler yakından takip edilirken, gündemi meşgul eden diğer başlıklar arasında yer alan ve İstanbul’da akşam trafiğinin yüzde 78’e ulaşması gibi yerel olaylar da medya maydanındaki yoğunluğunu koruyor.



