⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 397
🕐 Son Güncelleme: 16.09.2026 09:53
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- 2026-2027 balıkçılık sezonunun açılmasıyla Doğu Karadeniz’de yaşanan yoğun palamut avı, piyasada ciddi bir fiyat dengesizliğine yol açtı.
- Doğu Karadeniz Su Ürünleri Kooperatifleri Bölge Birliği, hem üreticinin zarar etmemesi hem de piyasanın regüle edilmesi için 3-4 günlük bir av yasağı çağrısında bulundu.
- Üreticiden 30-40 TL’ye alınan palamudun vatandaşa 125 TL’ye ulaşması, soğuk zincir eksikliği ve aracı maliyetleri gibi yapısal sorunları yeniden gündeme getirdi.
Denizlerde 1 Eylül itibarıyla başlayan 2026-2027 av sezonu, ilk günlerde yaşanan palamut bolluğu ile balıkçıların yüzünü güldürmüştü. Ancak bu bereket, kısa sürede yerini ekonomik bir krize bıraktı. Doğu Karadeniz kıyılarında tekneler limana kasa kasa palamutla dönerken, arz fazlası ve lojistik yetersizlikler nedeniyle balıkçılar emeğinin karşılığını alamamaktan şikayetçi.
Piyasada Fiyat Uçurumu: Üreticide 30, Tezgahta 125 TL
Doğu Karadeniz Su Ürünleri Kooperatifleri Bölge Birliği Başkanı Ahmet Mutlu, mevcut tablonun hem büyük hem de küçük ölçekli balıkçı için sürdürülemez olduğunu belirtti. Mutlu, özellikle küçük balıkçıların soğuk zincir imkanlarının kısıtlı olması nedeniyle tutulan balığın hızla değer kaybettiğini vurguladı. “30-40 TL gibi rakamlarla bu işin maliyetini karşılamak imkansız. Vatandaş ise aynı balığı 100-125 TL bandında tüketmek zorunda kalıyor. Bu uçurumun bir an önce kapatılması gerekiyor,” ifadelerini kullandı.
Ekonomik piyasalardaki dalgalanmalar sadece gıda sektörünü değil, Borsa İstanbul’daki sert düşüş gibi genel piyasaları da etkiliyor. Balıkçılar, gıda enflasyonu ile mücadele ederken üretim maliyetlerinin altında kalan satış fiyatları nedeniyle yeni bir eylem planına ihtiyaç duyuyor.
Avlanma Durdurulmalı mı?
Ahmet Mutlu’nun önerisi oldukça net: “Büyük balıkçı olsun, küçük balıkçı olsun birkaç günlüğüne denize çıkmasın. 3 gün mü, 4 gün mü, bir hafta mı olacaksa, artık bunun değerlendirilmesi gerekiyor.” Bu hamlenin, arzı sınırlayarak fiyatları dengeleyeceği ve balıkçıların stoklarını daha verimli yönetebileceği düşünülüyor. Ayrıca, Libya’daki petrol krizi gibi küresel enerji kaynaklı maliyet artışları da balıkçıların denizden dönüş maliyetlerini doğrudan etkileyen bir diğer unsur olarak öne çıkıyor.
Soğuk Zincir Eksikliği Sektörü Tehdit Ediyor
Büyük teknelerin gelişmiş şok ve jel sistemleri sayesinde balığı muhafaza edebildiğini ancak küçük ölçekli balıkçının bu imkanlardan yoksun olduğunu ifade eden Mutlu, alışveriş alışkanlıkları ve gıda güvenliği standartları çerçevesinde acil bir eylem planı çağrısı yapıyor. Balıkçılık sektörünün sadece avlanma miktarıyla değil, aynı zamanda lojistik ağlarla da desteklenmesi gerektiği uzmanlar tarafından da sıkça dile getiriliyor.
Sonuç olarak, denizlerdeki palamut bolluğunun bir “bereketsizlik” krizine dönüşmemesi için devletin ve kooperatiflerin ortak bir strateji geliştirmesi bekleniyor. Aksi takdirde, hem balıkçıların mağduriyetinin süreceği hem de tüketicinin yüksek fiyatlarla balığa ulaşmaya devam edeceği öngörülüyor.



