⏱️ Okuma Süresi: 3 dk
📝 Kelime: 510
🕐 Son Güncelleme: 16.09.2026 18:16
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- 27 yıllık TRT çalışanı Mustafa Aşçı, kurumdaki FETÖ yapılanması, usulsüz personel alımları ve ihalelerle ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
- Başvuruda, dönemin TRT’den sorumlu Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç şüpheli olarak gösterilerek görevi kötüye kullanma ve ihaleye fesat karıştırma gibi suçlamalar yöneltildi.
- Dilekçede ayrıca örgüt güdümündeki şirketlere aktarıldığı öne sürülen yaklaşık 300 milyon liralık dış yapım ödemesinin ve 2013 yılındaki Meclis tutanaklarının incelenmesi talep edildi.
Türkiye’nin köklü yayın kuruluşu Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) bünyesinde uzun yıllardır görev yapan bir isim, kurumun yakın geçmişine damga vuran iddialarla ilgili hukuki süreç başlattı. TRT’de 27 yıldır prodüksiyon amiri olarak görev yapan Mustafa Aşçı, kurum içindeki FETÖ/PDY yapılanması, şüpheli personel alımları, dış yapım sözleşmeleri, ihale usulsüzlükleri ve kamu zararı iddialarının kapsamlı bir şekilde araştırılması talebiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı‘na resmi suç duyurusunda bulundu.
Hukuk camiasında ve siyaset kulislerinde geniş yankı uyandıran bu hamle, kamu kurumlarındaki denetim mekanizmalarını yeniden tartışmaya açtı. Günlük yaşamı etkileyen ekonomik gelişmeler ve Mehmet Şimşek’ten sabah saatlerinde acil ekonomi zirvesi kararı gibi kritik bütçe haberleri yakından takip edilirken, kamu kaynaklarının harcandığı alanlardaki bu tür iddialar kamuoyunun odak noktası haline geldi.
Bülent Arınç Şüpheli Olarak Gösterildi
Oda TV’nin servis ettiği bilgilere göre, hazırlanan suç duyurusu dilekçesinde dikkat çeken en önemli detaylardan biri, dönemin TRT’den sorumlu Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın şüpheli sıfatıyla dosyada yer alması oldu. Başvuruda, savcılığın dosyayı herhangi bir etki altında kalmadan, tamamen bağımsız biçimde incelemesi istendi.
Arınç hakkında yöneltilen suçlamalar arasında “görevi kötüye kullanma”, “ihaleye fesat karıştırma”, “zimmet”, “resmi belgede sahtecilik”, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” ve “suçluyu kayırma” gibi ağır maddeler yer alıyor. Aşçı’nın avukatları aracılığıyla verdiği dilekçede, Arınç’ın görev yaptığı dönemdeki atama süreçleri, mali denetimler ve idari kararlardaki sorumluluk payının titizlikle ortaya konulması talep edildi.
FETÖ/PDY Yapılanması ve Geçmiş Soruşturmalar
Suç duyurusunun en hassas noktalarından birini ise TRT içerisindeki FETÖ/PDY yapılanmasına dair iddialar oluşturuyor. Geçmişte kurumun alt ve orta kademelerinde görev yapan bazı isimler hakkında idari ve adli işlemler yapıldığı bilinirken, bu kişilerin kuruma hangi şartlar altında alındığı, referanslarının kimler olduğu ve üst düzey yöneticilerin bu süreçteki sorumluluklarının yeterince sorgulanmadığı öne sürüldü.
Bu bağlamda, geçmiş dönemde yapılan iç denetimlerin ve soruşturma dosyalarının raflardan indirilerek yeniden incelenmesi istendi. Hangi isimlerin ve fiillerin soruşturma kapsamı dışına çıkarıldığının tespiti için kapsamlı bir adli inceleme talep ediliyor. Öte yandan, teknoloji alanındaki gelişmeler ve Bakan Kacır’dan yapay zeka ve Türkiye stajları açıklaması gibi modern vizyon projeleri gündemi meşgul ederken, kamu kurumlarının dijital ve idari altyapılarının şeffaflığı bir kez daha ön plana çıkıyor.
300 Milyon Liralık Dış Yapım İddiası ve Meclis Tutanakları
Dilekçede sadece kadrolaşma değil, aynı zamanda kurumun mali işlemleri de mercek altına alındı. Dış yapım sözleşmeleri, program ödemeleri, teknolojik ekipman kiralamaları, doğrudan temin ihale usulleri, reklam prodüksiyonları ve danışmanlık harcamalarının detaylıca incelenmesi istendi.
Polis Akademisi raporlarına atıfta bulunulan başvuruda, terör örgütü güdümünde olduğu iddia edilen şirketlere aktarıldığı öne sürülen yaklaşık 300 milyon liralık dış yapım ödemesinin de derinlemesine araştırılması talep edildi. Ayrıca Sayıştay raporları ile TRT Teftiş Kurulu bulgularının karşılaştırılması, Bülent Arınç’ın 2013 yılının Aralık ayında TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmanın tam metninin Meclis’ten resmi olarak istenmesi gerektiği vurgulandı.



