⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 395
🕐 Son Güncelleme: 16.09.2026 10:28
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisine hediye ettiği Beyaz Saray anahtarı ve sonrasındaki “vurulma” şakasını Toronto’daki bir zirvede paylaştı.
- 6 Mayıs 2025’te gerçekleşen görüşmede Trump, anahtarı göstererek içeri girebileceğini ancak güvenlik gerekçesiyle vurulma ihtimalinin olduğunu belirterek iki ülke arasındaki farkı esprili bir dille vurguladı.
- İki lider arasındaki bu diyalog, ABD ile Kanada arasında artan gümrük vergileri ve ticari kısıtlamaların gölgesinde, ikili ilişkilerin gergin tonunu yansıtıyor.
Kanada Başbakanı Mark Carney, geçtiğimiz yıl gerçekleşen kritik bir Beyaz Saray görüşmesinde ABD Başkanı Donald Trump ile arasında geçen sıra dışı diyaloğu ilk kez gün yüzüne çıkardı. Toronto’da düzenlenen Kanada Yatırım Zirvesi’nde konuşan Carney, Trump’ın kendisine sembolik bir “Beyaz Saray anahtarı” hediye ettiğini ancak bu hediyeyi oldukça sert ve düşündürücü bir şakayla taçlandırdığını aktardı.
“İçeri Girebilirsin Ama Vurulabilirsin”
Carney’in anlatımına göre, 6 Mayıs 2025 tarihindeki görüşmede Trump, ona Beyaz Saray’a ait altın bir anahtar vererek, “Bu anahtarı yanında taşırsan içeri girebilirsin” dedi. Ancak bu cümlenin hemen ardından Trump’ın, “Belki de seni vururlar” şeklinde ekleme yapması salonda şaşkınlık ve gülüşmelere neden oldu. Carney, bu anın iki ülke arasındaki diplomatik ve kültürel farkları özetlediğini belirterek, “Kanada’da bir anahtar alırsınız ve kapıyı açıp girersiniz. ABD’de ise durum biraz daha farklı; sizi vurabilirler,” ifadelerini kullandı.
Gerilimin Gölgesinde Ticaret Savaşları
Bu esprili anı, aslında iki ülke arasında son dönemde yaşanan ciddi ekonomik gerilimlerin bir yansıması olarak görülüyor. Ekonomik dengelerin değiştiği ve küresel piyasaların yeniden şekillendiği bu dönemde, ABD ve Kanada arasındaki gümrük vergisi tartışmaları bir ticaret savaşına dönüşmüş durumda. Washington yönetimi, Kanada ürünlerine uyguladığı 20 milyar dolarlık vergi yüküyle Ottawa’yı köşeye sıkıştırmaya çalışırken, Carney bu süreçte “Kanada satılık değildir” çıkışıyla dikkat çekmişti.
Dünya siyasetinde sular durulmazken, bölgedeki diğer gelişmeler de dikkatle takip ediliyor. Özellikle ABD’deki siyasi istikrarsızlıklar ve Trump yönetimine karşı atılan adımlar, Kanada ile yürütülen müzakereleri de doğrudan etkiliyor. Carney, Beyaz Saray ziyaretini “iyi bir ev sahipliği” olarak nitelendirse de, ticaretin yüzde 80’inin vergisiz sürmesine rağmen uygulanan kısıtlamaların iki ülke arasındaki “komşuluk” ilişkisini zedelediği aşikâr.
Carney, konuşmasının devamında kendi memleketi Fort Smith’ten aldığı sembolik anahtarı hatırlatarak, Kanada’daki güven ortamı ile ABD’deki güvenlik kaygıları arasındaki uçuruma vurgu yaptı. Trump’ın “vurulma” esprisi, her ne kadar bir şaka olarak kalsa da, Washington’un sert dış politika duruşunu ve güvenlik odaklı yönetim anlayışını sembolize eden bir anı olarak kayıtlara geçti.
İki ülke arasındaki ticaret müzakerelerinin sonuçsuz kalması ve karşılıklı gümrük vergisi misillemeleri, önümüzdeki dönemde Kuzey Amerika ticaret hattında daha fazla belirsizliğin yaşanabileceğine işaret ediyor.



