⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 384
🕐 Son Güncelleme: 16.09.2026 15:48
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- 6 Şubat depremlerinin ardından yaptığı sosyal medya paylaşımı nedeniyle “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla yargılanan Arda Karademir’in davasında Yargıtay süreci başladı.
- Yerel mahkeme ve istinafın “hakaret” kabul ettiği “tiran” ifadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, bu sözün “siyasi ağır eleştiri” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
- Başsavcılık, sanığın beraat etmesi gerektiği yönünde mütalaa vererek mevcut mahkeme kararlarının bozulmasını talep etti; nihai kararı Yargıtay 4. Ceza Dairesi verecek.
Türkiye hukuk gündeminde ifade özgürlüğü ve eleştiri sınırları üzerine yeni bir tartışma başlatan kritik bir gelişme yaşandı. 6 Şubat depremlerinin ardından sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik “tiran” ifadesini kullanan Galatasaray Üniversitesi öğrencisi Arda Karademir hakkındaki yargı sürecinde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı dikkat çeken bir görüş bildirdi.
Yerel Mahkemeden İstinafa: Hakaret Kararı Nasıl Çıktı?
Olay, 2023 yılı Şubat ayında, deprem felaketinin hemen ardından yaşandı. 22 yaşındaki Arda Karademir, sosyal medya platformunda yaptığı paylaşım nedeniyle “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” iddiasıyla yargı karşısına çıkarıldı. İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesi, söz konusu paylaşımda yer alan “tiran” kelimesinin ifade özgürlüğü sınırlarını aştığını ve doğrudan bir hakaret unsuru taşıdığını hükme bağladı. Bu karar neticesinde Karademir’e 11 ay 20 gün hapis cezası verildi ve hükmün açıklanması geri bırakıldı. Söz konusu karar, hukuki süreçlerin karmaşıklığı açısından bir emsal teşkil edebilecek nitelikteydi.
Yargıtay Başsavcılığı: “Siyasi Ağır Eleştiri”
Kararın istinaf aşamasında da onaylanmasının ardından dosya Yargıtay’a taşındı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan mütalaada, yerel mahkemenin ve istinafın aksine çok daha farklı bir hukuki perspektif ortaya konuldu. Mütalaada, Karademir’in kullandığı ifadenin, bir kamu görevlisinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığı ifade edildi. Başsavcılık makamı, bu söylemin demokratik bir toplumda kabul edilebilir “siyasi ağır eleştiri” sınırları içerisinde kaldığını vurguladı.
Günümüzde dijital dönüşümün ve yapay zekanın hukuk sistemine etkileri tartışılırken, yapay zeka teknolojileri ve sosyal medya kullanımı üzerindeki hukuki denetimler de önem kazanıyor. Hukukçular, Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin vereceği kararın, ifade özgürlüğü ile hakaret suçu arasındaki çizginin yeniden belirlenmesi açısından belirleyici olacağını kaydediyor.
Nihai Kararı Yargıtay 4. Ceza Dairesi Verecek
Başsavcılık, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etti. Dosya şimdi Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin incelemesinde. Dairenin vereceği karar, sadece Karademir için değil, benzer sosyal medya paylaşımları nedeniyle yargılanan pek çok vatandaş için de emsal niteliği taşıyacak. Öte yandan, Türkiye genelinde ekonomik ve sosyal gündemdeki diğer gelişmeler de yakından takip edilmeye devam ediyor.



