⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 477
🕐 Son Güncelleme: 16.09.2026 19:31
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Yunanistan’ın İsrail’den tedarik edeceği “Aşil Kalkanı” hava savunma sistemi, Atina’da stratejik ve siyasi tartışmaların odağına yerleşti.
- Eski amiral Fenekos, sistemin kaynak kodlarının Yunanistan’a verilmeyeceğini ve bu durumun ülkeyi kritik bir dış bağımlılığa sürükleyeceğini belirtti.
- Muhalefet partileri ve eski bakanlar Miçotakis yönetimini anlaşma üzerinden sert bir şekilde eleştirerek mali ve bölgesel risklere dikkat çekti.
Atina, Yunanistan – Yunanistan’ın İsrail ile imzaladığı ve ülkenin hava savunma mimarisini kökten değiştirmesi beklenen “Aşil Kalkanı” projesi, askeri ve siyasi çevrelerde büyük bir rahatsızlık yaratmaya devam ediyor. Yunan ordusunun kıdemli isimlerinden eski amiral Fenekos, milyarlarca avroluk devasa savunma anlaşmasının iç yüzüne dair yaptığıçarpıcı değerlendirmelerle hükümete sert uyarılarda bulundu. Özellikle küresel çapta savunma politikaları tartışılırken, benzer Senatör Sanders’tan İsrail’e 2,8 Milyar Dolarlık Silah Tepkisi haberlerinde olduğu gibi askeri tedarik anlaşmaları uluslararası kamuoyunun ana gündemini oluşturuyor.
Kaynak Kodları Krizi: Bağımlılık Maliyeti Çok Yüksek Olabilir
Fenekos, “in.gr” haber sitesine yaptığı kapsamlı açıklamada, İsrail’den satın alınması planlanan SPYDER, BARAK MX ve Davud Sapanı sistemlerinin kritik dahili işlevlerine ait kaynak kodlarının Yunanistan’a teslim edileceğine dair hiçbir somut bulgu olmadığını vurguladı. Merkezi komuta altyapısının kurulmasının, tüm silah bileşenlerinin kaynak koduna sahip olmak anlamına gelmediğini belirten deneyimli isim, projenin bütünüyle dışa bağımlı bir yapı arz ettiğinin altını çizdi.
Eski amiral değerlendirmesinde şu kritik ifadeye yer verdi: “Sadece füze ve radar satın almıyoruz. Platformların, sensörlerin, komuta merkezleri ve farklı silah sistemlerinin tehditlere ilişkin veri alışverişi yapması gereken bütünsel bir hava savunma ağı kuruyoruz.” Bu bağlamda, sistemin güncellemeleri veya olası bir kriz anındaki operasyonel kabiliyetleri için üretici ülkenin onayına ihtiyaç duyulacağı, hatta Davud Sapanı gibi bazı kritik bağlantıların öncesinde Amerika Birleşik Devletleri’nin onayını gerektireceği gerçeği göz ardı edilemez bir risk teşkil ediyor.
Miçotakis Hükümetine “Savaş Dönemi” Maliyeti Uyarısı
Başbakan Kiryakos Miçotakis yönetimini eleştiri yağmuruna tutan Fenekos, yalnızca imza tarihindeki maliyetin baz alınmasının büyük bir yanılgı olduğunu ifade etti. Olası bir kriz veya sıcak çatışma ortamında, dışa bağımlı bu sistemlerin bakım, onarım ve güncelleme maliyetlerinin Yunan vergi mükelleflerine katbekat pahalıya mal olacağını hatırlattı. Ülkenin ekonomik dengelerinin hassas olduğu bir dönemde, küresel piyasalardaki dalgalanmalar ve benzer ekonomik sarsıntılar Borsa İstanbul’da Sert Düşüş: BIST 100 Mayıstan Beri En Sert Kaybı Yaşadı gibi piyasa endişelerini artırırken, savunma bütçesindeki bu denetimsiz artışlar kamuoyunda tepki topluyor.
Muhalefetten “Utanç Verici Anlaşma” Tepkisi
Yunanistan’daki muhalefet kanadı da hükümetin İsrail ile olan savunma ortaklığını frenlemek bilmeyen bir boyuta taşıdığını savunuyor. Eski Maliye Bakanı Yanis Varufakis başta olmak üzere pek çok siyasi aktör, anlaşmanın ülkeyi sadece mali açıdan zora sokmakla kalmayıp, aynı zamanda bölgesel politikada Tel Aviv’e körü körüne bağladığını dile getirdi. Halkın geniş bir kesiminin yaşanan jeopolitik gerilimlerde mesafeli duruş sergilemesine rağmen, yönetici sınıfın attığı bu adımların ülkenin dış politika tarafsızlığına leke sürdüğü savunuluyor.
Gelişmeler yakından takip edilirken, Aşil Kalkanı projesinin Yunanistan’ın savunma kapasitesine gerçekten güç mü katacağı yoksa uzun vadede çözülmesi imkansız stratejik bir bataklığa mı dönüşeceği önümüzdeki günlerde daha net görülecek.



