⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 372
🕐 Son Güncelleme: 17.09.2026 09:32
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Şırnaklı arıcı Enver Külter, 2009 yılında 10 kovanla başladığı arıcılık girişimini 450 kovana çıkararak Londra’da düzenlenen uluslararası yarışmada “Altın Kalite” ödülüne layık görüldü.
- Üretimini Kato Dağı ve Kel Mehmet Dağları eteklerinde, doğallığı ön planda tutarak gerçekleştiren Külter, “Şırnak Yayla Balı” markasını dünya çapında bir kalite seviyesine taşıdı.
- Külter, yüksek verimden ziyade kaliteli üretimi hedefleyerek Türkiye’nin dört bir yanına doğal bal gönderimi yapmaya devam ediyor.
Şırnak’ta yıllarca farklı iş kollarında çalışarak geçim mücadelesi veren Enver Külter, 2009-2010 yıllarında aldığı radikal bir kararla arıcılık sektörüne adım attı. Başlangıçta sadece 10 kovanla mütevazı bir girişim olarak hayata geçen bu süreç, bugün 450 kovanlık devasa bir üretim kapasitesine ve uluslararası bir başarıya dönüştü. Külter’in “Şırnak Yayla Balı” markasıyla ürettiği doğal ürünler, Londra’da düzenlenen London International Honey Awards 2026 yarışmasında “Altın Kalite” ödülüyle tescillendi.
Zorlu Coğrafyadan Dünya Çapında Başarıya
1987 yılında Bestler Dereler Bölgesi’ndeki evlerini boşaltmak zorunda kalan bir ailenin ferdi olan 50 yaşındaki Enver Külter, hayatı boyunca geçimini sağlamak için çeşitli sektörlerde çalıştı. Ancak aradığı huzuru ve başarıyı arıcılıkta bulan Külter, bugün bölgenin en dikkat çeken üreticileri arasında yer alıyor. Üretim sürecinde doğallıktan taviz vermeyen Külter, başarısının sırrını “fazla bal değil, kaliteli bal” prensibiyle açıklıyor. Tıpkı Hatay’da Geleneksel Karakılçık Hasadı örneğinde olduğu gibi, yerel değerlerin korunarak dünyaya tanıtılmasının önemine dikkat çekiyor.
Doğal Üretim ve Kalite Odaklı Yaklaşım
Kato Dağı ve Kel Mehmet Dağları arasında, Hizil Çayı’nın başında yer alan üretim sahası, Şırnak Yayla Balı’nın eşsiz aromasının kaynağı olarak görülüyor. Külter, bölgenin yüksek miktarda bal vermekten ziyade, sunduğu endemik bitki çeşitliliği sayesinde dünyanın en kaliteli ballarından birini ortaya çıkardığını belirtiyor. Modern dünyada tarım ve hayvancılıkta yaşanan dönüşümler, Türkiye’nin Elektrik Haritası gibi stratejik verilerle desteklenen modern tesisler kadar, geleneksel yöntemlerin korunmasının da ne kadar kritik olduğunu kanıtlıyor.
Külter, 16 yıllık emeğini şu sözlerle özetliyor: “10 kovanla başladığım bu yolculukta bugün 450 kovanla üretim yapıyorum. İnternet sitemiz üzerinden Türkiye’nin dört bir yanına doğal bal gönderiyoruz. Bizim tek bir hedefimiz var; o da tüketicinin sofrasına en doğal, en kaliteli balı ulaştırmak.”
Yerel Üreticinin Küresel Vizyonu
Şırnak Yayla Balı’nın Londra’da kazandığı bu ödül, sadece Enver Külter için değil, bölgedeki diğer küçük ölçekli üreticiler için de büyük bir motivasyon kaynağı oldu. Kaliteyi merkeze alan bir üretim anlayışının, zorlu coğrafi şartlara rağmen küresel çapta karşılık bulabileceği bir kez daha görülmüş oldu.



