⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 471
🕐 Son Güncelleme: 17.09.2026 23:06
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Avrupa Birliği, kendi kurallarını ve çevre endüstrisinin uyarılarını göz ardı ederek Türkiye’ye yüz binlerce ton plastik çöp sevkiyatını resmen onayladı.
- Çukurova Üniversitesi’nden Dr. Sedat Gündoğdu ve uluslararası çevre örgütleri, Türkiye’nin Avrupa’nın en büyük plastik atık ithalatçısı konumunda olduğuna dikkat çekti.
- Kasım ayında yürürlüğe girecek yeni yasaklar nedeniyle OECD dışı ülkelere ihracatın kapanması, Türkiye’ye gönderilen atık miktarının daha da artmasından endişe ediliyor.
Ankara, Türkiye — Küresel çevre politikasının en sıcak gündem maddelerinden biri olan atık sömürgeciliği tartışmalarında yeni ve endişe verici bir eşik atlandı. Amerikan haber kuruluşu Politico’nun ulaştığı resmi belgelere göre, Avrupa Birliği (AB) yönetimi Türkiye’ye yüz binlerce ton “çöp dağları” gönderme kararını onayladı. Uluslararası arenada büyük yankı uyandıran bu gelişme, zengin batılı ülkelerin çevre standartlarının daha esnek olduğu gelişmekte olan ülkelere atık ihraç etmesi politikasının hız kesmeden devam edeceğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Britanya merkezli The Guardian gazetesi de geçtiğimiz aylarda benzer bir tabloyu gözler önüne sermiş, sadece geçen yıl Türkiye’ye AB’den en az 503 bin ton, Britanya’dan ise 139 bin ton plastik atık gönderildiğini raporlamıştı. Uzmanlar, bu devasa sevkiyatı zengin ekonomilerin sorumluluktan kaçma yöntemi olarak değerlendiriyor.
“Atık Ticareti Belirsiz ve Denetimsiz”
Politico’nun deşifre ettiği AB belgesinde, Türkiye’nin Avrupa’dan gelen atıkları işleme ve değerlendirme biçimiyle ilgili ciddi endişelerin yer aldığı bir liste paylaşıldı. Söz konusu belgede, uluslararası atık ticaretinin son derece belirsiz olduğu ve etkin bir şekilde izlenemediği açıkça vurgulandı. Öte yandan, Türkiye’deki plastik atıkların yalnızca yüzde 10 gibi çok düşük bir oranının geri dönüştürülebildiği, geri kalan kısmın ise çöp depolama sahalarına gönderildiği ya da çevre kirliliğine yol açtığı öne sürüldü. Benzer teknolojik ve idari altyapı tartışmaları, tıpkı bilim insanlarından uyarı niteliğindeki küresel çevre raporlarında olduğu gibi, ekosistemin geleceği adına acil önlemler alınması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.
Türkiye Avrupa’nın Atık Çöplüğü mü?
Rakamlar, Türkiye’nin açık ara farkla Avrupa atığının en büyük ithalatçısı konumunda olduğunu kanıtlıyor. Geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen yaklaşık 510 bin tonluk plastik atık ithalatı, ortalama 25 milyar adet yarım litrelik meşrubat şişesine denk geliyor. Bu devasa miktar, OECD ülkelerine ihraç edilen plastik atıkların yüzde 70’ine ve ihraç edilen tüm plastik atıkların yüzde 36’sına karşılık geliyor.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Çukurova Üniversitesi’nden Dr. Sedat Gündoğdu, Avrupa Birliği’nin kendi yarattığı kirliliğin sorumluluğunu artık başkalarına yıkmaktan vazgeçmesi gerektiğini belirterek, Türkiye’ye yönelik atık sevkiyatının derhal askıya alınması çağrısında bulundu. Benzer şekilde, Greenpeace gibi uluslararası sivil toplum kuruluşları da daha önce İngiliz marketlerinden çıkan plastik atıkların Adana’da vahşi depolama alanlarında gömüldüğünü ve yakıldığını belgelemişti.
Kasım Ayındaki Yasaklar Endişeyi Artırıyor
AB’nin önümüzdeki kasım ayından itibaren genellikle OECD dışındaki ülkelere plastik ihracatını yasaklayacak olması, çevrecilerin endişelerini daha da artırıyor. Bu durumun, OECD üyesi olan Türkiye’ye gelen atık yükünü katbekat artırabileceğinden korkuluyor. Tıpkı teknoloji dünyasında yaşanan köklü değişimler veya kararname gündemi sarstı başlıklarıyla kamuoyunu meşgul eden kritik idari gelişmeler gibi, bu çevre skandalı da uzun süre Türkiye’nin ana gündeminde kalmaya devam edecek.



