Yaşam

Ayasofya’nın Altındaki 9 Kilometrelik Gizemli Tüneller Açılıyor

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Ayasofya'nın altında 9 kilometrelik tüneller ve galeriler olduğunu açıkladı. Restorasyon sonrası bu gizli alanlar ziyarete açılabilir.

OKUMA AYARLARI
Ayasofya’nın Altındaki 9 Kilometrelik Gizemli Tüneller Açılıyor
Ayasofya’nın Altındaki 9 Kilometrelik Gizemli Tüneller Açılıyor
📍 Konum: İstanbul, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 405
🕐 Son Güncelleme: 17.09.2026 09:20

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ayasofya’nın zemininde yaklaşık 9 kilometreye ulaşan geniş yer altı galerileri ve geçitler bulunduğunu açıkladı.
  • Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı restorasyon çalışmaları kapsamında, yapının altındaki bu gizli bölümler bilimsel yöntemlerle taranarak güvenli hale getirilecek.
  • Güvenlik testleri ve restorasyon süreçleri tamamlanan bölümlerin, gelecekte ziyarete açılması planlanıyor.

İstanbul’un kalbinde, yüzyıllardır medeniyetlere ev sahipliği yapan Ayasofya, sadece görkemli kubbesi ve mozaikleriyle değil, aynı zamanda yerin derinliklerinde sakladığı gizemli yapısıyla da dikkat çekiyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un Kahramanmaraş’ta gerçekleştirdiği basın toplantısında paylaştığı bilgiler, tarih meraklılarını heyecanlandıran yeni bir gerçeği gün yüzüne çıkardı.

Ayasofya’nın Görünmeyen Yüzü: 9 Kilometrelik Yer Altı Ağı

Bakan Ersoy, Ayasofya’da yürütülen Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı restorasyon çalışmalarına değinirken, yapının sadece görünen kısmıyla değil, yeraltı katmanlarıyla da ilgilendiklerini belirtti. Ersoy, Ayasofya’nın altında yaklaşık 9 kilometreye kadar uzanan geniş yer altı galerileri, tüneller ve geçitlerin bulunduğunu ifade etti. Bu keşif, yapının mimari derinliğinin tahmin edilenden çok daha karmaşık olduğunu kanıtlıyor.

Günümüzde dünya genelinde dijitalleşme ve güvenlik tartışmaları sürerken, örneğin AB’den çocuklara dijital kalkan gibi modern düzenlemeler gündemdeki yerini koruyor. Ancak İstanbul, kendi tarihinin dijital ve fiziksel arşivini korumaya büyük önem veriyor. Ayasofya’daki bu restorasyon süreci, sadece bir tadilat değil, aynı zamanda tarihsel bir envanter çalışması niteliği taşıyor.

Restorasyon Süreci ve Bilimsel Yaklaşım

Kubbenin yüzyıllardır süregelen yapısal sorunlarını gidermek için bilim kuruluyla birlikte yoğun bir çalışma yürütüldüğünü belirten Ersoy, restorasyonun ibadet akışını aksatmadan yapıldığını vurguladı. Mühendislik harikası platformlar kurularak yapılan çalışmalarda, radar ve lazer taramaları ile yapının görünmeyen çatlakları tespit ediliyor. Bakan Ersoy, bu sürecin sadece kubbeyi değil, yapının altındaki tünel ağını da kapsadığını, güvenli bulunan bölümlerin ilerleyen dönemlerde ziyarete açılabileceğini müjdeledi.

Kültür mirasının korunması konusundaki bu hassas yaklaşım, Türkiye’nin dört bir yanındaki arkeolojik kazılarda da gözlemleniyor. Tıpkı teknoloji dünyasında Cohere ve Aleph Alpha birleşmesi gibi, kültürel miras alanında da farklı disiplinlerin bir araya gelerek “hızlı değil, yoğun” bir çalışma modeli benimsendiği belirtiliyor.

Öte yandan, kültürel mirasın korunması sadece İstanbul ile sınırlı değil. Deprem bölgesindeki tarihi eserler için 34 milyar liralık dev bir yatırım programı yürütülüyor. Bu durum, Türkiye’nin geçmişine sahip çıkma konusundaki kararlılığını bir kez daha ortaya koyuyor. Eğer arkeoloji meraklısıysanız, 2026’nın en iyi gastronomi rotaları ile bu tarihi bölgeleri gezerek hem lezzetli bir tur yapabilir hem de kültürel mirası yerinde keşfedebilirsiniz.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir