⏱️ Okuma Süresi: 3 dk
📝 Kelime: 511
🕐 Son Güncelleme: 17.09.2026 23:35
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Danıştay 4. Dairesi, Muğla Köyceğiz ve Ula sınırlarında yapılması planlanan Balcılar Barajı için yerel mahkemenin verdiği “ÇED Olumlu” kararı iptalini bozdu.
- Yerel mahkemenin esas aldığı bilirkişi raporu, Danıştay tarafından “bilimsel yeterlilik” açısından kusurlu ve çelişkili bulundu.
- Dosya yeniden incelenmek üzere yerel mahkemeye gönderilirken, proje sahasındaki sığla ormanları ve hassas ekosistem üzerindeki tartışmalar yeniden alevlendi.
Türkiye’nin çevre ve enerji gündemini yakından meşgul eden Balcılar Barajı davası kapsamında yeni bir hukuki dönemeç geçildi. Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü 21. Bölge (Aydın) Müdürlüğü tarafından Muğla’nın Köyceğiz ve Ula ilçeleri sınırlarında hayata geçirilmesi planlanan proje için yargıdan kritik bir hamle geldi. Bölgedeki doğal yaşam savunucularının ve köylülerin hukuk mücadelesinde Danıştay, yerel mahkeme kararını bozarak dosyayı yeniden inceleme altına aldı.
Balcılar Barajı ve Sulaması Projesinde Süreç Nasıl İşledi?
Sulama ve enerji amaçlı olarak tasarlanan ‘Balcılar Barajı ve Sulaması, Hidroelektrik Santralleri, Malzeme Ocakları, Kırma-Eleme-Yıkama Tesisi ve Beton Santrali’ projesi için 2022 yılının Mart ayında ÇED süreci resmi olarak başlatılmıştı. Uzun süren inceleme ve değerlendirmelerin ardından hazırlanan ÇED raporuna, 5 Ağustos 2024 tarihinde resmi olarak “ÇED Olumlu” raporu verilmişti. Ancak bu karar bölge halkı ve sivil toplum kuruluşları tarafından tepkiyle karşılandı.
Köyceğiz Çevre ve Doğa Koruma Derneği öncülüğünde bir araya gelen 91 vatandaş, söz konusu kararın iptali için Muğla 4. İdare Mahkemesi’nde dava açmıştı. Mahkeme, 21 Ekim’de yaptığı duruşma sonucunda “ÇED Olumlu” kararını iptal etmişti. Yerel mahkemenin gerekçesinde, projenin orman ekosistemi, biyolojik çeşitlilik, arıcılık ve çam balı üretimi üzerindeki olumsuz etkilerinin yeterince gözetilmediği vurgulanmıştı. Ayrıca projeyle birlikte yaklaşık 91 bin 840 ağacın kesileceği, orman yangınlarıyla mücadele planlamasının yetersiz olduğu ve sığla ağaçlarının tehdit altında kalacağı ifade edilmişti.
Danıştay’dan “Bilimsel Çelişki” Vurgusu
Yerel mahkemenin iptal kararının ardından dosya Danıştay’a taşındı. Danıştay 4. Dairesi, yerel mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunu hukuki ve bilimsel yeterlilik açısından kusurlu buldu. Davacı köylüler ve dernek adına hukuki süreci yürüten Avukat Arzu Alper, Danıştay’ın bozma kararının temel gerekçesini kamuoyuyla paylaştı.
Alper, bilirkişi heyetindeki çevre mühendisi, orman mühendisi ve biyoloğun olumsuz görüşlerine karşılık; jeoloji, inşaat, ziraat ve kimya mühendislerinin projeye olumlu yaklaşmasının Danıştay tarafından “çelişki” olarak değerlendirildiğini belirtti. Öte yandan, gündemi meşgul eden diğer bölgesel gelişmeler ve Bolu’da takipsizlik kararı iddialarına soruşturma başlatılması gibi yargıdaki hassasiyetler, hukuki süreçlerin şeffaflığının önemini bir kez daha gözler önüne serdi.
Önemli Doğa Alanı ve Hassas Ekoloji Tehlikede mi?
Hukuki süreç tüm hızıyla devam ederken, projenin yapılacağı sahanın ekolojik önemi dikkat çekiyor. Balcılar Barajı’nın inşa edilmesi planlanan bölge, Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda “Önemli Doğa Alanı” ve “Orman Alanı” statüsünde yer alıyor. Bununla birlikte, sulama sahalarının bir kısmının Köyceğiz-Dalyan Özel Çevre Koruma Bölgesi ile Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içerisinde kalması, çevrecilerin endişelerini artırıyor.
Ülke genelindeki bu tür büyük altyapı projeleri ve ekolojik dengeler, tıpkı ABD’den Suudi Arabistan’a F-35 onayı: 24.3 milyar dolarlık dev satış gibi ulusal ve uluslararası düzeyde stratejik tartışmaları beraberinde getirebiliyor. Danıştay’ın bozma kararının ardından Muğla 4. İdare Mahkemesi’nin dosyayı yeniden nasıl ele alacağı ve bilirkişi raporundaki çelişkileri nasıl gidereceği merakla bekleniyor.



