Gündem

BM’den Türkiye’ye LGBTİ+ Operasyonu Çağrısı: Serbest Bırakılsınlar

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi, Türkiye'de 150'den fazla LGBTİ+ birey ve hak savunucusunun gözaltına alınmasına tepki göstererek serbest bırakılmalarını istedi.

OKUMA AYARLARI
BM'den Türkiye'ye LGBTİ+ Operasyonu Çağrısı: Serbest Bırakılsınlar
BM'den Türkiye'ye LGBTİ+ Operasyonu Çağrısı: Serbest Bırakılsınlar
📍 Konum: Ankara, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 435
🕐 Son Güncelleme: 17.09.2026 23:11

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi, Türkiye’de 150’den fazla LGBTİ+ birey ve hak savunucusunun toplu şekilde gözaltına alınmasından endişe duyduğunu açıkladı.
  • Pazar günü 15 ilde eş zamanlı olarak “Ailem Güvende” adı altında düzenlenen operasyonlarda 162 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti.
  • BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, keyfi olarak gözaltına alınan kişilerin derhal serbest bırakılması ve insan haklarının korunması çağrısında bulundu.

Ankara, Türkiye — Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Ofisi, Türkiye genelinde gerçekleştirilen geniş çaplı operasyonlarda 150’den fazla LGBTİ+ birey ile hak savunucusunun gözaltına alınması üzerine resmi bir açıklama yayımladı. Uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandıran bu gelişme, insan hakları örgütleri ve yabancı diplomatik çevreler tarafından yakından takip ediliyor.

Geçtiğimiz pazar günü sabah saatlerinde, Türkiye’nin 15 farklı ilinde eş zamanlı olarak düğmeye basılmıştı. “Ailem Güvende” adı verilen operasyonlar kapsamında 162 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarılırken, aralarında Kaos GL Derneği yöneticilerinin de bulunduğu çok sayıda sivil toplum temsilcisinin evlerine, ayrıca bazı bar ve gece kulüplerine baskınlar düzenlendi. 9 kuruluş ve 13 şirket hakkında da arama kararı bulunduğu bildirildi.

BM’den “Derhal Serbest Bırakılsınlar” Çağrısı

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk adına yapılan açıklamada, söz konusu toplu gözaltı dalgasından duyulan derin endişe açık bir dille ifade edildi. Açıklamada, cinsel yönelim veya toplumsal cinsiyet kimliği temelinde hiçbir ayrımcılık yapılmaması gerektiğinin altı çizilerek, “Keyfi şekilde gözaltına alınan tüm bireylerin derhal serbest bırakılması gerekmektedir” denildi.

Ayrıca gözaltındaki kişilere yönelik kötü muamele iddialarının da titizlikle araştırılması gerektiği vurgulandı. Uzmanlar, bu tür operasyonların Türkiye’deki sivil toplum alanını daraltabileceğine ve temel hak ve özgürlükler üzerinde baskı oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Benzer şekilde, geçtiğimiz dönemlerde 39 ilde emniyet müdürü değiştiği yönündeki idari gelişmeler de kamuoyunda bürokratik hareketlilik olarak yorumlanmıştı.

Hükümetten “Aile Yılı” ve Koruma Vurgusu

Yaşanan gelişmeler, hükümetin 2026 yılını “Aile Yılı” ilan etmesinin hemen ardından hız kazandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha önce yaptığı çeşitli açıklamalarda LGBTİ+ hareketine karşı sert bir duruş sergilemiş, bu akımların ülkedeki doğum oranlarının düşüşünde etkili olduğunu savunmuştu.

Adalet Bakanı Akın Gürlek ise son operasyonları savunarak, bu girişimlerin temel amacının “çocukları ve aile kurumunu korumak” olduğunu belirtti. Hükümet kanadı, atılan adımların yasal çerçevede ve kamu düzenini sağlama amacıyla yapıldığını ifade ediyor.

Uluslararası Tepkiler Büyüyor

Türkiye’deki LGBTİ+ yapılanmalarına ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik baskılar yalnızca BM’nin değil, diğer uluslararası kurumların da radarında. Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O’Flaherty ve Avrupa Komisyonu Sözcüsü Christian Wigand da operasyonlardan duydukları kaygıyı dile getirdi. Avrupa Birliği yetkilileri, damgalama ve ayrımcılık içeren tutumların birliğin temel değerleriyle bağdaşmadığının altını çizdi. Öte yandan, ulusal gündemde sarsıntı yaratan bu olayların yanı sıra ülkede 2027 asgari ücret zammında 3 senaryo gibi ekonomik başlıklar da vatandaşların en çok merak ettiği konular arasında yer almayı sürdürüyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir