⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 397
🕐 Son Güncelleme: 17.09.2026 08:41
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Borsa İstanbul’da faaliyet gösteren Tera ve Pusula Portföy’ün yönettiği fonlarda temerrüt yaşanması, sermaye piyasalarında büyük bir likidite krizine yol açtı.
- Tera Portföy, 6 büyük fonunda iade kurallarını değiştirerek yatırımcıların nakit çıkışını ayda bir kez ve sınırlı hale getirdi; Pusula tarafında ise hisse değer kayıpları derinleşti.
- Yaşanan bu sarsıntı sonucu BIST 100 endeksi %6’nın üzerinde değer kaybederek devre kesici çalıştırırken, yatırımcılar fonlarına erişim noktasında büyük bir belirsizlikle karşı karşıya kaldı.
Türkiye sermaye piyasaları, son günlerde yatırım fonları merkezli peş peşe gelen temerrüt haberleri ve Borsa İstanbul’da yaşanan sert satış dalgasıyla çalkalanıyor. Yönettiği varlıklar trilyon lirayı bulan dev portföy yönetim şirketlerinin ödeme güçlüğüne düşmesi, finans dünyasında “fon depremi” olarak adlandırılan geniş çaplı bir krizi tetikledi. Yatırımcıların nakit çıkışlarının kısıtlanması ve devreden devre kesiciler, piyasadaki güven ortamını derinden sarstı.
Borsa İstanbul’da Sert Düşüş ve Devre Kesici
Krizin patlak verdiği gün, Borsa İstanbul adeta bir satış fırtınasına sahne oldu. BIST 100 endeksindeki kayıpların yüzde 6’yı aşmasıyla birlikte Endekse Bağlı Devre Kesici (EBDK) sistemi devreye girdi. Sadece ana endeks değil, bankacılık ve sanayi endekslerinde de görülen sert satışlar, endeksi 13 bin puanın altına çekti. Piyasa uzmanları, bu düşüşün sadece teknik bir düzeltme olmadığını, fonlardaki likidite sıkışıklığının bir sonucu olduğunu vurguluyor. Finansal İstikrar Komitesi tarafından takip edilen bu süreç, yatırımcı güveninin yeniden tesisi için kritik bir öneme sahip.
Tera Portföy’de Fonlara Erişim Kısıtlandı
Piyasadaki sarsıntının merkez üssünde yaklaşık 700 milyar liralık varlık yöneten Tera Grubu bulunuyor. Şirket, kurucusu olduğu Hisse Senedi Fonu (THF) ve Para Piyasası Fonu (TP2) için temerrüde düştüğünü resmen açıkladı. Ancak asıl şok, 102 bini aşkın yatırımcısı bulunan TLY fonu dahil olmak üzere toplam 6 fonun iade kurallarının değiştirilmesiyle yaşandı.
Eski sistemde T+2 kuralıyla günlük likidite sağlayan yatırımcılar, yeni düzenlemeyle “fonlara hapsoldu”. Artık fon birim pay değeri ayda sadece bir kez hesaplanacak ve ödemeler 10 iş günü gecikmeli yapılacak. Bu durum, piyasadaki likiditeyi kuruturken, ekonomik belirsizlikler döneminde küçük yatırımcıyı daha da savunmasız bırakıyor.
Pusula Grubu ve Katılımevim Düşüşü
Krizin diğer ayağında ise Pusula Portföy yer alıyor. Şirketin yönettiği fonlardaki değer kayıpları ve temerrüt iddiaları, grup bünyesindeki hisseleri doğrudan etkiledi. Özellikle Katılımevim (KTLEV) hisseleri, 69 lira seviyesindeki zirvesinden 27,46 liraya kadar gerileyerek sadece 13 günde yüzde 60 değer kaybetti. Tera Grubu’nun Pusula’yı devralma görüşmeleri ise piyasadaki soru işaretlerini gidermekten uzak kaldı. SPK ve BDDK süreçlerinin nasıl işleyeceği, yatırımcılar tarafından yakından takip ediliyor.
Sermaye piyasalarındaki bu “likidite dar boğazı”, gözleri denetleyici kurumların atacağı adımlara çevirdi. Yatırımcıların mağduriyetinin nasıl giderileceği ve fonların yeniden eski işleyişine dönüp dönemeyeceği önümüzdeki günlerde netleşecek.



