⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 463
🕐 Son Güncelleme: 17.09.2026 20:37
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- WikiLeaks kurucusu Julian Assange, iki yılı aşkın bir aranın ardından X (eski adıyla Twitter) platformundan “I’m back (Geri döndüm)” mesajıyla paylaşım yaptı.
- Haziran 2024’te ABD ile yaptığı anlaşma sonucunda serbest bırakılarak ülkesi Avustralya’ya dönen Assange, tahliyesinden bu yana sosyal medyada sessizliğini koruyordu.
- Paylaştığı fotoğrafta arkasındaki duvarda yer alan portreyi ve üzerindeki “free” yazısının kapatıldığını gösteren detay, kısa sürede milyonlarca görüntülenme aldı.
Dünya basın tarihinin en tartışmalı ve sarsıcı figürlerinden biri olan WikiLeaks kurucusu Julian Assange, uzun süredir akıllarda soru işaretleri bırakan sessizliğini nihayet bozdu. İki yılı aşkın bir sürenin ardından sosyal medya platformu X üzerinden dikkat çekici bir paylaşım yapan Assange, küresel gündemde yeniden birinci sıraya yerleşti.
Haziran 2024 tarihinde ABD makamlarıyla yapılan hukuki bir uzlaşma sonucunda özgürlüğüne kavuşan ve uzun yıllar süren cezaevi ile büyükelçilik sığınma macerasının ardından memleketi Avustralya’ya dönen Assange, o tarihten bu yana herhangi bir dijital açıklamada bulunmamıştı. Gelen son hamle, milyonlarca destekçisini ve dünya medyasını heyecanlandırdı.
“O Döndü” Mesajına Doğrudan Yanıt
WikiLeaks resmi hesabının paylaştığı ve arkasında kendi portresinin yer aldığı bir duvar resmini işaret ettiği fotoğrafı alıntılayan Julian Assange, gönderisine sade ama bir o kadar da iddialı bir ifade ekleyerek “I’m back (Geri döndüm)” dedi. Dikkat çeken görselde, portrenin arkasında daha önceden yazılmış olan ‘free’ (özgür) kelimesinin üzerinin kapatılmış olması ise çeşitli şekillerde yorumlandı.
Yayınlanmasından sadece dört saat sonra yaklaşık beş milyon kez görüntülenen ve 150 binden fazla beğeni toplayan bu kısa mesaj, küresel çapta büyük bir yankı uyandırdı. Bu süreçte uluslararası ilişkiler ve teknoloji dünyasında AB’den çocuklara sosyal medya yasağı gibi dijital düzenlemeler tartışılırken, Assange’ın bu denli güçlü bir dönüş yapması manidar bulundu.
Uzun ve Çileli Bir Mücadelenin Ardından
Julian Assange’ın bu sessizlik bozma hamlesi, ardında bıraktığı trajik ve yoğun hukuki süreçleri yeniden hatırlattı. 2010 ve 2011 yıllarında WikiLeaks aracılığıyla ABD’nin Afganistan ile Irak’taki askeri faaliyetlerine dair yüz binlerce gizli belgeyi ve diplomatik yazışmayı ifşa eden Assange, Washington yönetiminin hedef tahtasına oturmuştu. 2019 yılında hazırlanan iddianamede 18 ayrı suçlamayla karşı karşıya kalan ve toplamda 175 yıla kadar hapis cezası istenen aktivist, yıllarca süren bir hukuk savaşının kahramanı olmuştu.
İsveç’teki cinsel taciz iddiaları nedeniyle Haziran 2012’de Ekvador’un Londra Büyükelçiliği’ne sığınmak zorunda kalan Assange, burada yedi yıl boyunca mahsur kalmıştı. 11 Nisan 2019’da büyükelçilikten çıkarılarak tutuklanan ve kefalet şartlarını ihlal ettiği gerekçesiyle Londra’daki ağır güvenlikli cezaevlerinde beş yıl hatan yatan Assange, intihar riski raporlarına rağmen direnişini sürdürmüştü. Küresel ölçekte yaşanan bu tür krizler ve Akdeniz’de göçmen sayısı azaldı, ölümler rekor kırdı! gibi insan hakları meseleleri, Assange’ın savunduğu ilkelerin ne denli kritik olduğunu sık sık hatırlatmaya devam etti.
Buggel 2024’ün ortalarında varılan anlaşma neticesinde suçlamaları kabul ederek serbest kalan ve Avustralya’ya yerleşen ismin, bundan sonraki süreçte WikiLeaks faaliyetlerine hangi boyutta devam edeceği merakla bekleniyor. Sosyal medyadaki bu ani geri dönüş, yeni bir dönemin habercisi olarak yorumlanıyor.



