⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 377
🕐 Son Güncelleme: 17.09.2026 07:54
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul’da düzenlenen LGBTİ+ operasyonlarını protesto etmek amacıyla Çağlayan Adliyesi önünde toplanan 106 kişi gözaltına alınmıştı.
- ÇHD tarafından yapılan açıklamaya göre, gözaltına alınan tüm protestocuların çarşamba gecesi itibarıyla serbest bırakıldığı duyuruldu.
- Türkiye genelinde 15 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonlarda 81 kişi tutuklanırken, hukuki süreç ve tartışmalar devam ediyor.
Türkiye genelinde 15 ili kapsayan geniş çaplı LGBTİ+ operasyonu sonrasında yaşanan protestolar, yargı ve kamuoyu gündemindeki yerini koruyor. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde eşcinsel barları, gece kulüpleri ve aktivistlerin evlerine yönelik düzenlenen baskınların ardından, süreci protesto etmek için Çağlayan Adliyesi önünde bir araya gelen 106 kişi gözaltına alınmıştı.
Gözaltındaki Protestocular Serbest Bırakıldı
Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, adliye önündeki eylem sırasında gözaltına alınan 106 kişinin tamamının çarşamba gecesi itibarıyla serbest bırakıldığını bildirdi. Protestocular, “Ailem Güvende” adı altında yürütülen operasyonların hukuki dayanaklarını ve ifade özgürlüğüne yönelik kısıtlamaları eleştirmek amacıyla bir araya gelmişti.
Yaşanan bu gerilimli süreç, ülkemizdeki toplumsal kutuplaşma tartışmalarını da yeniden alevlendirdi. Özellikle ihraç edilen teğmenler ile ilgili devam eden hukuki süreçlerin gölgesinde, yargı sisteminin toplumsal olaylara yaklaşımı dikkatle izleniyor.
Gazeteciler de Gözaltı Kıskacındaydı
Operasyonları takip eden basın mensupları da gözaltı sürecinden nasibini aldı. BirGün muhabiri Sarya Toprak ve ARD muhabiri Sener Azak, görev başındayken gözaltına alınan isimler arasındaydı. Sarya Toprak’a, operasyonlar hakkında yaptığı sosyal medya paylaşımları ve haber takibi sırasında “eyleme katılma” iddiasıyla sorular yöneltildiği bildirildi.
Toprak, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, operasyonların sadece belirli bir grubu değil, genel bir yaşam biçimini hedef aldığını savunarak, “İktidarın ‘makbul’ yaşamın sınırlarını belirlediği bir baskı düzeni kuruluyor” ifadelerini kullanmıştı. Bu durum, Türkiye’deki finansal istikrar ve toplumsal düzen arayışlarının nasıl bir hukuki çerçeveye oturtulacağı sorusunu beraberinde getiriyor.
Operasyonun Bilançosu ve Yasal Süreç
Adalet İçin Hukukçular (AİH) verilerine göre, operasyon kararı 162 kişi, dokuz kuruluş ve 13 şirketi kapsıyor. Pazar sabahı başlayan ve 15 ilde eş zamanlı uygulanan baskınlar neticesinde toplam 81 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. Gözaltına alınan diğer şüphelilerin ise farklı kentlerdeki adli süreçleri devam ediyor. Kaos GL gibi sivil toplum kuruluşları, operasyonların anayasal hakları ihlal ettiğini savunarak, hukuki mücadelenin süreceğini duyurdu.
Toplumsal barış ve hukuk devleti ilkeleri ekseninde tartışılan bu operasyonlar, Türkiye’nin iç siyasi dengelerinde yeni bir döneme işaret ediyor. Önümüzdeki günlerde, tutuklanan kişilerin avukatları aracılığıyla yapacağı itirazların yargı tarafından nasıl değerlendirileceği merakla bekleniyor.



