⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 388
🕐 Son Güncelleme: 17.09.2026 15:16
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen “Ailem Güvende” operasyonları kapsamında, çeşitli dernekler ve şüpheliler hakkında “fuhuş” ve “müstehcenlik” gibi ciddi suçlamalarla soruşturma başlatıldı.
- CHP Genel Başkanı Özgür Özel, operasyonların “özensiz” olduğunu savunarak, soruşturmaya dahil edilen LGBT derneklerine ve cinsel sağlık alanında faaliyet gösteren kuruluşlara destek verdi.
- Adalet Bakanlığı’nın yargı sürecine müdahale ettiğini iddia eden Özel, savcılık makamının suç isnatlarını görmezden gelerek operasyonun hukuki zeminini eleştirdi.
Türkiye gündemine oturan “Ailem Güvende” operasyonları, siyaset arenasında yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve aralarında SPoD, HEVİ, LİSTAG gibi yapıların bulunduğu derneklere yönelik yapılan işlemleri sert bir dille eleştirdi. Özel, operasyonun “fevkalade özensiz” olduğunu belirterek, sürecin kriminalize edici bir yapıya büründüğünü savundu.
Operasyonun Kapsamı ve İddialar
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma; “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “fuhuş”, “müstehcenlik” ve “uyuşturucu madde bulundurma” gibi ağır suçlamaları içeriyor. Savcılık kaynakları, özellikle reşit olmayan bireylerin cinsel yönelim konularında yönlendirildiğine dair delillere ulaşıldığını belirtirken, bu süreçte dijital manipülasyona karşı atılan adımlar gibi güvenlik odaklı denetimlerin önemi vurgulanıyor.
Özgür Özel ise bu suç isnatlarına odaklanmak yerine, operasyonun hedef aldığı kurumların “HIV/AIDS ile mücadele eden” yapılar olduğunu öne sürerek, bu derneklerin soruşturmaya dahil edilmesine karşı çıktı. Özel’in bu çıkışı, kamuoyunda “değerler tartışması” olarak nitelendirilen bir kutuplaşmayı da beraberinde getirdi.
Adalet Bakanlığı ile Yargı Yetkisi Tartışması
Özel’in eleştirilerinin bir diğer odağı ise Adalet Bakanlığı oldu. Bakanlığın başsavcılıklara talimat veremeyeceğini belirten Özel, “Bu operasyonun yapılmasına Adalet Bakanlığı karar veremez” diyerek yargı bağımsızlığı vurgusu yaptı. Ancak hukuk çevreleri, bakanlığın 81 ildeki başsavcılıklara gönderdiği genelgelerin idari bir koordinasyon niteliğinde olduğunu hatırlatıyor. Benzer şekilde, ülkemizdeki stratejik hamleler ve savunma politikaları gibi konularda da devlet kurumlarının koordineli çalışmasının temel bir devlet refleksi olduğu biliniyor.
Diğer taraftan, operasyonlar sürerken ülke genelinde farklı alanlardaki denetimler de hız kesmiyor. Örneğin, yasadışı bahis operasyonları gibi toplumun genel huzurunu bozan suç unsurlarına karşı yürütülen çalışmalar, güvenlik güçlerinin “Ailem Güvende” kapsamındaki kararlılığı ile benzerlik gösteriyor.
Siyasetin LGBT Derneklerine Bakışı
Özgür Özel, “Bu operasyonlar bir gerçeği görmezden gelmek istiyor olabilir ama bu, o gerçeği ortadan kaldırmaz” ifadelerini kullanarak, LGBT derneklerine yönelik desteğini net bir şekilde ortaya koydu. Soruşturma dosyalarında ise derneklerin yurt dışı fonları ve usulsüz faaliyetleri olduğuna dair iddialar ön plana çıkıyor. Kamuoyu, yargı kararının çıkacağı günü beklerken, siyasi tartışmaların operasyonun hukuki seyrini etkileyip etkilemeyeceği merak konusu.



