⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 413
🕐 Son Güncelleme: 17.09.2026 08:49
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Sudan’ın Nuhud kentindeki Zera altın madeninde meydana gelen büyük göçük sonucunda 82 madencinin cansız bedenine ulaşıldı.
- Yerel yetkililer, birbirine bağlı maden kuyularına yayılan göçük nedeniyle çok sayıda işçinin hala toprak altında olduğunu ve kurtarma çalışmalarının ağır iş makinesi eksikliğiyle engellendiğini bildirdi.
- Geleneksel madencilik faaliyetlerinin yoğun olduğu bölgede, 30 metre derinlikteki mahsur kalanlara ulaşmak için yürütülen çalışmalar kısıtlı imkanlarla devam ediyor.
Sudan’ın Nuhud kentinde faaliyet gösteren Zera altın madeninde yaşanan facia, ülkedeki geleneksel madencilik sektörünün tehlikeli yüzünü bir kez daha gözler önüne serdi. Hızlı Destek Kuvvetleri’nin (HDK) kontrolü altında bulunan bölgede meydana gelen göçükte, resmi verilere göre 82 kişi hayatını kaybetti. Uzmanlar, toprak altındaki arama kurtarma çalışmalarının, bölgedeki altyapı yetersizliği ve ağır iş makinelerinin eksikliği nedeniyle oldukça yavaş ilerlediğini belirtiyor.
30 Metre Derinde Can Pazarı
Nuhud kentinin 163 kilometre kuzeybatısındaki Berakik bölgesinde yer alan Zera madeninde yaşanan felaket, Mayıs 2025’te faaliyete geçen maden kuyularından birinde başladı. Göçüğün, kuyuların birbirine bağlı yapısı nedeniyle kısa sürede yayıldığı ve büyük bir alana etki ettiği belirtiliyor. Acil Müdahale Odaları üyesi Süleyman Ebu Himeyda, ekiplerin hummalı çalışmasına rağmen 30 metre derinlikteki noktalara ulaşmanın teknik olarak oldukça zor olduğunu ifade etti.
Göçükten sağ kurtulan işçilerden Hayr es-Seyyid Cebara, yaşadığı dehşeti şu sözlerle aktardı: “Toprak ve kaya parçalarını kaldırmak için gerekli ağır iş makineleri burada yok. 30 metreden daha derindeki arkadaşlarımıza ulaşmakta çaresiz kalıyoruz.” Bu durum, ülkede Türkiye’nin petrol arama hamlesi gibi büyük ölçekli ve teknolojik altyapıya dayalı projelerin aksine, geleneksel madenciliğin ne kadar ilkel şartlarda yürütüldüğünü ortaya koyuyor.
Geleneksel Madencilikte Risk Faktörü
Sudan genelinde yaklaşık 2 milyondan fazla kişinin geçimini sağladığı geleneksel madencilik sektörü, ülkenin toplam altın üretiminin yaklaşık yüzde 80’ini oluşturuyor. Ancak bu ekonomik devin arkasında, güvenlikten yoksun çalışma koşulları ve denetimsizlik gibi ciddi sorunlar yatıyor. Benzer şekilde, finansal piyasalardaki istikrarsızlıkların nasıl büyük krizler doğurduğunu, Finansal İstikrar Komitesi’nden fon piyasası için kritik açıklama metninde gördüğümüz gibi, Sudan’daki maden kazaları da endüstriyel denetimin hayati önemini hatırlatıyor.
Olay yerindeki arama kurtarma çalışmalarında yalnızca özel mülkiyete ait tek bir iş makinesinin kullanılabiliyor olması, felaketin boyutunun büyümesine neden oldu. Sudan Doktorlar Ağı, daha önce yaptığı açıklamada ölü sayısının 67 olduğunu duyurmuştu; ancak son gelen bilgilerle bu sayının 82’ye yükselmesi, kayıp listesinin daha da kabarabileceği endişesini beraberinde getiriyor. Yerel yönetim yetkilileri, bölgedeki diğer kuyularda da çökme riski bulunduğunu belirterek madencileri uyardı.
Dünyanın dört bir yanında yaşanan bu tür trajediler, yapay zekada tehlikeli dönüşüm süreçlerinin aksine, insan hayatının korunması için temel güvenlik protokollerinin hala en öncelikli konu olduğunu kanıtlıyor.



