Gündem

149 Yıllık Rekor Kapıda: Mega El Nino Türkiye’yi Nasıl Etkileyecek?

TÜBA Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, 1877'den bu yana görülmeyen Mega El Nino'nun 2027'de geri döneceğini açıkladı. Türkiye'de yağışlar ve su durumu ne olacak?

OKUMA AYARLARI
149 Yıllık Rekor Kapıda: Mega El Nino Türkiye'yi Nasıl Etkileyecek?
149 Yıllık Rekor Kapıda: Mega El Nino Türkiye'yi Nasıl Etkileyecek?
📍 Konum: Ankara, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 400
🕐 Son Güncelleme: 18.09.2026 07:49

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, 1877 yılından bu yana görülmeyen “Mega El Nino” doğa olayının 2027 yılında yaşanma ihtimalinin yüzde 90 seviyesine ulaştığını duyurdu.
  • Okyanus sularının 2 dereceden fazla ısınmasıyla karakterize edilen bu doğa olayı, Türkiye genelinde önümüzdeki dönemde yağışların ortalamanın üzerinde seyredeceğini işaret ediyor.
  • Uzmanlar, baraj doluluk oranlarının artmasının beklendiğini ancak buna rağmen su tasarrufunun hayati bir zorunluluk olduğunu vurguluyor.

Türkiye, iklim değişikliği ve küresel doğa olaylarının etkisiyle tarihi bir dönemece giriyor. Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, yaptığı son açıklamalarla kamuoyunun dikkatini 2027 yılına çevirdi. Yaşar, dünyayı en son 1877 yılında etkisi altına alan ve “Mega El Nino” olarak adlandırılan devasa doğa olayının geri dönmek üzere olduğunu belirtti.

Mega El Nino Nedir ve Neden Önemli?

El Nino, okyanus sularının ısınmasıyla tetiklenen ve küresel iklim dengelerini kökten değiştiren bir fenomendir. Prof. Dr. Doğan Yaşar’ın verdiği bilgilere göre, ısınma derecesi 1 derece civarında olduğunda ‘normal’, 1-2 derece arasında ‘Süper’, 2 derecenin üzerine çıktığında ise ‘Mega El Nino’ olarak kategorize ediliyor. Şu anki veriler, bu olayın gerçekleşme ihtimalinin yüzde 90 seviyesine fırladığını kanıtlıyor. Bu durum, sadece Türkiye’yi değil, tüm dünyayı etkileyecek bir meteorolojik sürece işaret ediyor.

Dünya genelindeki bu hareketlilik, Japonya’da Tarihi Karar: Faizler 31 Yılın Zirvesine Yükseldi! gibi küresel ölçekli ekonomik ve sosyal değişimlerin de tetikleyicisi olabilir. İklimin değişmesi, tarımdan enerjiye kadar geniş bir yelpazede stratejik planlamayı zorunlu kılıyor.

Türkiye’de Su Krizi Bitiyor mu?

Yaşar’ın açıklamalarına göre, Türkiye 2025 yılı itibarıyla kuraklık dönemini geride bıraktı. 2035 yılına kadar Türkiye genelinde ciddi bir su sorunu yaşanması beklenmiyor. Önümüzdeki 10 yıllık sürecin 7-8 yılının yağışlı geçeceği öngörülüyor. Barajlardaki doluluk oranları ise bu iyimser tabloyu destekler nitelikte. Özellikle İstanbul’da Kentsel Dönüşümde Büyük Gün: 1642 Konut Teslim Ediliyor haberinde olduğu gibi, altyapı çalışmalarının iklim verileriyle uyumlu hale getirilmesi önem arz ediyor.

Ancak uzmanlar, barajların doluluğunun bir rehavet yaratmaması gerektiği konusunda uyarıyor. Prof. Dr. Yaşar, “Su varsa devlet vardır” ilkesini hatırlatarak, her bir damlanın tasarruflu kullanılması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, aşırı yağışların altyapısı zayıf şehirlerde sel riski oluşturabileceği ve özellikle İzmir gibi zemin yapısı hassas bölgelerde yapısal risklerin göz ardı edilmemesi gerektiği belirtiliyor.

Dünya gündemi sadece iklimle değil, aynı zamanda Trump’tan İran Kararı: Körfez Liderlerini New York’a Çağırdı! gibi jeopolitik gelişmelerle de şekillenmeye devam ediyor. İklim verileri ve siyasi gelişmeler, geleceğin dünyasını inşa ederken en büyük iki belirleyici olacak.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir