⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 424
🕐 Son Güncelleme: 18.09.2026 14:21
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Osmanlı Padişahı II. Bayezid’in eşi ve Şehzade Korkud’un annesi Nigar Hatun’un Antalya’daki türbesi, yaklaşık 5 asırlık geçmişiyle kentin en önemli tarihi mirasları arasında yer alıyor.
- Mimari özellikleri ve kitabeleriyle dikkat çeken 15. yüzyıl yapısının kim tarafından ve tam olarak hangi tarihte inşa edildiği gizemini koruyor.
- Yüzyıllar içinde çeşitli onarımlardan geçen ve 1961’de kapsamlı bir yenileme gören türbe, yerli ve yabancı ziyaretçilerin akınına uğruyor.
Osmanlı hanedanının Akdeniz’deki izlerini günümüze taşıyan en önemli yapılardan biri olan Nigar Hatun Türbesi, kökleri 15. yüzyıla uzanan tarihiyle dikkat çekiyor. 1450-1503 yılları arasında yaşayan, Osmanlı Padişahı II. Bayezid’in eşi ve Şehzade Korkud ile Fatma Sultan’ın annesi olan Nigar Hatun’un ebedi istirahatgâhı olan bu yapı, aradan geçen beş asra rağmen ayakta kalmayı başardı.
Şehzade Korkud ile Antalya’ya Gelen Bir Hayat
Şehzadeler arasındaki taht mücadelesinin yoğunlaştığı dönemde, Şehzade Korkud sancağın merkezi olan Antalya’ya görevlendirildi. Bu önemli görevlendirmenin ardından annesi Nigar Hatun da oğluyla birlikte kente yerleşti. İlim, edebiyat ve musikiyle yakından ilgilenen Şehzade Korkud 1509 yılına kadar Antalya’da görev yaparken, hayatının son dönemini burada geçiren Nigar Hatun ise 1503 yılında hayata gözlerini yumdu.
Türbedeki ayak taşı kitabesinde, Nigar Hatun’un ölümünün hicri 908 yılının ramazan ayında gerçekleştiği bilgisi yer alıyor. Başucundaki kitabede ise Abdullah Vehbi’nin kızı ve II. Bayezid’in oğlu Şehzade Korkud’un annesi olduğu açıkça belirtiliyor.
Mimari Yapısı ve Gizemini Koruyan İnşası
Kare tuğla döşeli türbenin ortasında doğu-batı doğrultusunda yer alan sandukanın baş ve ayak taşlarında üçer satırlık kitabeler bulunmaktadır. Selçuklu türbelerini andıran altıgen planlı yapı; kesme taş, moloz taş ve tuğla malzemeler harmanlanarak inşa edilmiştir. Yapının üzeri içten dilimli sivri kubbe, dıştan ise kiremitle kaplı piramidal bir külahla örtülmüştür.
Nigar Hatun Türbesi hakkındaki en büyük gizem ise yapının kim tarafından ve hangi tarihte inşa ettirildiğinin kesin olarak bilinmemesidir. Ancak mimari özellikleri incelendiğinde, eserin en erken 15’inci yüzyıl Osmanlı Dönemi’ne ait olduğu değerlendirilmektedir. Tarih boyunca çeşitli müdahalelere maruz kalan yapıda, 1961 yılında kapsamlı bir yenileme gerçekleştirilmiştir. Bu restorasyon sürecinde dış duvarlar taşla kaplanmış ve kalın harçlı taklit derzlerle çevrelenmiştir.
Ülke genelinde geçmişin izleri sürülürken, tıpkı siyaset gündeminde yoğun mesai harcanması gibi kültürel mirasa sahip çıkma bilinci de artmaktadır. Öte yandan uzmanlar, gelecekteki olası iklim değişimlerine karşı tarihi yapıların korunması gerektiğini vurgularken, meteorolojik otoritelerin yaptığı 149 yıl sonra mega El Nino tehlikesi gibi uyarılar, açık alandaki tarihi eserlerin koruma altına alınmasının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Bugün Osmanlı hanedanının Antalya ile bağını koparmayan Nigar Hatun Türbesi, mimari dokusu, mezar kitabeleri ve manevi atmosferiyle kentin kültürel hafızasını beslemeye devam ediyor. Tarihi yapıyı ziyaret eden vatandaşlar ve turistler, burada dualar ederek geçmişe manevi bir yolculuk yapıyor.



