Gündem

Balcılar Barajı davasında Danıştay kararı bozdu

Muğla'daki Balcılar Barajı projesi için verilen ÇED iptal kararı Danıştay tarafından bozuldu. Dosya, yerel mahkemede yeniden incelenecek.

OKUMA AYARLARI
Balcılar Barajı davasında Danıştay kararı bozdu
Balcılar Barajı davasında Danıştay kararı bozdu
📍 Konum: Muğla, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 3 dk
📝 Kelime: 598
🕐 Son Güncelleme: 18.09.2026 00:07

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Muğla’nın Köyceğiz ve Ula ilçelerinde yapılması planlanan Balcılar Barajı ve HES projesi için daha önce verilen “ÇED Olumlu” kararı, yerel mahkeme tarafından iptal edilmişti.
  • Danıştay 4. Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozarak bilirkişi raporundaki bilimsel çelişkilere ve değerlendirme eksikliklerine dikkat çekti.
  • Dosya, yeniden yargılama ve detaylı inceleme yapılmak üzere yerel mahkemeye geri gönderildi.

Türkiye’nin çevre ve enerji gündemini yakından meşgul eden Balcılar Barajı davası yeni bir hukuki evreye girdi. Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü 21. Bölge (Aydın) Müdürlüğü tarafından Muğla’nın Köyceğiz ve Ula ilçeleri sınırları içinde yer alan Balcılar Mahallesi Alacık mevkiinde hayata geçirilmesi planlanan dev proje için yargı süreci tüm hızıyla sürüyor. Sulama ve enerji amaçlı inşa edilmesi öngörülen Balcılar Barajı ve Sulaması, Hidroelektrik Santralleri (HES), Malzeme Ocakları, Kırma-Eleme-Yıkama Tesisi ile Beton Santrali projesi hakkında verilen kararlar kamuoyunda geniş yankı uyandırıyor.

ÇED Süreci ve Yerel Mahkemenin İptal Kararı

Proje kapsamında ilk resmi adımlar 2022 yılının Mart ayında atılmış, hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu (İDK) tarafından incelenerek 2023 yılının Ağustos ayında son şeklini almıştı. Tartışmaların odağındaki projeye, 5 Ağustos 2024 tarihinde resmi olarak “ÇED Olumlu” raporu verilmişti.

Ancak bu karara karşı, bölge halkı ve sivil toplum kuruluşları hukuki mücadele başlatmıştı. Balcılar Mahallesi’nde yaşayan vatandaşlar ile Köyceğiz Çevre ve Doğa Koruma Derneği’nin oluşturduğu 91 kişilik davacı grup, “ÇED Olumlu” kararının iptali istemiyle Muğla 4. İdare Mahkemesi’nde dava açmıştı. 21 Ekim’de görülen duruşma sonucunda Muğla 4. İdare Mahkemesi, projeye verilen ÇED olumlu kararını iptal etmişti.

Bilirkişi Raporu ve Ekosistem Tartışmaları

Yerel mahkemenin iptal kararında, hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitler kilit rol oynamıştı. Raporda, projenin orman ekosistemi, biyolojik çeşitlilik, arıcılık ve çam balı üretimi üzerindeki olumsuz etkilerinin yeterince analiz edilmediği vurgulanmıştı. Hesaplamalara göre yaklaşık 91 bin 840 ağacın kesileceği projede, orman yangınlarıyla mücadele konusunda stratejik planlama eksiklikleri olduğu ifade edilmişti. Ayrıca fauna değerlendirmesinde omurgasız canlıların ve arı popülasyonlarının ihmal edildiği, bölgenin simgesi olan sığla ağaçlarına yönelik olası tehditlerin göz ardı edildiği raporda yer almıştı.

Doğal yaşamı ve endemik türleri koruma adına atılan adımlar sürerken, Türkiye genelinde ekosistemleri tehdit eden benzeri gelişmeler ve çevre suçlarıyla mücadele haberleri de yakından takip ediliyor. Özellikle doğa dengesini korumaya yönelik son operasyonlar ve hukuki gelişmeler için Kocaeli’de 460 Milyonluk Yasadışı Bahis Operasyonu: 2 Paravan Şirket gibi ülke genelindeki operasyon ve denetim haberleri de gündemdeki yerini koruyor. Diğer yandan, bölgenin hassas yapısının korunması gerekliliği her fırsatta dile getiriliyor.

Danıştay’dan “Bilimsel Çelişki” Vurgusu

Yerel mahkemenin iptal kararının ardından dosya Danıştay’a taşındı. Danıştay 4. Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozarak süreci yeniden başlattı. Davacı köylüler ve Köyceğiz Çevre ve Doğayı Koruma Derneği adına hukuki süreci yürüten Avukat Arzu Alper, Danıştay’ın yerel mahkemenin esas aldığı bilirkişi raporunu “bilimsel yeterlilik” açısından kusurlu bulduğunu açıkladı.

Kararda, bilirkişi heyetindeki çevre mühendisi, orman mühendisi ve biyoloğun projeye olumsuz görüş bildirmesine karşın; jeoloji, inşaat, ziraat ve kimya mühendislerinin olumlu görüş sunmasının bir “çelişki” olarak değerlendirildiği belirtildi. Avukat Alper ise bu durumun bir çelişki değil, bilimin farklı disiplinlerden gelen çok yönlü uyarıları olduğunu savundu.

Önemli Doğa Alanı ve Özel Çevre Koruma Bölgeleri

Balcılar Barajı’nın inşa edilmek istendiği sahanın hukuki statüsü de davanın en kritik unsurlarından birini oluşturuyor. Proje alanı, Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda ‘Önemli Doğa Alanı’ sınırları içerisinde ve ‘Orman Alanı’ kullanımında kalıyor. Bununla birlikte, proje kapsamındaki sulama alanlarının bir bölümü Köyceğiz-Dalyan Özel Çevre Koruma Bölgesi ile Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi’nin hassas sınırları içinde yer alıyor. Bölgedeki sığla ormanları ve eşsiz deltalar, projenin yaratacağı tahribat endişelerini artırıyor. Danıştay’ın bozma kararının ardından yerel mahkemenin dosyayı yeniden nasıl ele alacağı ve bilirkişi heyeti raporunun nasıl şekilleneceği çevreciler ve bölge halkı tarafından büyük bir dikkatle bekleniyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir