⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 416
🕐 Son Güncelleme: 18.09.2026 10:02
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- BM Genel Kurul Başkanı, 81. Genel Kurul toplantıları öncesinde Türkiye’nin insani yardım ve mülteci krizlerindeki özverili tutumunu övdü.
- BM’ye olan güvenin azaldığına dikkat çeken Başkan, kurumun sahadaki başarısının “iyi anlatılmadığını” ve çatışmaların çözümsüz kalmasının güveni sarstığını belirtti.
- Çözümün anahtarının diyalog olduğunu vurgulayan Başkan, üye ülkeleri ortak zemin bulmaya ve köprüler kurmaya davet etti.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, 81. dönem toplantılarına hazırlanırken, BM Genel Kurul Başkanı, küresel barış ve insani yardımlar konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Özellikle Türkiye’nin mülteci krizleri ve insani yardım süreçlerindeki rolüne özel bir parantez açan Başkan, bu özverili çalışmaları “asla unutmayacağım” sözleriyle nitelendirdi.
BM’nin Sahadaki Görünmez Başarıları
Dünyada BM’ye yönelik güvenin zayıfladığına dair yaygın bir kanaat olduğunu kabul eden Genel Kurul Başkanı, bu durumu iki temel nedene bağladı. İlk olarak, BM’nin çatışma bölgelerinde ve mülteci kamplarında yürüttüğü başarılı çalışmaların dünya kamuoyuna yeterince yansıtılmadığını ifade etti. Başkan, “Bu güzel hikayeler manşetlere çıkmıyor; akşam haberlerinde onlardan bahsedilmiyor” diyerek BM’nin iletişim eksikliğine dikkat çekti.
Öte yandan, küresel ölçekte yaşanan devasa çatışmaların çözümsüz kalmasının, kurumun imajını olumsuz etkilediğini belirtti. Bu süreçte, dünya gündemini meşgul eden İsrail bağlantılı dev dolandırıcılık şebekesi gibi karmaşık uluslararası meselelerin yanı sıra, ekonomik krizlerin de ülkelerin BM’ye olan bakışını değiştirdiği ifade ediliyor. Başkan, özellikle gelişmekte olan ülkelerin enerji fiyatları gibi konularda çatışmaların “masum kurbanları” haline geldiğini vurguladı.
Güvenlik Konseyi ve Çözümsüzlük Sarmalı
BM’nin yapısal sorunlarına da değinen Başkan, özellikle BM Güvenlik Konseyi (BMGK) üyeleri arasındaki anlaşmazlıkların dünya barışını baltaladığını belirtti. “Büyük güçler, hayatlarımızı alt üst eden kritik konularda anlaşamıyor gibi görünüyor” diyen Başkan, bu durumun kurumsal bir tıkanıklığa yol açtığını ifade etti. Bu tür büyük küresel değişimler bazen ABD’nin Avrupa’dan çekilmesi gibi stratejik hamlelerle birleştiğinde, dünya siyasetinde daha büyük boşluklar doğurabiliyor.
Diyalog Tek Çözüm Yolu
Tüm zorluklara rağmen umudunu koruyan Genel Kurul Başkanı, diyalogdan vazgeçilmemesi gerektiğini yineledi. “Diyalog başarısız olduğunda yıkım olur ve yıkım olduğunda diyaloğa geri döneriz” diyen Başkan, görevi süresince tüm üye ülkeleri masanın etrafında tutmaya ve ortak bir zemin inşa etmeye çalışacağını söyledi. Bu süreç, tıpkı YÖK’ün uluslararası öğrenciler için başlattığı yeni kadro yolu gibi, farklı disiplinlerde köprüler kurmanın önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
Başkan, özellikle Bangladeş’in Rohingya meselesinden sorumlu olduğu dönemde Türkiye ile yakın iş birliği yaptığını belirterek, Türkiye’nin insani krizlerdeki duruşunun BM için örnek teşkil ettiğini sözlerine ekledi. Gelecek dönemde, BM’nin daha görünür ve çözüm odaklı bir yapıya kavuşması için yoğun bir mesai harcanması bekleniyor.



