⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 450
🕐 Son Güncelleme: 18.09.2026 14:49
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Borsa İstanbul’da günlerdir süren düşüş ve fon piyasasındaki çalkantı, Pusula Portföy ile Tera Portföy’ün bazı fonlarının temerrüde düşmesiyle zirveye ulaştı.
- Finans uzmanlarına göre kriz, bazı fonların az işlem gören sığ hisseleri suni olarak yüksek fiyatlarla alıp kağıt üzerinde yüksek getiri göstermesiyle başladı.
- SPK’nın portföy çeşitlendirme zorunluluğu getiren yeni rehberi ve artan satış baskısının ardından piyasayı korumak için kamu kurumları ve denetleyiciler sert önlemler açıkladı.
İSTANBUL, TÜRKİYE — Borsa İstanbul piyasalarında günlerdir yaşanan hareketlilik ve sert düşüşler, ekonomi gündeminin ilk sırasına yerleşti. Hükümet ve ilgili denetleyici kurumlar piyasadaki tansiyonu düşürmek için peş peşe kritik önlemler açıklarken, gözler fon piyasalarındaki çalkantının kökenine çevrildi. 16 Eylül tarihinde Pusula Portföy ve Tera Portföy şirketlerine ait bazı yatırım fonlarının temerrüde düşmesi, sektördeki riskleri gözler önüne serdi.
Yaşanan bu gelişmelerin ardından kamu otoritelerinin hızlı müdahalesiyle BIST 100 endeksi 13 bin puan sınırının üzerine tırmanmayı başarsa da, yatırımcıların zihnindeki “Param güvende mi?” sorusucelliğini koruyor. Uzmanlar, küresel ve yerel piyasalardaki bu tür dalgalanmaları yakından takip ederken, teknolojideki gelişmeler ve yapay zeka alanındaki yenilikler gibi farklı dinamikler de yatırımcıların radarında yer alıyor. Örneğin, Google DeepMind’dan AGI Hamlesi: Yeni Enstitü Kuruldu gelişmeleri teknoloji yatırımcılarının stratejilerini şekillendirirken, yerel cephede borsa krizinin detayları netleşiyor.
Fon Krizi Nasıl Başladı ve Büyüdü?
Türkiye genelinde faaliyet gösteren çok sayıda yatırım fonu, bireysel ve kurumsal yatırımcılardan topladıkları sermayeyi hisse senedi, kıymetli madenler ve benzeri enstrümanlar aracılığıyla değerlendiriyor. Ancak Sabancı Üniversitesi Finansal Mükemmeliyet Direktörü Profesör Yiğit Atılgan’ın aktardığına göre, bazı fonlar piyasada “sığ hisse” olarak bilinen, işlem hacmi düşük ve küçük ölçekli şirketlerin hisselerini yüklü miktarlarda toplayarak fiyatları suni biçimde yukarı çekti.
Hisselerin değeri yapay olarak artırıldığında, bu kağıtlara yatırım yapan fonların da portföy değeri kağıt üzerinde katlanıyordu. Uzmanlar, arkasında somut bir ekonomik değer bulunmayan bu hareketlerin %3.000’i aşan suni getiriler ürettiğine dikkat çekiyor. Bu olağanüstü ve yanıltıcı yükselişler, ne yazık ki küçük yatırımcıların da ilgisini çekerek riskli fonlara yönelmelerine zemin hazırladı.
SPK’nın Yeni Düzenlemesi ve Piyasadaki Panik
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 28 Ağustos tarihinde yatırım fonlarına yönelik rehberinde kapsamlı bir değişikliğe gitti. Yapılan düzenlemeden önce fonlar varlıklarının tamamını tek bir hisse senedine yatırabilirken, yeni kararla birlikte portföy çeşitlendirmesi zorunlu hale getirildi. Buna göre, fon varlıklarının %20’sinden fazlasının tek bir gruba ait varlıklara yatırılması yasaklandı ve sığ hisselerin yüklü alımları engellendi.
Fonların yıl sonuna kadar ellerindeki bu riskli hisseleri kademeli olarak elden çıkarması kararlaştırıldı. GCM Yatırım Başekonomisti Evren Kırıkoğlu ve Phoenix Danışmanlık Kurucusu İris Cibre’nin değerlendirmelerine göre, hisselerdeki düşüşün hızlanmasıyla yatırımcılar fonlardan kaçmaya başladı. Doğa dışı yöntemlerle şişirilen fiyatların çökmesi, fonların talepleri karşılayamamasına ve nihayetinde Pusula Portföy ile Tera Portföy örneklerinde görüldüğü gibi temerrüt ilan edilmesine yol açtı. Öte yandan, Türkiye’nin iç dinamiklerindeki sükunet ve ekonomik tedbirler sürerken, İstanbul’da Kentsel Dönüşümde Kura Heyecani: 1.642 Konut Sahibini Buldu gibi sevindirici gelişmeler de ülke gündemindeki diğer başlıklar arasında yer alıyor.



