⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 427
🕐 Son Güncelleme: 18.09.2026 10:10
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- DTÖ Genel Direktörü Okonjo-Iweala, Hürmüz Boğazı ve Orta Doğu’daki gelişmelerin etkisiyle küresel ticaretin son 80 yılın en büyük aksaklığıyla karşı karşıya olduğunu açıkladı.
- Yapay zeka ürünleri ticarette dinamizmi korusa da, bu büyümenin sürdürülebilirliği ve bölgesel kapsayıcılığı konusunda ciddi endişeler dile getiriliyor.
- Artan enerji ve gıda maliyetlerinin, ticaret yollarındaki değişimle birleşerek ekonomik büyümeyi olumsuz etkileme riski taşıdığı belirtiliyor.
Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Genel Direktörü Ngozi Okonjo-Iweala, küresel ticaret sisteminin İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana karşılaştığı en ciddi sınavdan geçtiğini duyurdu. DTÖ Kamu Forumu kapsamında yapılan değerlendirmelerde, küresel ticaretin yüzde 72’sinin kural bazlı sistem çerçevesinde yürütüldüğü hatırlatılırken, mevcut jeopolitik kırılmaların bu yapıyı derinden sarstığı vurgulandı.
Ticaret Akışında “Yapay Zeka” Paradoksu
Küresel mal ticareti, geçen yıl beklentilerin üzerine çıkarak yüzde 4,6 oranında büyüdü. Bu yıl için öngörülen büyüme tahmini ise yüzde 1,9 seviyesinde olsa da, ilk çeyrekteki yüzde 3,2’lik performans ticaretin hala dinamik olduğunu kanıtlıyor. Okonjo-Iweala, bu dinamizmin arkasında yapay zeka ürünlerinin yattığını belirtti. Özellikle yarı iletken çipler ve işlemciler gibi kritik bileşenlerin ticaretinde gümrük vergilerinin düşük tutulması, sektörü ayakta tutan en önemli faktörlerden biri.
Ancak uzmanlar, bu büyümenin sürdürülebilirliği konusunda temkinli. Yapay zeka ticaretinin sağladığı faydaların büyük oranda Kuzey Amerika ve Doğu Asya’ya yoğunlaşması, küresel kapsayıcılık sorununu beraberinde getiriyor. Ekonomik dengelerdeki bu kaymalar, tıpkı Bakan Şimşek’in açıkladığı fon karantinaları gibi, ülkelerin kendi iç piyasalarını korumak adına yeni önlemler almasına yol açıyor.
Hürmüz Boğazı ve Enerji Maliyetleri
Okonjo-Iweala’nın en çok dikkat çektiği konu ise Orta Doğu’da yaşanan gerilimler oldu. Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıklar, gıda ve gübre fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor. Petrol fiyatlarının varil başına 90 dolar seviyesini aşması, küresel ticaret büyümesinde 0,5 puanlık bir erimeye işaret ediyor. Ülkeler, yüksek stoklar sayesinde şimdilik bu şoku hafifletmeye çalışsa da, durumun uzaması durumunda maliyetlerin sürdürülemez bir noktaya ulaşacağı öngörülüyor.
Ekonomik istikrarsızlık sadece ticaret yollarını değil, yerel piyasaları da doğrudan etkiliyor. Tıpkı motorin fiyatlarında yaşanan küresel dalgalanmaların yerel tüketicinin cebini yakması gibi, uluslararası tedarik zincirindeki her aksaklık, nihai ürün fiyatlarına zam olarak yansıyor.
Alternatif Yollar, Artan Maliyetler
Sektör oyuncuları, mevcut krizi aşmak için alternatif rotalar ve uyum yolları geliştiriyor. Ancak bu “alternatif” çözümler, ticaretin maliyetini yükseltiyor. Okonjo-Iweala, “Ticaret rakamları hala güçlü ancak bu güç, daha yüksek maliyetlerle elde ediliyor. Bu durumun ne kadar sürdürülebilir olduğu ise büyük bir soru işareti” ifadeleriyle küresel ekonominin üzerindeki karanlık bulutlara dikkat çekiyor.
Dünya genelinde tasfiye edilen fonlar ve ekonomik daralma sinyalleri, ülkelerin bu tür risklerden korunmak adına daha korumacı bir ticaret politikasına yönelebileceğinin habercisi olarak değerlendiriliyor.



