⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 387
🕐 Son Güncelleme: 18.09.2026 14:20
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İstanbul Bölge Müdürlüğü’nde düzenlenen “Vesayet İnşalarına Karşı Milli İrade Mücadelesi Paneli”nde önemli açıklamalarda bulundu.
- Duran, Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın idamlarının yıl dönümünde Türkiye’nin demokrasi ve milli irade mücadelesinin tarihsel önemine dikkat çekti.
- 15 Temmuz vurgusu yapan Duran, milletin darbe ve vesayet dönemlerini tamamen kapattığını, ülkenin gelecekte de bu tür girişimlere asla izin vermeyeceğini belirtti.
Türkiye’nin yakın siyasi tarihine damga vuran karanlık olayların ve vesayet odaklarının ele alındığı “Vesayet İnşalarına Karşı Milli İrade Mücadelesi Paneli”, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı İstanbul Bölge Müdürlüğü’nün ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Programın açılışında kürsüye gelen Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türk siyasi hayatının en acı hatıralarından biri olan idamların yıl dönümünde çok sert ve net mesajlar verdi.
Konuşmasında 17 Eylül’ün tarihin en utanç verici sayfalarından biri olduğunu hatırlatan Duran, merhum Başbakan Adnan Menderes’in şehit edildiği bu günün yanı sıra, 16 Eylül’de de Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ile Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ın idam edilişinin 65. yıl dönümünün idrak edildiğini belirtti. Bu vesileyle demokrasi mücadelesinin tüm kahramanlarını rahmet ve minnetle yâd etti.
“Siyasetçilere Darağacını Reva Görenler Milleti Hedef Almıştır”
Geçmişte yaşanan askeri müdahalelerin ve vesayet girişimlerinin temel amacının doğrudan Türk milletinin iradesi olduğunu savunan İletişim Başkanı Duran, şu değerlendirmelerde bulundu: “Siyasetçilere darağacını reva gören zihniyet, esasen Türk milletinin istikbalini, millî iradesini hedef almış bir zihniyettir. Lakin milletin sinesinde yer edinen liderler tarih sayfalarında altın harflerle anılmaya devam ederken, asıl darbeciler lanetle hatırlanacaktır. Aziz milletimiz her vesayet teşebbüsünden sonra darbecileri tarihin çöplüğüne gömmüştür.”
Öte yandan, iç siyaset ve dış politika gündemi yoğun bir şekilde takip edilirken, ekonomi ve çalışma hayatına dair Mehmet Şimşek’ten esnek çalışma ve yeni mesai formülü açıklaması gibi kritik gelişmeler de kamuoyunun radarında yer alıyor. Ülke genelindeki bu yapısal dönüşümler sürerken, demokrasiye yönelik tehditlere karşı da toplumsal uyanıklığın elden bırakılmadığı ifade ediliyor.
Yassıada’dan Demokrasi ve Özgürlükler Adası’na
Yargılamaların yapıldığı ve uzun yıllar boyunca “yaslı ada” olarak anılan Yassıada’nın bugün hafızalarda taze bir yere sahip olduğunu dile getiren Duran, adanın Demokrasi ve Özgürlükler Adası’na dönüştürülmesinin büyük bir vefa örneği olduğunu vurguladı. Adanın müzeler ve anıtlarla donatılarak hafıza mekânı haline getirildiğini kaydetti.
Tarih boyunca yaşanan acı tecrübelerden ders çıkarılması gerektiğini belirten Duran, 15 Temmuz gecesi tüm dünyaya verilen mesajı hatırlatarak, Türk milletinin sokaklarda ve meydanlarda gösterdiği kahramanlıkla vesayet dönemini tarihe gömdüğünü yineledi. Türkiye’nin gelecekte de milli iradenin hedef alınmasına asla izin vermeyeceğinin altını çizdi.



