⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 350
🕐 Son Güncelleme: 18.09.2026 10:04
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, Türkiye’deki ekonomi ve adalet sisteminin çöktüğünü belirterek AKP iktidarına sert eleştirilerde bulundu.
- İmamoğlu, kamu yönetiminde liyakatin yerini sadakatin aldığını, denetleyici kurumların işlevsizleştirildiğini ve yönetme becerisinin kaybedildiğini savundu.
- Mevcut kriz ortamından çıkışın tek yolunun seçim olduğunu vurgulayan İmamoğlu, iktidarın “siyasi vurgun” peşinde koştuğunu iddia ederek erken seçim çağrısını yineledi.
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik darboğaz ve adalet sistemindeki tartışmalı süreçlere ilişkin sert açıklamalarda bulundu. İktidarın yönetim biçimini “beceriksizlik ve menfaat istismarı” olarak tanımlayan İmamoğlu, ülkenin bir an önce seçime gitmesi gerektiğini dile getirdi.
Ekonomi ve Adalette “Dibe Vuruş” Vurgusu
İmamoğlu, yaptığı açıklamada Türkiye’nin mevcut tablosunu karamsar bir dille özetledi. Özellikle ekonomi yönetimindeki hataların faturasının doğrudan vatandaşa kesildiğini belirten İmamoğlu, “Siyasi vurgun peşinde koşanlar, vurgunun her türlüsünü bu millete yaşattılar. Nihayetinde bu iktidar dibe vurmuştur ve yönetme becerisi kalmamıştır,” ifadelerini kullandı. Bu sert eleştiriler, ekonomi dünyasında Bakan Şimşek açıkladı: Sorunlu fonlar karantinaya alındı! gibi gelişmelerle yakından takip edilen ekonomik istikrar tartışmalarını da yeniden alevlendirdi.
Liyakat Yerine Sadakat Sistemi
Kamu kurumlarındaki personel yapısına da değinen İmamoğlu, liyakat esasının terk edildiğini savundu. Denetleyici ve düzenleyici kurumların içinin boşaltıldığını belirten İBB Başkanı, “Liyakatten sadakate, deneyimden eş-dost-akraba sistemine geçilmiştir. Her kurum, tek bir kişinin ağzına bakmak zorunda bırakılmıştır,” dedi. Bu durumun, ülkenin kurumsal hafızasına ve işleyişine büyük zarar verdiğini ifade etti.
Benzer şekilde, ekonomik belirsizliklerin yatırımcı üzerindeki etkileri de tartışılmaya devam ediyor. Özellikle fon piyasalarındaki son durum, 131 fon tasfiye ediliyor: Yatırımcılar paralarını nasıl alacak? sorusunu gündeme getirirken, kamu yönetimindeki bu yapısal eleştiriler, vatandaşın güven arayışını da tetikliyor.
Çıkış Yolu Seçim
Açıklamalarının sonunda “Kurtuluşun reçetesi seçimdir” diyen İmamoğlu, milletin iradesinin sandığa yansıması gerektiğini belirtti. Siyasetin bir “vurgun alanı” olmaktan çıkarılması gerektiğini vurgulayan İmamoğlu, erken seçim çağrısını yineleyerek, “Yarının bugünleri aratmaması için hemen ve derhal seçim!” diyerek sözlerini noktaladı.
İmamoğlu’nun bu çağrısı, siyasi kulislerde “erken seçim tartışmaları” başlığını yeniden gündemin ilk sırasına taşıdı. İktidar kanadından ise henüz konuyla ilgili resmi bir yanıt gelmedi. Türkiye genelinde vatandaşlar, ekonomik kriz ve alım gücündeki düşüşe çözüm beklerken, muhalefetin seçim çağrıları önümüzdeki günlerde siyasetin ana gündemi olmaya devam edecek gibi görünüyor.



