Yaşam

İncir Üreticisi İsyanda: Fiyatlar Çakıldı, Çiftçi Toprağı Bırakıyor

Aydın Nazilli'de artan maliyetler ve düşen fiyatlar nedeniyle incir üreticisi perişan. Üreticiler alternatif arayışında. Detaylar haberimizde.

OKUMA AYARLARI
İncir Üreticisi İsyanda: Fiyatlar Çakıldı, Çiftçi Toprağı Bırakıyor
İncir Üreticisi İsyanda: Fiyatlar Çakıldı, Çiftçi Toprağı Bırakıyor
📍 Konum: Aydın, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 481
🕐 Son Güncelleme: 18.09.2026 12:24

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Aydın’ın Nazilli ilçesine bağlı Bayındır ve Bağcılar mahallelerinde incir üreticileri, artan maliyetler ve düşen fiyatlar nedeniyle büyük bir ekonomik çıkmaza girdi.
  • Yıl boyunca büyük emek isteyen incir üretiminde günlük işçi maliyetleri 10 bin liraya kadar yükselirken, taze incirin kilogram fiyatı üreticinin beklentisinin çok altında kaldı.
  • Üreticiler aracıların ve işletmecilerin kâr marjları karşısında ezildiklerini belirterek kooperatifleşme ve doğrudan ihracat çağrısı yaptı.

Türkiye’nin en önemli tarım merkezlerinden biri olan Aydın, bu sezon tarım sektöründeki derin krizin merkez üssü haline geldi. Nazilli ilçesine bağlı Bayındır ve Bağcılar mahallelerinde uzun yıllardır incir üreticiliği yaparak geçimini sağlayan çiftçiler, artan üretim maliyetleri ve hızla düşen alım fiyatları karşısında adeta isyan noktasına geldi. Zorlu ve sabır gerektiren bir üretim sürecinin ardından hak ettikleri kazancı elde edemeyen üreticiler, tarımsal faaliyetleri tamamen bırakmayı tartışıyor.

“İncirde Tatil Yok Ancak Emeğin Karşılığı Sıfır”

Bayındır Mahallesi’nde nesillerdir incir üreten kıdemli çiftçi Gürhan Gerçek, yıl boyunca süren yoğun mesaiye dikkat çekerek, “İncirde tatil yoktur, bu ürün sürekli ilgi ister” dedi. Hasat döneminin bu yıl da son derece sancılı geçtiğini belirten Gerçek, piyasadaki dengesizlikten dert yandı. Dağlık arazilerde yapılan üretimin işçilik, gübre ve ilaç giderleri yüzünden her geçen gün daha da sürdürülemez hale geldiğini vurgulayan Gerçek, maliyetlerin boyutu hakkında çarpıcı rakamlar paylaştı.

Günlük işçi giderlerinin 10 bin liraya kadar tırmandığını, çapalama ve toplama maliyetlerinin bütçeleri sarstığını belirten üretici, kırmızı örümcek gibi zararlılarla mücadele için kullanılan tarım ilacı fiyatlarının da katlandığını ifade etti. İhracatta kalıntı sorunu yaşamamak adına ilaçlama takvimine titizlikle uyduklarını belirten Gerçek, buna rağmen emeğin karşılığını alamadıklarını dile getirdi.

Fiyatlar Düştü, Çiftçi Borç Batağında

Piyasadaki fiyat dalgalanmalarının üreticiyi perişan ettiğini belirten Gerçek, maliyet hesaplaması yapıldığında ellerinde net bir kâr kalmadığını söyledi. “Maliyet işine girersek, bizim 150 TL’den satacağımız bir incirden çiftçiye kalacak temiz para 35-40 liradır” diyerek durumun vahametini gözler önüne seren üretici, zeytinyağı üretiminde de benzer bir gerileme yaşandığını kaydetti. Çiftçinin yaşadığı bu ekonomik darbe, tıpkı küresel piyasalarda yaşanan finansal dalgalanmalar gibi yerelde üretimi bitme noktasına getiriyor.

“Bizden Sonra Bu Topraklarda İncir Yetiştiren Olmayacak”

Gelecek nesillerin tarımda hiçbir ışık göremediğini vurgulayan Gürhan Gerçek, 30 dönüme yakın arazisinde alternatif ürün arayışına girdiğini açıkladı. Çocuklarının üniversite mezunu olmasına rağmen tarımda gelecek vadetmediğini belirten Gerçek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz babalarımızdan kalan mirası devam ettiren son nesiliz. Benden sonra bu dağlarda incir üreten kimse kalmayacak. Arazileri satıp gitmeyi bile düşünüyorum. Çocuklarım bu işte gelecek göremiyor. Ülke olarak bu değeri kaybedersek hem çiftçi hem de işletmeci kaybeder. Nasıl Karadeniz’de fındık üreticisi tükedildiyse, incirci de aynı kaderi yaşıyor.”

Çözüm Önerisi: “Kendi Kooperatifimizi Kuralım”

Aracıların ve büyük işletmelerin köylünün sırtından haksız kazanç elde ettiğini savunan üreticiler, devlet desteklerinin acilen artırılması gerektiğini belirtti. Üreticinin ezilmemesi için kendi kooperatiflerini kurarak doğrudan Avrupa’ya ihracat yapma modeline geçilmesi gerektiğini vurgulayan Gerçek, aracıların aradan çıkarılmasıyla hem köylünün hem de tüketicinin kazanacağını ifade etti. Bu süreçte yerel ekonomiyi ve üreticiyi korumak, tıpkı tarihi ve kültürel değerlerimize sahip çıkmak kadar büyük bir milli mesele olarak ön plana çıkıyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir