⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 416
🕐 Son Güncelleme: 18.09.2026 10:34
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- 27 Ekim’de gerçekleştirilecek İsrail genel seçimleri öncesi Maariv gazetesi tarafından yayımlanan son kamuoyu araştırması, siyasi tablonun kilitlendiğini ortaya koydu.
- Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki koalisyon 50 sandalye ile sınırlı kalırken, muhalefet blokunun 54 sandalyede kaldığı ve her iki tarafın da 61 çoğunluğuna ulaşamadığı belirtildi.
- Başbakanlık tercihinde ise Gadi Eisenkot, yüzde 48 destek oranıyla yüzde 40’ta kalan Netanyahu’nun önünde yer alıyor.
İsrail’de 27 Ekim tarihinde yapılması planlanan genel seçimler, ülkedeki siyasi tıkanıklığı bir kez daha gözler önüne serdi. Maariv gazetesi tarafından paylaşılan son kamuoyu araştırması, mevcut Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki koalisyon hükümetinin ve muhalefet blokunun seçimlerden zaferle çıkmak için ihtiyaç duyduğu parlamenter çoğunluğu elde etmekten uzak olduğunu gösteriyor.
Siyasi Tablo Neden Kilitlendi?
120 sandalyeli İsrail Meclisi’nde (Knesset) hükümet kurabilmek için 61 milletvekilinin desteği şart. Ancak açıklanan güncel verilere göre, Netanyahu’nun koalisyonu 50 sandalyede kalırken, muhalefet partileri 54 sandalyeye ulaşıyor. Bu tablo, seçim sonrası İsrail’i zorlu bir koalisyon pazarlığının veya yeniden seçim sürecinin beklediğini gösteriyor. Diğer yandan, İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partilerin 12, ana blokların dışında kalan Yedek Askerler Partisi’nin ise 4 sandalye kazanması öngörülüyor.
Dünya gündemi sadece seçimlerle değil, bölgedeki güvenlik endişeleriyle de sarsılıyor. Tıpkı Pakistan’da Kanlı Cuma saldırılarında olduğu gibi, İsrail de iç siyasi istikrarsızlığın yanı sıra bölgesel güvenlik krizleriyle boğuşuyor.
Başbakanlık Yarışında Eisenkot Faktörü
Seçimlerin en dikkat çekici sonuçlarından biri de başbakanlık tercihleri oldu. Anket sonuçlarına göre, katılımcıların yüzde 48’i Gadi Eisenkot’u başbakanlık koltuğunda görmek istediğini belirtirken, mevcut Başbakan Netanyahu’nun oranı yüzde 40’ta kaldı. Bu durum, Netanyahu’nun uzun süredir devam eden siyasi hegemonyasının seçmen nezdinde ciddi bir aşınmaya uğradığını kanıtlıyor.
Siyasi atmosferin gerginliği sadece İsrail ile sınırlı değil; küresel çapta yaşanan ekonomik belirsizlikler de seçmen tercihlerini etkiliyor. Tıpkı Türkiye’deki Özgür Özel Bursa’da İş Dünyasıyla Buluştu haberinde olduğu gibi, ekonomi, dünyanın her yerinde iktidar kaderini belirleyen en kritik başlık haline gelmiş durumda.
Seçim Sonrası Senaryolar
Her iki ana blokun da tek başına hükümet kuracak 61 sandalyeye ulaşamaması, İsrail’de “kral yapıcı” rolüne soyunan küçük partilerin önemini artırıyor. Özellikle Yedek Askerler Partisi gibi oluşumların tutumu, hükümetin kurulup kurulamayacağını belirleyecek. Siyasi analistler, Netanyahu’nun bu tabloyu lehine çevirmek için son haftalarda dış politika veya güvenlik konularında radikal adımlar atabileceği konusunda uyarıyor.
Ayrıca, ülkede yaşanan siyasi tartışmaların gölgesinde, Pusula Finans Holding’de Şok Ayrılık gibi kurumsal ve ekonomik sarsıntılar da toplumun genelinde bir güvensizlik iklimi yaratıyor. İsrail seçmeni, 27 Ekim’de sandığa giderken hem güvenlik hem de ekonomik istikrar arayışını oylayacak.



