⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 471
🕐 Son Güncelleme: 18.09.2026 12:52
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- JP Morgan, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrasında petrol piyasası için ilk kez net bir temel senaryo oluşturamadı.
- Eylül ayı için Brent petrolün adil değeri varil başına 90 dolar olarak hesaplanırken, piyasa halihazırda 106 dolar seviyelerinden işlem görüyor.
- Küresel talepteki yavaşlama ve alternatif arz beklentileri, petrol fiyatlarındaki olası aşırı yükselişleri şimdilik sınırlıyor.
Ankara, Türkiye — Küresel finans piyasalarının dev isimlerinden JP Morgan, Orta Doğu’da günlerdir tırmanan jeopolitik gerilimler ve çatışma ortamının enerji piyasaları üzerindeki etkilerine dair çarpıcı bir değerlendirmede bulundu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hamleleriyle başlayan ve karşılıklı misillemelerle derinleşen kriz, uluslararası finans kurumlarının dahi öngörü modellerini altüst etmiş durumda.
Bankanın deneyimli analistleri tarafından paylaşılan raporda, savaşın başlangıcından bu yana ilk kez petrol piyasası için net bir temel senaryo ortaya konulamadığı ifade edildi. Çatışmaların seyrinin modellenmesinin oldukça güç olduğu vurgulanırken, Washington yönetiminin savaşın başındaki ekonomik kırmızı çizgilerinin önemli bir kısmının son altı ay içinde geride kaldığına dikkat çekildi.
Brent Petrolde Adil Değer 90 Dolar
Mevcut piyasa koşullarını inceleyen JP Morgan, Eylül ayı için Brent petrolün adil değerini varil başına yaklaşık 90 dolar olarak hesapladı. Ancak, brent petrolün halihazırda 106 dolar bandında seyretmesi, piyasa aktörlerinin günlük ortalama 10 milyon varillik potansiyel arz kaybını ve yeni kesinti risklerini şimdilik fiyatlara yansıttığını gösteriyor.
Enerji piyasasındaki bu sert dalgalanmalar doğrudan tüketiciye de yansıyor. Varil fiyatlarının 100 dolar sınırını aşmasıyla birlikte ABD genelinde akaryakıt pompalarındaki rakamlar da tırmandı. Benzinin galon fiyatı 4,37 dolara yükselirken, kış sezonunun yaklaşmasıyla birlikte dizel yakıt fiyatları 6,31 dolara ulaştı ve tüm zamanların rekorunu kırdı.
Stoklarda Tarihi Düşüş ve Küresel Talep
Bankanın yayımladığı raporda, krizin yalnızca petrol arzındaki kayıplarla sınırlı kalmadığı, dizel stoklarının da tarihin en düşük seviyelerine gerilediği bilgisine yer verildi. Arz kesintilerinin büyüklüğüne rağmen fiyat artışlarının bir ölçüde baskılanmasında ise küresel talepteki zayıflamanın ve öngörülenin altında gerçekleşen stok kullanımının etkili olduğu belirtildi.
Çatışmaların ilk gününden bu yana küresel ham petrol ve rafine ürün stoklarının yaklaşık 555 milyon varil azaldığı tahmin ediliyor. Bu rakam, JP Morgan’ın yılın başında öngördüğü toplam stok kaybının yalnızca üçte birine denk geliyor. Küresel petrol talebinin geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre günlük 4,4 milyon varil daha düşük seyretmesi, arz krizinin piyasa üzerindeki yıkıcı etkisini bir miktar dengeledi.
Öte yandan, enerji maliyetleri ve ekonomik dalgalanmaların yanı sıra vatandaşların bütçesini doğrudan etkileyen diğer ekonomik gelişmeler de yakından takip ediliyor. Özellikle ev sahiplerini ve kiracıları ilgilendiren TOKİ ve kentsel dönüşümde büyük müjde gibi duyurular, piyasalardaki belirsizlik ortamında vatandaşlara nefes aldırırken, kış aylarının yaklaşmasıyla birlikte doğal gaz faturalarında kademeli dönem uygulamaları da enerji maliyetlerine dair endişeleri artırıyor.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) da geçtiğimiz hafta yayımladığı raporda, hem küresel petrol arzının hem de talebinin bu yıl beklentilerin de üzerinde bir daralma yaşayacağını duyurmuştu. Haftanın son işlem gününde ise Batı Asya’daki arz risklerinin alternatif tedarik kanallarıyla dengelenmesi, petrol fiyatlarının üst üste üçüncü seansta da gerilemesine zemin hazırladı.



