⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 350
🕐 Son Güncelleme: 18.09.2026 14:25
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Silivri Cezaevi’nde 2011 yılında yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi.
- Olay tarihinde görev yapan eski Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören, cezaevi savcısı Necip Doğan ve Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşları Hasan Ataman Yıldırım ile Hasan Atilla Uğur adliyeye sevk edildi.
- Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının girişimleriyle yeniden başlatılan gizlilik kararlı soruşturma çok yönlü olarak sürdürülüyor.
Türkiye’nin yakın siyasi ve istihbarat tarihine damga vuran olaylardan biri olan eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu‘nun şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen adli süreçte sular durulmuyor. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde devam eden soruşturma kapsamında, olay tarihinde kritik görevlerde bulunan isimler hakkında yasal işlemler hız kazandı.
Hukuk ve siyaset gündeminde büyük yankı uyandıran dosya kapsamında, olay tarihinde görev yapan eski Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan ve Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşları emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ile emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur’un jandarmadaki işlemleri tamamlandı. Sağlık kontrolünden geçirilen 4 şüpheli, geniş güvenlik önlemleri altında Silivri Adliyesi’ne sevk edildi.
Dosya Neden Yeniden Açıldı?
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamalarla detayları paylaşılan süreç, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının titiz çalışmaları sonucunda ivme kazanmıştı. Silivri Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla takipsizlik kararının kaldırılmasının ardından özel bir soruşturma ekibi oluşturulmuş ve tarih denilebilecek büyüklükte kapsamlı bir hukuki inceleme başlatılmıştı.
Hatırlanacağı üzere Kaşif Kozinoğlu, tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde 12 Kasım 2011 tarihinde fenalaşmış ve kaldırıldığı Silivri Devlet Hastanesi’nde hayatını kaybetmişti. Dönemin şartlarında yürütülen soruşturmada 10 Nisan 2012 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmişti. Ancak aradan geçen yılların ardından elde edilen yeni bulgular, davanın seyrini tamamen değiştirdi.
Genişletilen Operasyonda Son Durum
Yeniden başlatılan ve gizlilik kararı yürütülen soruşturmada, olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştı. Bu kişilerden birinin FETÖ firarisi olarak yurt dışında olduğu tespit edilirken, daha önce gözaltına alınan şüphelilerden bazılarının tutuklandığı, bazılarının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı bildirilmişti. Son dalgada ise sağlık çalışanları, muhabir ve kameramanların da aralarında bulunduğu çok sayıda şüpheli adli makamlar önüne çıkarılmıştı.
Yargı mercilerinin titizlikle yürüttüğü bu tarihi soruşturmanın, maddi gerçeğin bütün yönleriyle ortaya çıkarılması adına önümüzdeki günlerde yeni gelişmelere sahne olması bekleniyor.



