⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 363
🕐 Son Güncelleme: 18.09.2026 11:48
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Osmanlı Padişahı II. Bayezid’in oğlu Şehzade Korkud’un annesi Nigar Hatun’un türbesi, Antalya’da 5 asırdır varlığını sürdürüyor.
- 1503 yılında yaşamını yitiren Nigar Hatun’un adını taşıyan yapı, Selçuklu türbelerini andıran altıgen planlı özgün mimarisiyle dikkat çekiyor.
- Yüzyıllar boyunca çeşitli onarımlardan geçen tarihi yapı, Türkiye’nin kültürel mirası arasında yer alarak her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor.
Osmanlı hanedanının Akdeniz bölgesindeki en nadide izlerinden biri olan Nigar Hatun Türbesi, yaklaşık 5 asırlık tarihiyle göz kamaştırmaya devam ediyor. Türkiye’nin turizm başkenti Antalya’nın kalbinde yer alan bu tarihi yapı, geçmişin izlerini bugüne taşıyan en önemli kültürel duraklardan biri olma özelliğini taşıyor. Tıpkı İstanbul Arkeoloji Müzelerinde Büyük Dönüşüm sürecinde olduğu gibi, ülkemizin tarihi eserleri titizlikle korunarak gelecek nesillere aktarılıyor.
Osmanlı Hanedanının Antalya’daki İzleri
Tarih kaynaklarına göre 1450-1503 yılları arasında yaşayan Nigar Hatun, Osmanlı Padişahı II. Bayezid’in eşi, Şehzade Korkud ile Fatma Sultan’ın annesidir. Osmanlı şehzadeleri arasındaki taht mücadelesinin ve siyasi dengelerin yoğunlaştığı bir dönemde, Şehzade Korkud sancak beyi olarak Antalya’ya görevlendirilmiştir. Oğluyla birlikte bu Akdeniz kentine yerleşen Nigar Hatun, ömrünün son yıllarını burada geçirmiştir. İlim, edebiyat ve musikiye olan düşkünlüğüyle bilinen Şehzade Korkud’un yanı sıra, annesi Nigar Hatun da kentin hafızasında derin izler bırakmıştır.
1503 Yılından Günümüze Uzanan Bir Tarih
Hayatını 1503 yılında Antalya’da kaybeden Nigar Hatun’un defnedildiği türbe, mimari detaylarıyla da araştırmacıların ilgisini çekmektedir. Türbenin içerisindeki ayak taşı kitabesinde, ölümünün hicri 908 yılının ramazan ayında gerçekleştiği açıkça ifade edilmektedir. Başucundaki kitabede ise Abdullah Vehbi’nin kızı olduğu bilgisi yer alır. Yapı, kültürel mirasın korunması adına geçmişte çeşitli restorasyon çalışmalarına sahne olmuştur. Tıpkı sanayi ve teknoloji alanındaki dev yatırımlar gibi, örneğin ASELSAN’dan 56 Milyon Dolarlık Dev Güdüm Sistemleri Yatırımı gibi stratejik hamleler ülkemizin geleceğini inşa ederken, tarihi yapılar da geçmişimizle bağımızı kuvvetlendirmektedir.
Selçuklu Mimarisini Andıran Özgün Yapı
Kim tarafından ve tam olarak hangi tarihte inşa edildiği kesin olarak bilinmeyen türbe, mimari karakteristik özellikleriyle 15. yüzyıl Osmanlı dönemi eserleri arasında değerlendirilmektedir. Altıgen plan üzerine kesme taş, moloz taş ve tuğla malzemeler kullanılarak örülen yapı, Selçuklu mimarisinin izlerini taşır. Üzeri içten dilimli sivri kubbe, dıştan ise kiremitle kaplı piramidal bir külahla örtülüdür. 1961 yılında geçirdiği kapsamlı yenileme çalışmasıyla dış duvarları taşla kaplanan türbe, günümüzde hem yerli hem de yabancı turistlerin akınına uğramaktadır.



