Gündem

Rojda Yakışıklı cinayetinde şoke eden detay: Telefonu alıp öldürmüş!

Diyarbakır'da işlenen Rojda Yakışıklı cinayetinin davasında çarpıcı detaylar ortaya çıktı. Sanık Okay Gür'ün eşini fotoğrafla itiraf ettiği öğrenildi.

OKUMA AYARLARI
Rojda Yakışıklı cinayetinde şoke eden detay: Telefonu alıp öldürmüş!
Rojda Yakışıklı cinayetinde şoke eden detay: Telefonu alıp öldürmüş!
📍 Konum: Diyarbakır, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 495
🕐 Son Güncelleme: 18.09.2026 11:24

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Diyarbakır’ın Sur ilçesinde dini nikahla yaşadığı Okay Gür tarafından öldürülen Rojda Yakışıklı’nın cesedi dere yatağına gömülü halde bulundu.
  • Sanık Okay Gür ilk başta suçlamaları reddetse de, polisin gösterdiği ceset bölgesi fotoğrafı üzerine cinayeti itiraf etmek zorunda kaldı.
  • Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada 3 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi.

Türkiye’nin gündemini sarsan kadına şiddet ve cinayet vakalarına bir yenisi daha eklendi. Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Beybulak Mahallesi Sarıkaş mezrasında meydana gelen olayda, yakınlarının kayıp ihbarında bulunduğu Rojda Yakışıklı’nın katledildiği ortaya çıktı. Soruşturma derinleştirildikçe, cinayetin ardındaki vahşi plan ve çelişkili ifadeler de birer birer gün yüzüne çıktı.

Rojda Yakışıklı Cinayeti Nasıl Ortaya Çıktı?

27 Aralık 2025 tarihinde yaşanan olayda, genç kadının haber alınamaması üzerine ağabeyi durumu kolluk kuvvetlerine bildirdi. Olay yerine intikal eden güvenlik güçleri, evdeki aile bireylerinin ifadelerine başvurdu. İlk beyanlarda Rojda Yakışıklı’nın, dini nikahla birlikte yaşadığı Okay Gür tarafından götürüldüğü bilgisine ulaşıldı. Soruşturma kapsamında Okay Gür ile birlikte köylüleri Ömer Dorğun ve oğlu Barış Dorğun gözaltına alındı.

Gözaltı sürecinde suçlamaları reddeden Okay Gür, polislere eşinin kayıp olduğunu ve bulunup bulunmadığını sordu. Ancak polisin elindeki teknik veriler ve cesedin bulunduğu bölgeye ait fotoğrafı önüne koyması üzerine cinayeti itiraf etmek zorunda kaldı. Gündemi sarsan bu vahşi olay, tıpkı İstanbul’da akran zorbalığı vakalarında olduğu gibi toplumsal vicdanı derinden yaraladı ve güvenlik ile adalet mekanizmalarının önemini bir kez daha gözler önüne serdi.

1 Milyon TL’lik Sus Payı Teklifi

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede, davanın sanıkları hakkında ‘İştirak halinde kadına karşı kasten öldürme’ suçundan dava açıldı. İddianamenin en dikkat çeken detaylarından biri ise Barış Dorğun’un ifadeleri oldu. Barış Dorğun, ana katil zanlısı Okay Gür’ün Rojda’yı öldürüp gömdüğünü kendisine söylediğini ve bu durumu kimseye anlatmaması karşılığında kendisinden 1 milyon TL sus payı talep ettiğini itiraf etti.

Öte yandan diğer sanık Ömer Dorğun ise arazi satışı için Okay Gür ile bir araya geldiğini, olayla hiçbir bağı olmadığını iddia etti. Savcılık makamı, sanıkların ifadelerindeki bariz çelişkilere ve Barış Dorğun’un cesedin yerini tam olarak nokta atışı göstermesine dayanarak zanlıların cinayeti birlikte planlayıp işlediklerini net bir şekilde rapor etti.

İlk Duruşmada Tutukluluk Hali Devam Kararı

Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşması yoğun bir katılımla gerçekleşti. Tutuklu sanıklar duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılım sağladı. Duruşmada Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü avukatının davaya müdahillik talebi mahkeme tarafından onaylandı. Öte yandan Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi’nin katılım talebi ise müştekilerin halihazırda avukatla temsil edildikleri gerekçesiyle mahkeme heyeti tarafından reddedildi.

Ülke genelinde kadına yönelik şiddet olaylarına karşı alınan hukuki tedbirler ve toplumsal farkındalık çalışmaları aralıksız sürerken, uzmanlar ve sivil toplum kuruluşları bu tür trajedilerin önlenmesi için daha caydırıcı cezaların uygulanması gerektiğini savunuyor. Tıpkı Afyonkarahisar’da reçeteli ilaç operasyonu gibi emniyet güçlerinin titizlikle yürüttüğü bu tür adli soruşturmalar, suçluların adalet önünde hesap vermesi adına kritik bir rol oynamaktadır. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına ve tanıkların zorla getirilmesine karar vererek duruşmayı 7 Aralık tarihine erteledi.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir