⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 459
🕐 Son Güncelleme: 19.09.2026 13:07
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Barceló Hotel Group’un Devridaim Enstitüsü iş birliğiyle hayata geçirdiği “Atıktan Sanata” projesi, 23-27 Eylül 2026 tarihleri arasında İstanbul’daki Tersane İstanbul’da düzenlenecek Contemporary Istanbul’un 21. edisyonunda sanatseverlerle buluşacak.
- Türkiye’deki otellerde kullanım ömrünü tamamlayan çarşaf, havlu ve yastık kılıfları; Kapadokya’dan toplanan bitkisel boyalar ve otel mutfağındaki kahve ile çay posaları kullanılarak el dikişleri ve nakışlarla yeniden yorumlandı.
- Proje, iklim değişikliğinin doğa üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekerken döngüsel ekonomi, yerel üretim ve çağdaş sanatı buluşturan rejeneratif bir model sunuyor.
Kültür ve sanat dünyasının merakla beklediği buluşmaların başında gelen Contemporary Istanbul, bu yıl son derece anlamlı ve çevre dostu bir projeye ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Otelcilik sektöründeki atık yönetimine ve kaynak kullanımına yenilikçi bir vizyon getiren “Atıktan Sanata” projesi, Türkiye’nin sanat başkenti İstanbul‘da sanatseverlerin beğenisine sunulacak.
Otel Tekstilleri Çağdaş Sanat Eserine Dönüşüyor
Barceló Hotel Group’un Devridaim Enstitüsü iş birliğiyle hayata geçirdiği bu disiplinlerarası çalışma, grubun Türkiye’deki otellerinde kullanım ömrünü tamamlamış tekstil ürünlerini merkeze alıyor. İstanbul, Ankara ve Kapadokya’daki otellerde yıprandığı için birer atık haline gelen çarşaf, havlu ve yastık kılıfları; atılmaktan kurtarılarak devasa bir çağdaş sanat eserinin ham maddesi haline getirildi. Uzmanlar ve sanatçılar bu dönüşüm sürecinde, tıpkı gastronomi dünyasında son trendler arasında yer alan sürdürülebilir ve yerel malzeme kullanımına benzer bir hassasiyetle hareket etti.
Kapadokya’dan özenle toplanan bitkilerle elde edilen doğal boyaların yanı sıra otel mutfağındaki çay ve kahve posalarının da kullanıldığı renklendirme süreci, esere coğrafi ve kültürel bir derinlik kazandırdı. Devridaim Enstitüsü’nün titiz bitki baskıları, el dikişleri ve geleneksel nakış teknikleriyle yeniden yorumladığı bu tekstiller, estetik birer objenin ötesine geçerek güçlü birer çevre mesajı veriyor.
İklim Krizine ve Kuraklığa Sanatsal Vurgu
Eserin içeriğinde yer alan figüratif ve soyut detaylar, günümüzün en büyük küresel tehditlerinden biri olan iklim değişikliğine odaklanıyor. Eserdeki seyrek bitki izleri yeryüzündeki azalan bitki örtüsünü simgelerken, çatlak desenleri kuraklığın yıkıcı etkisini, güneş formu ise giderek yoğunlaşan küresel sıcaklık artışlarını temsil ediyor. Bu yönüyle proje, sadece sanatsal bir ifade sunmakla kalmıyor, aynı zamanda toplumsal bir farkındalık platformu işlevi görüyor. Tıpkı 2026’ya kadar 81 ilde akıllı şehir dönemi resmen başlıyor haberimizde ele aldığımız çevre dostu ve akıllı dönüşüm hamleleri gibi, bu tür projeler de geleceğin sürdürülebilir yaşam standartlarının temelini oluşturuyor.
Rejeneratif Bir Model ve Döngüsel Ekonomi
Projenin arkasındaki vizyonu değerlendiren Barceló Hotel Group Türkiye Ülke Müdürü Hasan Ekmen, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel etkiyi azaltmak olarak görmediklerini vurguladı. Ekmen, bulundukları destinasyonlarda ekonomik, sosyal ve çevresel değer üreten rejeneratif bir model benimsediklerini belirterek şu açıklamalarda bulundu:
“Dünyanın kaynakları sınırsız değil ve geleceği bugünün üretim ve tüketim alışkanlıklarıyla inşa edemeyiz. Türkiye’deki otellerimizde kullanım ömrünü tamamlayan tekstilleri atık olarak değil, yeni bir döngünün başlangıcı olarak değerlendirdik. Yerel bilgiyi çağdaş tasarımla, döngüsel ekonomiyi ise sanatın dönüştürücü gücüyle buluşturduk.”
23-27 Eylül 2026 tarihleri arasında Haliç’in tarihi atmosferindeki Tersane İstanbul’da kapılarını açacak olan Contemporary Istanbul’un 21. edisyonunda sergilenecek bu özel eser, hem sanat koleksiyonerlerinin hem de ekolojik duyarlılığa sahip ziyaretçilerin akınına uğrayacak.



