⏱️ Okuma Süresi: 3 dk
📝 Kelime: 524
🕐 Son Güncelleme: 19.09.2026 11:49
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İsrail’in yıkıcı saldırılarının hedef aldığı Gazze Şeridi’nde, yaklaşık 3 yıllık kesintinin ardından devlet okullarında ve UNRWA merkezlerinde eğitim yeniden başladı.
- Gazze Eğitim ve Yükseköğretim Bakanlığı’nın verilerine göre, 700 yüz yüze eğitim noktası ve çevrim içi imkanlarla toplam 541 bin öğrenci eğitime döndü.
- Öğrenciler ve öğretmenler; yıkılan binalar, çadır sınıflar ve ciddi kırtasiye ile temel eğitim malzemesi eksiklikleri gibi emsalsiz ve ağır koşullarla mücadele ediyor.
Gazze Şeridi, İsrail’in uzun süredir devam eden yıkıcı saldırılarının gölgesinde, geleceğini yeniden inşa etmek adına tarihi ve acı dolu bir adıma şahitlik ediyor. Bölgede yaklaşık 3 yıllık kesintisiz çatışmaların ve büyük yıkımların ardından, binlerce çocuk ve genç için eğitim zili yeniden çaldı. Sabahın erken saatlerinde yıkılmış binaların, ağır hasar gören sokakların ve moloz yığınlarının arasından geçen öğrenciler, bilgiye ve geleceğe tutunmak için eğitim alanlarının yolunu tuttu.
Savaşın yarattığı ağır ekonomik kriz ve yoksulluk, bu tarihi dönüşü aileler için oldukça zorlu kılıyor. Gazze’deki hanelerin büyük bir kısmının gelir kaynaklarını tamamen kaybetmesi nedeniyle, öğrencilerin birçoğu yeni okul kıyafetleri giyemezken, çanta ve defter gibi temel kırtasiye malzemelerinden mahrum şekilde sınıflara ulaşıyor. Bölgedeki mevcut sınırlı imkanlar dahi pazar şartlarında aileler tarafından karşılanmakta güçlük çekiliyor.
541 Bin Öğrenci İçin İki Farklı Eğitim Modeli
Gazze’deki Eğitim ve Yükseköğretim Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamalara göre, eğitim öğretim yılı son derece “istisnai koşullar” altında hayata geçirildi. Savaşın getirdiği imkansızlıklara rağmen çocukların eğitim hakkından mahrum kalmaması için geniş çaplı bir planlama yapıldı. Bu kapsamda hazırlanan 700 yüz yüze eğitim noktası, 500 binden fazla öğrenciye kapılarını açtı.
Fiziksel olarak okullara ve merkezlere gitme imkanı bulamayan öğrenciler ile Gazze Şeridi dışında yaşayan çocuklar ise eğitimlerini çevrim içi modellerle sürdürüyor. Bakanlık koordinesinde yürütülen bu çift yönlü sistem sayesinde, toplamda yaklaşık 541 bin öğrencinin mevcut şartlar ölçüsünde eğitim sürecine dahil olması sağlandı. Uzmanlar ve uluslararası gözlemciler, yaşanan bu olağanüstü gelişmeyi insan hakları ve diplomasi alanındaki gelişmelerle birlikte yakından takip ediyor. Bu bağlamda, uluslararası arenada yaşanan AB’den ABD’ye Filistin Heyeti Vize Krizi Çağrısı! gibi diplomatik girişimler de bölgedeki insani durumun küresel gündemdeki yerini koruyor.
Okulların Çoğu Yıkıldı, Çadırlar Derslik Oldu
İsrail’in hedef aldığı sivil altyapıların başında gelen eğitim kurumları, saldırıların en ağır yaralarını alan alanlar arasında yer alıyor. Hastaneler, ibadethaneler ve konutlarla birlikte yüzlerce okul tamamen yıkıldı veya kullanılamaz hale geldi. Ayakta kalmayı başaran sınırlı sayıdaki okul binası ise evlerinden edilen binlerce yerinden edilmiş Filistinlinin sığındığı barınma merkezlerine dönüştürüldü. Bu durum, eğitimin büyük ölçüde çadırlar altında, geçici ve son derece zorlu ortamlarda yapılmasını zorunlu kılıyor.
Bakanlık tarafından yayımlanan kapsamlı raporlarda, mevcut tablo “emsalsiz ve istisnai” olarak tanımlandı. Uluslararası hukukun güvence altına aldığı temel eğitim hakkının çatışmalar nedeniyle engellenmesine rağmen, yetkililer kararlılık mesajı veriyor. Bakanlık açıklamasında, “Eğitim hayatın, onurun ve geleceği yeniden inşa etmenin alanı olmaya devam ediyor” vurgusu yapılarak, bu direnişin sadece akademik değil, aynı zamanda varoluşsal bir mücadele olduğu ifade edildi.
Öte yandan, bölgedeki insani kriz ve çatışmaların yayılma alanı sadece Filistin topraklarıyla sınırlı kalmıyor. Ortadoğu’da artan gerilimler ve komşu ülkelere sıçrayan çatışmalar, bölge genelinde güvenliği tehdit ediyor. Nitekim bölgedeki sivillerin ve sağlık çalışanlarının da hedef alındığı İsrail’den Lübnan’da Skandal Saldırı: Ambulans Hedef Alındı! gibi trajik olaylar, krizin boyutunun ne denli büyük olduğunu gözler önüne seriyor. Tüm bu acı tablolara rağmen Gazze’deki öğretmenler ve öğrenciler, silahların gölgesinde kalem tutarak umudu yeşertmeye devam ediyor.



