⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 464
🕐 Son Güncelleme: 19.09.2026 11:11
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Kars’ın Kağızman ilçesindeki Camuşlu köyü kaya yataklarında, yazının icadından önceki döneme ait 100’ün üzerinde figür tespit edildi.
- Kafkaslar’dan Anadolu’ya geçiş güzergahındaki bölgede yürütülen arkeolojik saha araştırmalarında dağ keçisi ve geyik çizimleri ön plana çıkıyor.
- Uzmanlar, Paleolitik Çağ ve sonrasıyla ilişkilendirilen bu eserlerin, konar göçer halkların doğayla kurduğu inanç bağını ve tarih bilincini yansıttığını belirtiyor.
Kafkaslar ile Anadolu arasında stratejik bir geçiş güzergahı konumunda yer alan Kars, Anadolu’nun en erken kültürlerine ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Tarihin derinliklerine ışık tutan yeni bir keşif ise bölgenin köklü geçmişini bir kez daha gözler önüne serdi. Kars’ın Kağızman ilçesine bağlı Camuşlu köyü sınırlarında yer alan kayalıklarda, binlerce yıllık yaşamın izlerini taşıyan gizemli kaya resimleri bulundu. Yazının henüz icat edilmediği dönemlerde insanların kayalara kazıdığı bu figürler, arkeoloji dünyasında heyecan yarattı.
Yazıdan Önce Kayalara Kazınan Tarih
Bölgede uzun yıllardır yürütülen kapsamlı akademik saha araştırmaları, erken dönem insanlık tarihine dair eşsiz ipuçları sunuyor. 1999-2012 yılları arasında Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, 2012-2022 yılları arasında ise Prof. Dr. Akın Bingöl başkanlığında gerçekleştirilen bilimsel çalışmalar sayesinde bölgedeki pek çok kaya resim alanı kayıt altına alındı. Yapılan son incelemelerde, Camuşlu köyü bölgesindeki kayalıklarda dağ keçisi, geyik ve benzeri hayvan figürlerinden oluşan 100’ün üzerinde çizim tespit edildi.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Kafkas Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Eskiçağ Tarihi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Karageçi, Kars’ın Kafkaslar’dan Anadolu’ya açılan en kritik kapıların başında geldiğini vurguladı. Karageçi, bu coğrafyanın tarih boyunca pek çok medeniyete geçiş noktası oluşturduğunu belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:
“Kars’ın Kağızman ilçesi Anadolu’daki en erken kültürleri barındıran önemli bir bölgedir, geçiş noktasıdır. Bildiğimiz üzere Kars Kafkaslar’dan Anadolu’ya geçen en önemli giriş kapılarından bir tanesidir. Araştırmalar neticesinde bölgede birçok kaya resim alanlarını tespit ettik. Bu kaya resimlerinde 100’ün üzerinde figür bulunmaktadır, dağ keçileri, geyik ve benzeri gibi hayvan figürleri yer almaktadır.”
Paleolitik Çağ’dan Kalan Sabırlı İzler
Kaya resimlerinin dönemin insanlarının zihniyet dünyasını, inanç sistemlerini ve doğayla olan ilişkilerini yansıttığını ifade eden uzmanlar, çizim tekniklerine de dikkat çekiyor. Paleolitik Çağ ve sonrasındaki dönemlerle doğrudan ilişkilendirilen bu eserlerin oluşturulmasında büyük bir sabır ve el emeği harcandığı görüldü. Çakmak taşları yardımıyla kayaların pürüzsüz yüzeylerinin kazınarak şekillendirildiği, bu sayede binlerce yıl boyunca silinmeden günümüze ulaştığı kaydedildi.
Türkiye’nin arkeolojik zenginlikleri yalnızca tarihî kaya resimleriyle sınırlı kalmıyor; ülkemiz tarım ve Türkiye Hayvancılıkta Zirvede: AB Ülkelerini Geride Bıraktı başlıklı gelişmelerle de adından söz ettiriyor. Arkeolojik keşiflerin yanı sıra teknoloji dünyasındaki gelişmeler de hız kesmeden devam ederken, yapay zeka alanında yaşanan bazı güvenlik tartışmaları Google Gemini Güvenlik Testinde 3 Şirkete İzinsiz Eşiti! haberleriyle gündeme geliyor.
Doç. Dr. Mustafa Karageçi, binlerce yıl önce yazının bulunmadığı dönemlerde insanların bu çizimler aracılığıyla gelecek nesillere mesaj bıraktığını belirterek, “İnsanlar ‘Biz buradaydık ve burada yaşadık’ mesajını kendi tarihlerini resimlerle kayalara nakşederek ortaya koymuşlardır” diyerek bu eserlerin kültürel belleğimizdeki vazgeçilmez yerini özetledi.



