⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 399
🕐 Son Güncelleme: 19.09.2026 08:10
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturmada, dönemin iki savcısı “suç örgütüne üye olma” suçlamasıyla tutuklandı.
- Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Kozinoğlu’nun eski koğuş arkadaşları Hasan Atilla Uğur ve Hasan Ataman Yıldırım için ev hapsi kararı verildi.
- İstanbul ve Ankara merkezli operasyonların ardından dosyada tutuklu sayısı 6’ya yükselirken, yargı süreci derinleştirilerek devam ediyor.
Türkiye gündemini sarsan ve 2011 yılından bu yana gizemini koruyan eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada kritik bir eşik aşıldı. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı tarafından yürütülen eş zamanlı operasyonlar sonucunda, olayın gerçekleştiği dönemde görev yapan yargı mensupları ve tanıklar mercek altına alındı.
Eski Savcılar İçin Tutuklama Kararı
Soruşturma kapsamında, dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ve yine olay tarihinde cezaevi savcısı olarak görev yapan Necip Doğan, yürütülen soruşturma neticesinde gözaltına alınmıştı. Adliyeye sevk edilen ve FETÖ kapsamında meslekten ihraç edildikleri bilinen her iki isim de, Sulh Ceza Hakimliği tarafından “suç örgütüne üye olma” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Hukuki süreç devam ederken, tıpkı Pentagon’da yaşanan krizler gibi, kamuoyunun yakından takip ettiği bu dosya da geçmişin karanlıkta kalan noktalarını aydınlatmayı hedefliyor. Operasyonlar sadece yargı mensuplarıyla sınırlı kalmadı.
Koğuş Arkadaşlarına Ev Hapsi
Kozinoğlu’nun cezaevindeki koğuş arkadaşları olan emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur ve emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım da soruşturma kapsamında gözaltına alınan isimler arasındaydı. Mahkeme, bu iki isim hakkında ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetti. Soruşturmada toplam tutuklu sayısı böylece 6’ya ulaştı.
Türkiye’nin iç gündemi oldukça yoğun seyrederken, başka bölgelerde yaşanan Rize’deki sel felaketi gibi afetlerin gölgesinde, adalet arayışı hız kesmeden devam ediyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in daha önce yaptığı açıklamalar, 2012 yılında kapatılan dosyanın neden yeniden açıldığını ve delillerin nasıl titizlikle incelendiğini ortaya koymuştu.
Dosya Neden Yeniden Açıldı?
2011 yılında Silivri Cezaevi’nde aniden rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan ve hayatını kaybeden Kaşif Kozinoğlu’nun ölümünün ardından, o dönemde yürütülen incelemelerde takipsizlik kararı verilmişti. Ancak yeni elde edilen bulgular, kamera kayıtları ve tanık ifadelerinin yeniden değerlendirilmesi, soruşturmanın seyrini değiştirdi. Uzmanlar, bu gelişmeleri tıpkı İran’daki casusluk infazları gibi uluslararası yankı uyandırabilecek bir hukuk süreci olarak nitelendiriyor.
Soruşturmanın genişleyerek devam edeceği ve önümüzdeki günlerde yeni gözaltıların yaşanabileceği kulislerde konuşuluyor. Kamuoyu, “Kozinoğlu dosyası” olarak bilinen bu sürecin, Türkiye’nin yakın siyasi tarihine ışık tutup tutmayacağını merakla bekliyor.



