⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 376
🕐 Son Güncelleme: 19.09.2026 09:04
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Ankara’da emlak zengini iş insanı Ramazan Arıkan, 16 Aralık 2025 tarihinde piknik sırasında verilen zehirli içecek sonucu hayatını kaybetti.
- Yapılan soruşturmada, Arıkan’ın halk arasında “dana deviren” olarak bilinen ksilazin etken maddeli ilaçla öldürüldüğü ve ilacın hastane personelinden temin edildiği ortaya çıktı.
- Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 şüpheli hakkında iddianame hazırlarken, cinayeti planladığı öne sürülen 4 sanık için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.
Ankara’da 16 Aralık 2025 tarihinde meydana gelen ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran şüpheli ölüm vakası, aylar süren titiz soruşturmanın ardından bir cinayet dosyasına dönüştü. Yaklaşık 500 milyon lira değerinde mal varlığına sahip olduğu bilinen emlak kralı Ramazan Arıkan‘ın ölümü, basit bir sağlık sorunu gibi görünse de Adli Tıp raporları gerçeği gün yüzüne çıkardı.
Piknikte Başlayan Ölümcül Plan
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye göre, cinayet planı bir aile pikniğinde devreye sokuldu. Arıkan, olay günü oğlu Batuhan, eski eşi Sultan S. ve kendisini kuzeni olarak tanıtan ancak sevgilisi olduğu iddia edilen Mustafa Ü. ile birlikte pikniğe gitti. İddianamede, Arıkan’ın içeceğine, veterinerlikte hayvanları bayıltmak için kullanılan ve halk arasında “dana deviren” olarak bilinen ksilazin etken maddeli ilacın karıştırıldığı belirtildi.
İçeceğin tadındaki acılığı fark eden Arıkan’a, diğer şüphelilerin kendilerinin de aynı içecekten içtiğini göstererek güven verdiği ifade edildi. Bu olay, tıpkı Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında deprem etkisi yaratan olaylar gibi, hukuk dünyasında derin izler bırakan bir dava haline geldi.
İlacın Enjeksiyonu ve Kasten Öldürme Şüphesi
Piknik sonrası rahatsızlanan ve evine gönderilen Arıkan’ın, burada da yalnız bırakılmadığı ortaya çıktı. İddiaya göre, ksilazin etken maddeli ilaç, Arıkan’ın önce kalp bölgesine, ardından kalça bölgesine enjekte edildi. Arıkan’ın avukatı Soner Aslan, ilacın doğrudan kalp bölgesine uygulanmasının, şüphelilerin öldürme kastını açıkça ortaya koyduğunu vurguladı.
Gündemdeki diğer önemli gelişmeler arasında, akaryakıt fiyatlarında son durum gibi vatandaşın cebini yakından ilgilendiren ekonomik veriler de yer alıyor. Ancak Arıkan davası, organize bir suç örgütü yapısını andıran detaylarıyla dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor.
Hastane Personeliyle İş Birliği
Soruşturmayı derinleştiren savcılık, cinayette kullanılan ilacın bir hastanede görevli iki kişiden para karşılığında temin edildiğini tespit etti. Başlangıçta “kalp krizi” olarak değerlendirilen ölüm, Adli Tıp Kurumu’nun detaylı incelemeleriyle cinayete dönüştü. Toplamda 6 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamede, 4 sanık için “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor. Yargı süreci, Türkiye’de miras ve servet odaklı cinayetlerin ne denli profesyonelce kurgulanabildiğini bir kez daha gözler önüne serdi.



