⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 406
🕐 Son Güncelleme: 19.09.2026 13:14
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul’da görülen bir boşanma davasında yerel mahkeme, kadına yoksulluk nafakası bağlanmasına karar vermiş, istinaf bu kararı hukuka uygun bulmuştur.
- Kararı temyiz eden erkeğin itirazını değerlendiren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadının emekli ve düzenli gelirinin bulunduğunu, tarafların gelir düzeylerinin denk olduğunu saptamıştır.
- Yüksek mahkeme, benzer gelir durumuna sahip eşler arasında yoksulluk nafakası koşullarının oluşmadığına hükmederek nafaka kararını bozmuştur.
Türkiye’de milyonlarca boşanma davasını ve nafaka tartışmalarını doğrudan etkileyecek emsal niteliğinde bir yüksek yargı kararına imza atıldı. İstanbul, Türkiye genelinde büyük yankı uyandıran olayda, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi gelir düzeyi eşit olan eşler arasındaki nafaka uyuşmazlığına son noktayı koydu. Gündemi sarsan bu hukuki gelişme, nafaka hukukunda yeni bir dönemin kapılarını araladı.
Hukuk camiasında geniş tartışmalara yol açan süreç, İstanbul’da yaşayan bir çiftin karşılıklı açtığı boşanma davasıyla başladı. Yerel mahkeme sıfatıyla dosyayı inceleyen Bakırköy 13. Aile Mahkemesi, evlilik birliğinin temelden sarsıldığı gerekçesiyle çiftin boşanmasına karar verirken, davacı kadına da yoksulluk nafakası bağlanmasına hükmetti. Yerel mahkemenin bu kararı, istinaf aşamasından da geçerek kesinleşme sürecine girmişti.
Eşit Gelir Düzeyi İstinafı Aştı, Yargıtay’a Taşındı
İstinaf mahkemesinin kararı onamasının ardından boşanılan koca, kararı temyiz ederek dosyayı Yargıtay’a taşıdı. Dosya üzerinde inceleme yapan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, tarafların boşanmasına ilişkin hükmü onarken, kadına bağlanan yoksulluk nafakası yönünden ise yerel mahkeme kararını bozdu. Yüksek mahkemenin bu hamlesi, ülke genelindeki benzer dosyalar için güçlü bir emsal teşkil etti.
Gelişmelerin yanı sıra, ülkede ve dünyada yaşanan diğer önemli sosyal olaylar da yakından takip ediliyor. Örneğin, toplumsal yaşamı doğrudan ilgilendiren 50 Akıllı Şehir Uygulaması Hayata Geçiyor! 5 Yıllık Plan Hazır başlıklı gelişme, geleceğin şehir yaşamına dair önemli ipuçları sunarken, gündemin bir diğer sıcak maddesi olan Narin Güran’ın Babasından Ankara’ya Adalet Yürüyüşü Başlatıldı haberi de toplumsal vicdanı derinden sarsmaya devam ediyor.
Yargıtay’dan “Yoksulluk Nafakası” İçin Kritik Kriter
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin gerekçeli kararında, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesine atıfta bulunuldu. Kararda, davacı kadının emekli olduğu, düzenli ve sabit bir gelirinin bulunduğu açıkça vurgulandı. Tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının birbirlerine yakın veya denk olduğunu tespit eden yüksek mahkeme, şu ifadelere yer verdi:
“Bu durum karşısında, davacı kadın yararına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde düzenlenen yoksulluk nafakası koşulları oluşmamıştır. Davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.”
Bu karar doğrultusunda, boşanma davalarında tarafların ekonomik güçlerinin birbirine denk olması durumunda yoksulluk nafakası talep edilemeyeceği kuralı bir kez daha teyit edilmiş oldu. Uzmanlar, bu kararın bundan sonraki boşanma davalarında hâkimlerin takdir hakkını ve nafaka hükümlerini doğrudan etkileyeceğini öngörüyor.



