⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 468
🕐 Son Güncelleme: 19.09.2026 11:38
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul’da görülen bir boşanma davasında yerel mahkeme, kadına yoksulluk nafakası bağlanmasına hükmetmiş, bu karar istinaf mahkemesince de uygun bulunmuştu.
- Kararı temyiz eden erkeğin itirazını değerlendiren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadının düzenli emekli gelirinin olduğunu ve tarafların gelir düzeylerinin denk olduğunu vurguladı.
- Yüksek mahkeme, her iki tarafın gelirinin eşit olması nedeniyle Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki yoksulluk nafakası koşullarının oluşmadığına hükmederek nafaka kararını bozdu.
Türkiye’de milyonlarca boşanma davasını ve nafaka yükümlüsünü yakından ilgilendiren çok kritik bir yargı kararına imza atıldı. İstanbul‘da görülen bir çekişmeli boşanma davasında, yerel mahkemenin verdiği yoksulluk nafakası hükmü Yargıtay tarafından bozuldu. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, tarafların ekonomik durumlarının birbirine denk olduğu durumlarda yoksulluk nafakası şartlarının oluşmadığına dikkat çekti.
Gündemi sarsan bu hukuki gelişme, adalet sisteminde nafaka kriterlerinin yeniden tartışılmasına yol açarken, ülkede benzer hukuki süreçlerden geçen binlerce vatandaşı da yakından ilgilendiriyor. Toplumsal gündemin yanı sıra ekonomi ve hukuk alanındaki gelişmeler de yakından takip edilirken, uzmanlar bu kararın sonraki davalar için güçlü bir emsal teşkil edeceğini belirtiyor. Benzer şekilde Türkiye’den refahı artıracak hamle: 3 yıllık yol haritası belli oldu başlığıyla duyurulan ekonomik adımlar da vatandaşların refah düzeyini ve hukuki haklarını korumaya yönelik stratejik planlamaları beraberinde getiriyor.
Bakırköy 13. Aile Mahkemesi Kararı Onadı, İstinaf Hukuka Uygun Buldu
Olay, İstanbul’da yaşayan bir çiftin karşılıklı açtıkları boşanma davalarıyla başladı. Yerel mahkeme sıfatıyla dosyayı inceleyen Bakırköy 13. Aile Mahkemesi, tarafların evlilik birliğinin temelden sarsıldığına hükmederek boşanmalarına karar verdi. Mahkeme ayrıca, dava sürecinde talepte bulunan kadına yoksulluk nafakası bağlanmasını kararlaştırdı.
Erkek tarafının bu karara itiraz etmesi üzerine dosya istinaf mahkemesine taşındı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını hukuka uygun bularak istinaf başvurusunu reddetti. Bunun üzerine dosya, temyiz incelemesi için Yargıtay’a gönderildi.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nden Emsal “Eşit Gelir” Gerekçesi
Temyiz incelemesini tamamlayan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, tarafların boşanmalarına ilişkin yerel mahkeme hükmünü onarken, kadına bağlanan yoksulluk nafakası yönünden ise kararı bozdu.
Dairenin gerekçeli kararında, davacı kadının emekli olduğu, düzenli ve sabit bir gelirinin bulunduğu açıkça vurgulandı. Ayrıca, tarafların gelir durumlarının birbirine yakın ve denk olduğu tespitine yer verildi. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan yoksulluk nafakası şartlarının bu somut olayda gerçekleşmediğine dikkat çekilen kararda şu ifadelere yer verildi:
“Bu durum karşısında, davacı kadın yararına yoksulluk nafakası koşulları oluşmamıştır. Davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.”
Hukuk Dünyasında Yeni Bir Dönem Başlıyor
Yargıtay’ın bu kararı, bundan sonraki boşanma davalarında “eşit gelir” veya “yakın gelir” sahibi eşler arasında nafaka taleplerinin değerlendirilmesinde milat niteliği taşıyor. Hukukçular, nafakanın temel amacının yoksulluğa düşen tarafa sosyal devlet ilkesi çerçevesinde destek olmak olduğunu, ancak her iki tarafın da ekonomik bağımsızlığının ve düzenli gelirinin bulunması durumunda bu dengenin bozulmaması gerektiğinin altını çiziyor. Gelişen ekonomik koşullar ve yargı reformları çerçevesinde atılan bu adımlar, Savunma sanayiinde yerlilik oranı yüzde 83’e yükseldi! gibi stratejik gelişmelerle birlikte ülkenin genel kalkınma ve adalet vizyonunun yapı taşlarını oluşturuyor.



