⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 381
🕐 Son Güncelleme: 19.09.2026 10:22
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul’da görülen bir boşanma davasında, Yargıtay, tarafların gelir düzeylerinin birbirine yakın olması nedeniyle kadına bağlanan yoksulluk nafakasını iptal etti.
- Mahkeme, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175’inci maddesindeki “yoksulluğa düşme” şartının oluşmadığına hükmederek yerel mahkemenin kararını bozdu.
- Bu karar, Anayasa Mahkemesi’nin süresiz nafaka düzenlemesini iptal etmesinin ardından nafaka hukuku alanında emsal niteliği taşıyan önemli bir gelişme olarak kaydedildi.
Türkiye’de boşanma hukuku ve nafaka düzenlemeleri, yeni emsal kararlarla şekillenmeye devam ediyor. İstanbul’da yaşayan bir çiftin boşanma davasında, Yargıtay 2’nci Hukuk Dairesi tarafından verilen karar, nafaka sisteminde “gelir denkliği” kriterini bir kez daha gündemin merkezine taşıdı. Yerel mahkeme tarafından hükmedilen yoksulluk nafakası, üst mahkeme tarafından “hukuka aykırı” bulunarak bozuldu.
Yargıtay’ın “Gelir Denkliği” Vurgusu
Bakırköy 13’üncü Aile Mahkemesi’nde görülen davada, “evlilik birliğinin temelden sarsılması” gerekçesiyle boşanma gerçekleşmiş ve kadına yoksulluk nafakası bağlanmıştı. Ancak Yargıtay, dosya üzerinde yaptığı incelemede dikkat çeken bir tespitte bulundu. Davacı kadının emekli olması ve düzenli bir gelire sahip olması, kararın bozulmasında temel gerekçe oluşturdu.
Yargıtay 2’nci Hukuk Dairesi, tarafların mali durumlarının birbirine yakın veya denk olduğunu belirterek, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175’inci maddesinde yer alan yoksulluk nafakası şartlarının gerçekleşmediğini ifade etti. Bu karar, nafaka ödemelerinde “yoksulluğa düşme” kriterinin ne kadar belirleyici olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Nafaka Düzenlemesinde Yeni Dönem
Hukuk dünyasında bu tartışmalar sürerken, Türkiye’nin teknolojik ve toplumsal gündeminde de hızlı değişimler yaşanıyor. Örneğin, 81 ilde akıllı şehir dönemi ile dijital altyapı güçlendirilirken, yargı süreçlerinin de bu modernleşmeye paralel olarak daha adil ve güncel kriterlerle işlemesi bekleniyor. Öte yandan, Gemini yapay zeka sistemlerinde yaşanan güvenlik ihlalleri gibi teknolojik riskler, hukuk sisteminin sadece aile hukukunu değil, siber dünyayı da kapsayan geniş bir yelpazede evrilmesi gerektiğini gösteriyor.
Anayasa Mahkemesi’nin İptal Kararı ve Gelecek
Haziran 2026’da Anayasa Mahkemesi, süresiz yoksulluk nafakasına ilişkin düzenlemeyi iptal etmişti. Bu karar, nafaka sisteminde köklü bir değişikliğin habercisi oldu. Adalet Bakanı Akın Gürlek, bu iptal kararı doğrultusunda yeni bir düzenlemenin Ekim ayı içerisinde hayata geçirileceğini duyurdu. Hukukçular, Yargıtay’ın bu son kararının, yeni düzenleme öncesi “yoksulluk” tanımının daraltılması yönünde bir sinyal olabileceğini değerlendiriyor.
Sonuç olarak, nafaka sadece bir ödeme yükümlülüğü değil, eşlerin boşanma sonrası ekonomik bağımsızlıklarını koruma dengesi olarak görülmeye başlandı. Yargıtay’ın bu emsal kararı, gelir düzeyi benzer olan taraflar arasında nafaka yükümlülüğünün artık çok daha zorunlu hallerde (yoksulluk riski durumunda) uygulanacağını ortaya koyuyor.



