Gündem

Bir Zamanlar 70 Dükkân Vardı: Bartın’da 100 Yıllık Mesleğin Son Ustası

Bartın'da 70 demirci dükkanının bulunduğu sokakta artık sadece Halil Ak kaldı. 100 yıllık aile mirasını tek başına yaşatan ustanın hüzünlü hikayesi.

OKUMA AYARLARI
Bir Zamanlar 70 Dükkân Vardı: Bartın’da 100 Yıllık Mesleğin Son Ustası
Bir Zamanlar 70 Dükkân Vardı: Bartın’da 100 Yıllık Mesleğin Son Ustası
📍 Konum: Bartın, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 399
🕐 Son Güncelleme: 20.09.2026 08:11

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Bartın’ın tarihi Demirciler Sokağı’nda, geçmişte 70 olan dükkan sayısı günümüzde sadece bire düştü.
  • 4. kuşak demirci ustası Halil Ak, dedesinden miras kalan 100 yıllık mesleği 32 yıldır tek başına sürdürüyor.
  • Yeni neslin ağır ve zahmetli olması nedeniyle tercih etmediği meslek, çırak bulunamaması sebebiyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

Türkiye’nin kültürel mirası olan geleneksel el sanatları, modern çağın getirdiği seri üretim ve teknolojik değişimler karşısında birer birer tarihe karışıyor. Bartın kent merkezinde bulunan ve bir zamanlar çekiç seslerinin yankılandığı tarihi Demirciler Sokağı, bu değişimin en somut örneklerinden birine ev sahipliği yapıyor. Geçmişte 70 farklı demirci esnafının ekmek yediği bu sokakta, bugün sadece 56 yaşındaki Halil Ak’ın dükkânı ayakta kalabildi.

100 Yıllık Bir Aile Mirası

Dedesinin babasından devraldığı mesleği, 4. kuşak temsilcisi olarak sürdüren Halil Ak, 32 yıldır 30 metrekarelik dükkanında ateşin karşısında ter döküyor. Babası Ahmet ve amcası Mehmet Ak’ın yanında çırak olarak başladığı bu zorlu zanaatı, bugün hiçbir yardım almadan tek başına icra ediyor. Ak’ın dükkanında kazma, orak, saban demiri, balta ve mutfak bıçakları gibi el emeği ürünler üretilirken, eski tarım aletleri de onarılarak yeniden ekonomiye kazandırılıyor.

Zanaatkarın En Büyük Çıkmazı: Çırak Bulamamak

Mesleğin son temsilcisi Halil Ak, gençlerin geleneksel zanaatlara olan ilgisizliğinden yakınıyor. Ak, “Bu sokakta eskiden 70 tane demirci dükkanı varmış ama şimdi sadece ben kaldım. Yeni nesil; işin kirli, yorucu ve çalışma süresinin uzun olması nedeniyle bu mesleği tercih etmiyor” sözleriyle sektördeki iş gücü açığına dikkat çekiyor. Tıpkı iş dünyasındaki diğer dönüşümler gibi, 2026-2027 İŞKUR Gençlik Programı gibi projelerin bile gençleri bu tür ağır el sanatlarına yönlendirmede yetersiz kaldığı gözlemleniyor.

Teknolojinin gelişmesi ve Çin’den gelen ucuz seri üretim ürünlerin piyasayı doldurması, el emeğiyle üretilen demir eşyaların değerini düşürürken, ustaların da ayakta kalmasını zorlaştırıyor. Günümüzde zanaatkarların yaşadığı bu sıkıntılar, aslında toplumsal bir dönüşümün habercisi. Tıpkı güncel olayların hızla değiştiği gibi, örneğin Galatasaray’da Victor Osimhen Kararı: Milli Takımdan Çıkarıldı! gibi gündem başlıkları nasıl dikkat çekiyorsa, yerel zanaatların yok oluşu da bir o kadar üzerinde durulması gereken bir konu haline geldi.

Zanaatkarlıkta Teknolojik Meydan Okuma

Halil Ak, “Emek harcayarak demir döven kimse kalmadı. Biz elimizden geldiğince bu kültürü yaşatmaya çalışıyoruz ancak çırak bulamadığımız için bizden sonra bu meslek tamamen bitecek” ifadelerini kullanıyor. 100 yıllık bir geleneğin, sadece bir kişinin omuzlarında durması, Bartın’ın tarihi dokusunun korunması açısından büyük bir risk oluşturuyor. Yerel yönetimlerin ve kültür müdürlüklerinin bu tür “yaşayan insan hazineleri” için daha fazla teşvik edici adım atması bekleniyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir