⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 403
🕐 Son Güncelleme: 20.09.2026 08:56
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Fenerbahçe’nin Roma ile oynadığı Şampiyonlar Ligi mücadelesinde sergilenen “Frankenstein” temalı koreografi, 20 yaşındaki grafik tasarım öğrencisi Melek Çimer tarafından tasarlandı.
- Tasarımın fikir aşaması iki yıl önceye dayanırken, hazırlık süreci Lyon deplasmanı sonrası başladı ve maç sabahına kadar süren kolektif bir taraftar çalışmasıyla tamamlandı.
- Dijital baskı veya yapay zeka desteği kullanılmayan devasa çalışma, tamamen taraftarın el emeği ve göz nuruyla ortaya çıkarıldı.
İstanbul’un kalbi Kadıköy, geçtiğimiz günlerde Şampiyonlar Ligi atmosferine yakışır bir görsel şölene sahne oldu. Fenerbahçe’nin Roma ile oynadığı kritik maçta tribünlerde açılan Frankenstein koreografisi, sadece Türkiye’de değil, uluslararası arenada da büyük ses getirdi. Peki, stadyumdaki binlerce kişinin hayranlıkla izlediği bu devasa çalışmanın perde arkasında neler yaşandı?
20 Yaşındaki Genç Yeteneğin Eseri
Koreografinin görsel tasarımını üstlenen isim, tribünlerde “Losip” mahlasıyla tanınan 20 yaşındaki grafik tasarım öğrencisi Melek Çimer. Yaklaşık 10 yıldır dijital çizimle uğraşan ve fanatik bir Fenerbahçe taraftarı olan Çimer, kulübü için yaptığı bu çalışmalarla tribün kültürüne yeni bir soluk getiriyor. Daha önce Fenerbahçe Beko için hazırlanan “Back to the Future” temalı tifo ve Galatasaray derbisindeki Lefter temalı çalışmalarda da imzası bulunan Çimer, bu süreci “kulübe olan bağlılığın bir yansıması” olarak tanımlıyor.
Spor dünyasında yaşanan diğer sıcak gelişmeleri merak ediyorsanız, Galatasaray’da Victor Osimhen şoku hakkındaki güncel gelişmelere göz atabilirsiniz. Ayrıca, farklı branşlardaki rekabetler de hız kesmeden devam ediyor; özellikle Batman Petrolspor-Bursaspor maçı sonrası yaşanan gerginlikler spor kamuoyunun gündeminde.
İki Yıllık Bir Fikrin Fiziksel Yansıması
Frankenstein teması, aslında ani bir kararın değil, iki yıl önce Burak Hamzalı tarafından ortaya atılan bir vizyonun ürünü. Fenerbahçe’nin 18 yıl aradan sonra Şampiyonlar Ligi’ne dönmesiyle birlikte bu fikir yeniden masaya yatırıldı. Hazırlık sürecinin Lyon deplasmanı dönüşünde başladığını belirten Çimer, Beşiktaş maçı sonrasında ise yoğun bir fiziksel çalışma dönemine girildiğini ifade etti.
Çalışmanın en dikkat çekici yanlarından biri ise yapay zeka veya dijital baskı teknolojilerinin kullanılmamış olması. Tamamen el emeğiyle hazırlanan ve maç sabahına kadar süren hummalı bir çalışma neticesinde ortaya çıkan bu görsel, taraftarların “imece” ruhunun modern bir tezahürü olarak kabul ediliyor. Tıpkı toplumun farklı kesimlerinde görülen yardımlaşma örnekleri gibi; örneğin Kahramanmaraş’ta kışlık yufka ekmeği mesaisi başlatan vatandaşlarımızın dayanışması, Fenerbahçe tribünlerinin bu kolektif başarısıyla benzer bir tutkuyu paylaşıyor.
Koreografi, sadece bir görsel değil, aynı zamanda kulübün Avrupa’daki yeni kimliğini ve “yeniden doğuşunu” simgeleyen bir mesaj niteliği taşıyor. Melek Çimer ve beraberindeki taraftar grubu, bu çalışmayla tribün sanatının dijital çağda bile insani dokunuşla nasıl devleşebileceğini kanıtlamış oldu.



