Gündem

Halı Sahada Kalp Krizi Ölümüne Yargıtay’dan Kritik Emsal Karar

Şirket turnuvasında kalp krizi geçirerek vefat eden işçi davasında Yargıtay'dan emsal karar. İş kazası tazminatlarında kusur oranları yeniden belirlenecek.

OKUMA AYARLARI
Halı Sahada Kalp Krizi Ölümüne Yargıtay'dan Kritik Emsal Karar
Halı Sahada Kalp Krizi Ölümüne Yargıtay'dan Kritik Emsal Karar
📍 Konum: Ankara, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 398
🕐 Son Güncelleme: 20.09.2026 08:36

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Şirketin düzenlediği futbol turnuvasına katılan bir çalışan, kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti ve olay SGK tarafından iş kazası olarak tescil edildi.
  • Yerel mahkeme, bilirkişi raporuna dayanarak işvereni kusurlu bulup tazminata hükmetti; ancak Yargıtay, “bünyesel faktörlerin” eksik değerlendirildiğini belirterek kararı bozdu.
  • Yargıtay’ın bu kararı, iş yeri etkinliklerinde meydana gelen sağlık sorunlarında tazminat hesaplamaları ve kusur dağılımı için yeni bir hukuki standart getiriyor.

Türkiye genelinde şirketlerin sosyal faaliyetleri kapsamında düzenlenen spor etkinlikleri, hukuki bir tartışmanın merkezine oturdu. Özellikle son yıllarda sıkça karşılaşılan halı sahada kalp krizi vakaları, iş hukuku açısından önemli bir emsal karara konu oldu. Şirket bünyesinde düzenlenen bir futbol turnuvası sırasında fenalaşan ve hastanede hayatını kaybeden bir işçinin yakınları tarafından açılan tazminat davası, Yargıtay’ın müdahalesiyle yeni bir sürece girdi.

İş Kazası mı, Bünyesel Bir Durum mu?

Olay, bir çalışanın işvereni tarafından organize edilen spor müsabakasında aniden kalp krizi geçirmesiyle başladı. Hastaneye kaldırılan ancak tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan işçinin vefatı, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından iş kazası olarak kayıtlara geçirildi. Aile, müsabaka esnasında gerekli sağlık tedbirlerinin (ilk yardım ekibi, ambulans) alınmadığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat davası açtı.

Yerel mahkeme, bilirkişi heyetinin raporuna dayanarak işvereni %60 oranında kusurlu buldu. Ancak Yargıtay, yerel mahkemenin kararını “kusur belirlemede yasaya aykırılık” gerekçesiyle bozdu. Yargıtay, özellikle kişinin mevcut sağlık durumunun (bünyesel faktörler) göz ardı edilmesinin hatalı olduğunu vurguladı.

Yargıtay’ın “Bünyesel Faktör” Vurgusu

Yüksek mahkeme tarafından verilen kararda, kalp krizi gibi vakalarda işçinin genetik yatkınlığı veya kronik rahatsızlıkları gibi bünyesel faktörlerin, işverenin kusur oranına doğrudan eklenemeyeceği belirtildi. Yapay zeka teknolojilerinin hukuk sistemine entegrasyonu tartışılırken, bu tür insan odaklı yargı kararları, adil tazminat dağılımı için hayati önem taşıyor. Öte yandan, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması gibi yargının üzerindeki iş yükü artarken, bu tür emsal kararların alt mahkemeler için rehber niteliği taşıyacağı öngörülüyor.

Kusur Dağılımında Yeni Standart

Yargıtay, yüzde 20 oranındaki “kaçınılmazlık” faktörünün doğrudan işveren kusuruna eklenmesinin hukuki hata olduğunu ifade etti. Bu karar, bundan sonraki süreçte benzer davalarda bilirkişi raporlarının çok daha detaylı hazırlanması gerektiğini gösteriyor. Çatalca’da gerçekleşen tarihi eser operasyonu gibi kamuoyunu meşgul eden diğer adli vakalarda olduğu gibi, bu davada da adaletin tecellisi için delillerin eksiksiz değerlendirilmesi şart.

Sonuç olarak, işverenlerin düzenlediği sosyal aktivitelerde yaşanabilecek sağlık sorunları, artık çok daha katı bir denetim mekanizmasına tabi tutulacak. Yargıtay’ın bu kararı, hem işverenlerin güvenlik önlemlerini artırması hem de mahkemelerin tazminat hesaplamalarında daha hassas davranması gerektiğini ortaya koyuyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir