⏱️ Okuma Süresi: 3 dk
📝 Kelime: 596
🕐 Son Güncelleme: 20.09.2026 07:03
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun iktidardaki Likud Partisi, 27 Ekim seçimleri öncesinde yurt dışında yaşayan vatandaşların oy kullanmak için ülkeye dönmesini engellemek üzere hukuki girişim başlattı.
- Likud, gurbetçi seçmenlerin ülkeye gelişini kolaylaştıran “Fly & Vote” (Uç ve Oy Ver) organizasyonunu “yasa dışı ve dış kaynaklı manipülasyon” olarak niteleyerek Merkez Seçim Komitesi’ne şikayette bulundu.
- Seçim kanunları gereği elçiliklerde oy kullanamayan yaklaşık 50 bin gurbetçi seçmenin ülkeye dönmesi beklenirken, bu oyların başa baş geçen seçim sonuçlarını doğrudan etkileyeceği belirtiliyor.
İsrail’de 27 Ekim tarihinde gerçekleşecek olan kritik genel seçimler öncesinde siyasi arena adeta alev aldı. Mevcut Başbakan Binyamin Netanyahu’nun liderliğini yürüttüğü iktidar partisi Likud, seçim sonuçlarını doğrudan etkileme potansiyeline sahip olan yurt dışındaki seçmenlerin ülkeye girişini engellemek amacıyla harekete geçti. Yurt dışında yaşayan on binlerce İsrail vatandaşı sandık başına gidebilmek için dönüş uçuşlarını planlarken, iktidar partisinin bu adımı ülkede büyük bir hukuki ve siyasi tartışmanın fitilini ateşledi.
Likud’dan Merkez Seçim Komitesi’ne Şikayet Dilekçesi
Likud Partisi, İsrail Merkez Seçim Komitesi’ne resmi bir başvuruda bulunarak, yurt dışında ikamet eden İsrail vatandaşlarının seçim günü ülkelerine dönmelerine lojistik destek sağlayan “Fly & Vote” (Uç ve Oy Ver) girişiminin faaliyetlerinin derhal durdurulmasını talep etti. Parti yetkilileri verdikleri dilekçede, söz konusu organizasyonu “yasadışı ve yabancı kaynaklı bir operasyon” olarak tanımladı. Likud, bu tür kitlesel organizasyonların “seçimlerin güvenilirliğine ve şeffaflığına telafisi imkansız zararlar verebileceğini” iddia ediyor.
“Fly & Vote” Organizasyonu İddiaları Reddediyor
Amerika-İsrail Demokrasi Koalisyonu bünyesinde 2023 yılında kurulan “Fly & Vote” platformu ise hakkındaki suçlamaları kesin bir dille reddediyor. Amacını “İsrail’in demokratik temellerini ve katılımı güçlendirmek” olarak açıklayan grup, doğrudan kimsenin bilet ücretini karşılamadıklarını vurguluyor. Platform; ticari hava yolu şirketleriyle grup indirimi müzakereleri yürütmek, uygun rota takibi yapmak ve yolculara lojistik rehberlik sunmakla sınırlandırılmış bir hizmet sunduğunu belirtiyor.
Açıklanan son verilere göre platforma şimdiden 35 binden fazla kişi kayıt yaptırmış durumda. Yapılan iç anketler ve uçuş rezervasyonları, 50 bini aşkın İsrail vatandaşının 27 Ekim günü oy kullanmak üzere ülkeye uçmayı planladığını gösteriyor. Ancak Likud, bu yapının Amerikan bağışlarını muhalefetteki Demokratlar Partisi ve hükümet karşıtı protesto gruplarına aktarmak amacıyla kurulduğunu öne sürmeye devam ediyor.
Yurt Dışı Oyları Neden Bu Kadar Kritik?
İsrail seçim mevzuatı, dünyadaki birçok demokratik ülkenin aksine yurt dışındaki vatandaşlara elçilik veya konsolosluklarda oy kullanma imkanı tanımıyor. Sadece resmi diplomatik misyon çalışanları ve devlet görevlileri yurt dışındayken sandık başına gidebiliyor. Bu durum, oy kullanmak isteyen sıradan vatandaşların seçim günü fiziki olarak İsrail topraklarında bulunmasını zorunlu kılıyor.
Siyasi uzmanlar, kamuoyu araştırmalarında iktidar ve muhalefet bloklarının başa baş göründüğünü, bu nedenle yurt dışından gelecek 50 bin civarındaki oyun nihai hükümet kurma denkleminde kilit bir rol oynayacağını ifade ediyor. Siyasi belirsizliklerin tırmandığı dönemde, Orta Doğu genelindeki askeri krizler ve bölgesel riskler de seçmenin sandık başındaki tercihini doğrudan etkiliyor. Hatırlanacağı üzere, bölgedeki tırmanış neticesinde ABD’den Orta Doğu’da Kırmızı Alarm! 4 Büyükelçilikten Şok Uyarı kararlarının geldiği gergin bir atmosferde seçime gidiliyor.
Bölgesel Güvenlik ve Dış Politika Seçimlerin Odak Noktasında
Seçim sonuçları sadece iç politikayı değil, Tel Aviv’in bölgesel aktörlerle olan ilişkilerini ve stratejik hamlelerini de baştan şekillendirecek. İsrail’in yeni dönemde izleyeceği güvenlik konsepti, bölgedeki diğer güçlerin hamleleriyle yakından bağlantılı. Nitekim kriz alanlarında yaşanan gelişmeler ve İran’dan ABD’ye 3 şartlı mesaj gibi diplomatik temaslar, sandıktan çıkacak kararın tüm Orta Doğu dengeleri açısından ne kadar kritik olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
Ayrıca komşu coğrafyalardaki askeri ve ekonomik gelişmeler de yeni kurulacak hükümetin masasında olacak. Deniz güvenliği ve enerji hatları konusundaki yeni ortaklıklar, örneğin Pakistan ve İran’dan Kritik Hamle: Enerji ve Gemi Güvenliği Masada! başlığıyla gündeme gelen ittifaklar, İsrail’in seçim sonrası dış politika önceliklerini belirlemesinde önemli faktörler arasında yer alacak.



